Yiyecek ve içecek pazarlarından meyhane, bozahâne gibi yerler ayrı bir semtte kurulmuş olup acâip ve garip seyredilecek yerlerdir. Bütün kefere ve sapıklar buralarda mevcut olup toplam üç yüz kırk aded meyhâne vardır. Her birine yüzer, iki yüzer atlı yolcular konup, içip göçerler, misafir olurlar, dinlenirler. Hem hândırlar, hem meyhânedirler. Ev sahibi kefereler hayâsızca şarap satıp, kazanç sağlarlar. Bir diyarda böyle mihmansaray gibi meyhaneler yoktur. Ev sahibi kefereler bütün çoluk çocuklarıyla birlikte misafirlere hizmet ederler. Yine böyle iken bir kimse mest olup meyhanecilerin evlât ve yakınlarına dil uzatıp sarkıntılık etmezler. Son derece mazbut ve dürüst şehirdir. Sf.89
Ama Yahudi mahallelerinin sokakları hem daracık ve hem de sıkıcı uğursuz evlerdir. Aynı zamanda çok pistir. Zira bu Yahudi kavminin sokaklarını çöpçü subaşısı temizlettirmez ve kiliselerinin kapılarından değme adamlar geçmez. Allah korusun, sanki Cehennem derecelerinden bir derecedir.
Mahalleler: Kırk sekiz aded Müslüman mahallesidir. Yedikule, Kelemerye, Hortac, Kâsım Paşa, Ayasofya… mahalleleri en meşhurlarıdır. On altı aded de kefere mahallesi vardır. Ermeni, Rum, Frenk, Sırp, Bulgar ve Latin kefereleri bu mahallelerde otururlar. Bunların mahalleleri aşağıda Müslüman mahallelerinden ayrı bir semtte, Kelemerye kalesi kapısı tarafında kurulmuştur. Elli altı aded Yahudi Mahallesi vardır. Bunlar da iskele kapısının içyüzünde, hisar duvarı diplerinde toplanmıştır. Allah korusun, hakikaten pis, uğursuz, Çıfıt evlerdir. Sf. 89
Sancak ve kazalarında Ekmekçizâde Ahmet Paşa’nın sayımı ve kaydı üzere beş yüz bin nüfusu vardır. Şimdi o sayıdan daha fazladır. Zira her gün fırınlarda satılan ekmekten anlaşılmaktadır. Bu yeryüzünde Cenâb-ı Hak ne kadar çeşitli lisan sahibi Hristiyan milleti ve diğer insan toplumları varsa hepsinden bu şehirde toplamıştır. Frenk balyozları, konsolosları, çingene beyleri, Yörük beyleri elhâsıl nice çeşit millet varsa burada mevcut olduğundan bu Selanik şehri sanki bir küçük İstanbul’dur. Yüz bin kadar Yahudi vardır ki onlar da Selânik’e bizim Selânik derler. Sf. 90
Lisânları: Halkın çoğu dört lisan ile konuşurlar, ama açık ve seçik Türkçe bilirler. Rumca ve Bulgarca da bilirler, ama Yahudi lisanını daha çok bilirler. Zira gece, gündüz alış verişleri Yahudilerledir. Zengin tüccarları çoktur. Sf. 91
Kiliseleri: Rum, Ermeni ve Frenklerin on iki aded manastır ve kiliseleri, yirmi aded de Yahudilerin hahamhane ve sinagog denilen ayin edecek yerleri vardır. Sf. 92
Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VIII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, Sf. 89 ile 91 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın