1933 yılında Fransa ve ABD ile ciddi bir siyasi kriz patlak vermişti. Krizin nedeni, Prag doğumlu Yahudi entelektüeli Franz Werfel’in (1890-1945) orijinal adıyla Die Vierzig Tage des Musa Dagh (Musa Dağ’da Kırk Gün) adlı romanının filme çekilmesi ihtimaliydi. Romanda, İttihat ve Terakki yönetiminin ‘devlete ihanet’le suçladığı Ermeni tebaasını Suriye’nin Der Zor çöllerine tehciri sırasında, Antakya yakınlarındaki Musa Dağ’a sığınan yedi Ermeni köyünün yaklaşık beş bin kişilik ahalisinin, kırk gün boyunca Osmanlı güçlerine karşı direnişi anlatılıyordu. Sf. 237
Son darbeyi 1936’da Türkiye’nin ricası üzerine Fransa vurdu. O sırada Britanya ile birlikte, Hitler-Mussolini hattına karşı Türkiye’yi yanına çekmeye çalışan Fransa, eğer film çekilirse tüm MGM filmlerine yasak koyacağı tehdidini savurdu. Bunun üzerine MGM’nin Başkanı J. Robert Rubin havluyu attı ve “Musa Dağ’da 40 Gün’ün filmcilik açısından muhteşem olanaklar sağlamasına rağmen” bir başka stüdyo tarafından çekilmesine razı olacağını açıkladı. Ardından şirketin diğer yöneticilerinin açıklamaları geldi. Böylece hem sinema dünyasının devlerinden MGM, hem de ABD’nin ünlü özgürlükler ilkesi, T.C. Devleti tarafından yenilgiye uğratılmış oldu. Sf. 241
Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 237 ile 241 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın