23 Nisan 1937’de yayınlanan şu tehditkâr tamim ise modernleşmenin emirlerle gerçekleştirilmesinin imkânsızlığını adeta ilan ediyordu:
“Medenî vasıflarla donatılmış bir milletin kadınlarında görülmesi asla yakışık almayan peçe ve çarşaflara ötede beride ara sıra rastlanılmaktadır (…) Türk medenî rejimi ise asla bu gibi çirkin ve alelacayip kıyafetlere taraftar değildir. Her vatandaş şunu iyice bilmelidir ki inkılaba, rejime uymayanlar, gericiliğe eğilimli ve bu çirkin arzu ve eğilim ile sakatlanmış kabul edileceklerdir. Medenî haklarını çok iyi kullanan erkeklerin, eşlerinin medenî hakkını da teslim etmeleri ve ona uymaya mecbur etmeleri, kendileri için millî ve kanunî bir vazife ve borçtur!…”
Fransız siyaset ve fikir adamı Eduard Herriot hatıralarında, Atatürk ile yaptığı bir mülakatta kadınlara peçelerini nasıl attırdığını sorduğunda, “Bu hususta tarafımızdan hiçbir zorlama yapılmış değildir; biz yalnız yüzlerini açacak hanımları koruyacağımızı ilan ettik, iş kendiliğinden yürüdü” şeklinde bir cevap aldığını yazıyordu. Anlaşılan ‘zorlama’ deyince ‘Ebedi Şefin aklına gelen bizimki ile aynı değildi… Sf. 206, 207
Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 206, 207) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın