Bu durum karşısında, Osmanlı döneminden beri kadın hakları konusunda mücadele veren öğretmen ve yazar Nezihe Muhiddin önderliğindeki bir avuç kadın elbette yılmadı ve Mustafa Kemal’in kurduğu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kadınlar kolunu oluşturmak amacıyla başvuruda bulundu. Cevap alamayınca, daha cüretkâr bir adım attılar: 15 Haziran 1923’te Kadınlar Halk Fırkası (KHF) adıyla bir partinin kuruluş beyannamesini İçişleri Bakanlığı’na sundular. Olay basında “Kadınlar mebus olmak istiyor”, “Tek gayeleri mebus olmak” şeklinde yer aldı.
İçişleri Bakanlığı’nın tam sekiz ay süren sessizlik döneminden sonra, hükümet, “kadınların seçme ve seçilme hakkı olmadığı” için KHF’nin kuruluşuna izin vermediğini tebliğ etti. Sf. 209
KHF kurucuları partinin başına rejimin önemli adamlarından Ali Fethi Bey’i getirerek tekrar başvurdularsa da, Ankara’nın (bunu Mustafa Kemal diye okumak gerekir herhalde) cevabı yine “hayır” oldu. Nezihe Muhiddin ve arkadaşları yine yılmadı; ‘taşkın’ maddeleri değiştirerek 7 Şubat 1924’te Kadın Birliği adlı örgütü kurdu. Nizamnamenin 3. Maddesi’nde “Birliğin siyasetle alakası yoktur” denmesine bakılırsa, bir önceki tecrübeden fazlasıyla ders alınmıştı.
1926’da TKB, CHF’ye üye olmak için başvuruda bulundu. Cevap “kadınların hayır işleri ile uğraşmasının daha doğru olacağı” yolundaydı. Sf. 210
Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 209, 210) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın