Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

İran her zaman imanı eriten bir unsur olarak görülmeye devam etmişti. Osmanlıda ulemanın şeriat yanlısı olanlarının İran’a bakışını gösteren bir ifadeyi burada tekrar edebiliriz: “Her kim okur Farisi, gider dinin yarısı.” Türkler ise, İslam’ı İranlılardan öğrenmişlerdi; herhalde daha baştan dinlerinin yarısını kaybetmiş olarak Anadolu topraklarına giriyor ve Anadolu’yu yurt tutuyorlardı. Ernst Werner’in daha önce aktardığımız bir cümlesine atıfla, belki de dinen pek laçka gazilerdik; gazamız esnek, imanımız gevşek ve “kâfirlerimiz” ise en yüksek devlet adamlarıydı; vezirliği dahi kolayca gayrimüslimlere emanet edebilecek ölçüde kutsal savaştan habersizdik. Sünni İslam’a uygun olmasa da, bu, hiç şüphe yok ki, dini tutarlılıktan yoksun göçebe Türklere has bir tutumdur. Sf. 247, 248

Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 247, 248) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın