Atatürk, 18 Kasım tarihli Tan gazetesinin ifadesine göre “mini mini mektep çocuklarının önünde durarak, bunlarla ayrı ayrı konuşmuş ve içlerinden bazılarının yüzünde sivrisinek ısırmasından hâsıl olan çıban hakkında kaza doktorundan izahat alarak, bunun sebebi ve tedavisi üzerinde esaslı tetkikat yapılmasını” emretmişti. Pertek’ten “coşkun uğurlama tezahürleri arasında ayrılan” Atatürk ve yanındakiler, saat 17’de Elâziz’e varmışlardı. Sf. 287,288
Bu anlatımlar doğruysa 14 Kasım öğleden sonrası ile 15 Kasım sabahı arasında Atatürk ve arkadaşları neredeydi? Serhat Halise göre, Atatürk o geceyi Elazığ’da Merkez İstasyonunda bekleyen treninde geçirmiş ve idam cezasının infazını bekleyen Seyit Rıza ile görüşmüştü. Sf. 289
İlk idam ile son idam arasında yaklaşık bir saat vardı. Bu bir saatlik yolculuk, muhtemelen Atatürk’ün kendisini beklediği istasyona yapılmıştı ve ziyaretin hüsranla bitmesinden sonra, Seyit Rıza, idamından önce söylediği iddia edilen şu sözleri büyük ihtimalle bu görüşmeden çıkarken sarf etmişti:
“Ben sizin hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu, ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun!” Sf. 290
Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 287 ile 290 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın