Bazı toplumlar -örneğin aşırı İslami teokrasiler- çok fazla eşitliğin, serbestliğin, özgürlüğün, zenginliğin ve sosyal refahın ahlaksızlığa, hovardalığa, önüne gelenle yatmaya, pornografiye fuhuşa, küçük yaşta gebe kalmaya, intiharlara, kürtajlara, zührevi hastalıklara, uyuşturucu bağımlılığına ve rock n’roll müziğine yol açtığına inanıyor. Ed Husain, Britanya’da İslami aşırılığı ve beyninin yıkanmasıyla Müslüman Kardeşler örgütüne katılışını konu alan İslamcı adlı kitabında, örgütün “Anayasamız Kuran, Yolumuz Cihat, Arzumuz Şehadettir” düsturunu benimsediğini aktarır. Bir hücre üyesi ona şunu anlatır: “Demokrasi haramdır! İslam anlayışında yasaktır. Bunu bilmiyor musun? Demokrasi Yunanca demos ve kratos kelimelerinden türetilmiş bir kavramdır, halkın yönetimi anlamına gelir. İslam’da biz yönetmeyiz; Allah yönetir... Dünya günümüzde habis özgürlük ve demokrasi kanserlerinin pençesinde kıvranıyor.” Sf. 317, 318
Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 317, 318) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın