Nakil ve tehcir sırasında meydana gelen vakaların sebebine gelince:
Bunu yukarda açıkladığım Kürt ve Türk unsurlarıyla Ermeni unsuru arasında altmış – yetmiş seneden beri devam edegelen düşmanlık hissine atfetmek zaruridir. Asırlardan beri bir arada yaşayan bu üç milleti yekdiğerine can düşmanı yapan Moskof siyasetinin Allah belasını versin.
1915 tehciri esnasında yapıldığını duyduğum cinayetler cidden nefrete şayandır. Fakat Ermeniler’in ihtilal esnasında Türk ve Kürtler aleyhinde yaptıkları cinayetler de alçaklık ve fecaatte bunlardan aşağı değildir. Bütün bu cinayetlerin sebebi her ne olursa olsun, bunların men’ine çalışılması icap ederdi. Hükümet, Ermeni cinayetlerinden Türk ve Kürt ahaliyi ve Osmanlı ordusuyla Osmanlı siyasi mevcudiyetini korumak için tehciri acil ve müessir bir çare gibi telakki etti. Fakat bunun neticesinde Kürt ve Türk cinayetlerine sebepler hazırladı. Acaba bunun başka çaresi yok muydu? Tehcir sırasında muhacirlerin tecavüzden korunması mümkün değil miydi? Bunu tehcire karar verenlerle onu idare edenlerin açıklamasından anlayacağız. Her halde ben iddia ediyorum ki kendi ordumun mıntıkasından Ermeniler’in geçmesi sırasında bazı tek tük vakalar müstesna olmak üzere muhacirlere tecavüz edilmesine katiyen müsaade etmedim. Sf. 372
Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı, Arma Yayınları, 5. Baskı Eylül 1996 – Sf. 372) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (2016); Devletin önemli bir Paşası, Türk, Ermeni ve Kürt halkları arasındaki düşmanlığın sebebinin ne olduğunu bilmiyor. Türk’ün ve Kürt’ün yoksulluğu, Ermeni’nin savaş zengini oluşu ve acımasız bankerlik yapısının bu katliamlara sebep olduğundan yani eşitsiz gelişme yasasının varlığından haberi yok.
Yorum bırakın