Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Ciddi analizcilerden George Kennan’ın şu tutumuna karşı çıkan pek yoktu: “Bizi tehdit eden Rus askeri gücü değil, Rus siyasi gücüdür” (Ekim 1947) Sf. 84 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır.

  • El Salvador’daki askeri eğitimin sonuçlarını, ülkede görev yapan Katolik rahip Daniel Santiago, Cizvit dergisi America’da canlı bir şekilde anlatıyor. Bir gün köylü bir kadın eve döndüğünde üç çocuğunu, annesini ve kız kardeşini bir masanın etrafında otururken, her birinin kesilmiş başı masanın üstünde kendi önüne özenle bırakılmış, elleri ise “sanki her ceset kendi başını okşuyormuş gibi”…

  • Orwell’in örneklerinden bazılarını alırsak, bir halkı şiddet ve terörle kontrol altına almaya çalışıyorsan, bunun adı “barışı ve huzuru” sağlamadır. Sf. 301 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Irksal ayrımcı rejim tarafından hapisteyken öldürülen Güney Afrikalı aktivist Steve Biko bir keresinde demişti ki: “Zalimin en büyük potansiyel silahı, mazlumun zihnidir.” Sf. 238, 239 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 238, 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazi Almanya’sından konuşursak, onların Propaganda Bakanı Joseph Goebbels bir keresinde şunu demişti: “Bir karenin hakikatte bir daire olduğunu ispat etmek, yeterli tekrar ve halkın psikolojisini anlayarak hareket etmek koşuluyla, imkânsız değildir. Bunlar yalnızca sözcüklerdir ve sözcükler biçim değiştirmiş bir halde fikirlerle giydirilene kadar bir kalıba sokulabilirler.” Bu fikri nereden aldığını hatırlamak önemlidir. İnsani müdahaleye geri…

  • Nikaragua’daki Somoza iktidarı hakkında Roosevelt’e atfedilen bir yorum vardı.          “O belki de bir orospu çocuğu olabilir, ama o bizim orospu çocuğumuzdur.” Bu yanlış biçimde atfedilmiştir, ama doğru fikirdir. Sf. 216 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf.…

  • İnsanların çoğu sizin vaftiz adınızın gerçekte Avram olduğunu bilmiyor. Ne zaman isim değişikliği oldu? Abie, Noam’ın kısaltılmış hali mi? Hayır, Avram’ın. Avram, Abraham demek. İbranice’de No-am demek mi? Evet. Kimseye söyleme bunu, “dostluk, güzellik” anlamına geliyor. Sf. 205 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri),…

  • Brezilya’nın başpapazı Dom Helder Câmara bir keresinde şunu dedi: “Yoksulları beslediğim zaman bana aziz diyorlar. Onların niçin yoksul olduğunu sorduğum zaman ise bana komünist diyorlar.” Sf. 111 O kiliseyi yoksulların kilisesine dönüştürdü. Kendi rahiplerini ve rahibelerini yoksul bölgelerde çalışmaya yönlendirdi. Kilise binaları eğitime ve sağlığa yönelik kurumlara açıldı. Büyük bir değişim yarattı. Büyük oranda şiddetle,…

  • Bir yerlerde George Orwell’dan şu alıntıya rastlamıştım, belki de rızanın üretilmesiyle ilgilidir. Diyor ki, “Sirk köpeklerinin eğiticileri kamçılarını şaklattıkları zaman zıplarlar, fakat gerçekten iyi eğitilmiş bir köpek kırbaç olmadığı zaman kendi taklasını atabilenlerdir.” Sf. 122 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1.…

  • Murad’ın gayrimeşru oğlu Bayezid Bey, o anda ağır bir ölüm yarası almış babasının bulunduğu yere en yakın olan kişiydi ve derhal buraya yanaştı. Erleri Murad’ı çadırına taşımışlardı; vakıadır ki, Murad henüz tam ölmemişti ve bu Bayezid Bey kaydını gördü. Sf.127 Alıntı; Yakup Çelebi’nin Öyküsü – Juan Carlos Bayo, (İletişim Yayınları,  1. Basım, Kasım 2015 –…

  • Değerlendirmelerimizi bitirirken Halife Osman’ın sözüne bir kez daha dikkat çekelim: “Hz. Osman bu hali öğrenince mescide gelip minbere çıktı. Hutbe okuyup: -…ayrıca da Kur’an’ı yaktığımı söylüyorlar. Şundan ötürü yaktım ki onların elindeki Kur’an azıcıktı. Ve her kişi: -Benim Kur’an’ım sahihtir, doğrudur, derdi. Bense bunun üzerine hepsini toplattım, düzelttirdim. Halkın eline doğrusunu verdim. Ellerindeki yanlış olanları…

  • Mushaf’ta sure adları ve ayetlerin yerleri her ne kadar Müslüman âlimlerin çok büyük çoğunluğunca tevkifidir (Allah’tandır) diye kabul edilse de bu doğru değildir. En eski yazılı metinlerde ayet numaraları yoktur. Birçok surenin adı birden çoktur. DİB’in yayımladığı Kur’an Yolu adlı tefsirde bu konuda şunlar yazılıdır: “Ayetlerin tertibi vahye dayanmaktadır. Ayet sayısıyla ilgili farklı rakamlar, bazı…

  • Peygamberin ölümünden sonra yapılan tedvin (derleme) çalışmalarında ta başından beri peygamberin yanında bulunan Hz. Ali, Abdullah İbni Mesud, Ubey b. Ka’b gibi önemli isimler görev almamıştır. Bunların her birinin kendisine mahsus Mushafları olduğu ve bu Mushafların bugünkü Kur’an’dan farklılıklar taşıdığı hemen herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Sf. 199 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir?…

  • Kaynaklarda bununla ilgili olumsuz imaj uyandıran bazı bilgilerle de karşılaşılmaktadır. (…) Hz. Peygamberin kendisine yazdırdığı ayetlerde tasarrufta bulunduğu ve “Peygambere gelenin aynısı bana da geldi.” dediği nakledilir. Bir rivayette kendisi şöyle der: Hz. Peygamber bana “Azizün Hakim” yazdırırdı, ben “alimün hakim” yazayım mı derdim, o da dilediğin gibi yaz hepsi doğrudur, dedi…” (a.g.e, s. 89)…

  • Muaviye, Ebu Süfyan’ın oğludur. Ebu Süfyan Peygamberin Mekke’deki İslâm’ı yayma çabalarının en önemli engelleyicilerinden biridir. Peygambere karşı mücadelesinde oğlu Muaviye hep yanındadır. Mekke’nin fethinden sonra babasıyla birlikte mecburen Müslüman olur. Peygamberle Müslüman olarak yaşam birlikteliği sadece üç yıldır. Ebu Bekir, Ömer ve özellikle Osman döneminde önemli görevler alır, Ali’nin halifeliğini kabul etmez ve Müslümanlar arasında…

  • Bugün Kur’an’ı Kerim’in en eski nüshaları İstanbul, Taşkent, Kahire gibi kentlerde bulunmaktadır. Ve biliyor musunuz ki bu nüshalar arasında bile onlarca yazım farkı vardır. Bu nüshalarla bugün bütün dünyada kabul edilen Fahd nüshası arasında da iki bini aşkın yazım farklılığı olduğunu eski DİB başkanı Sayın Tayyar Altıkulaç söylemektedir. Sf. 115 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı…

  • Bu ayette özellikle koyulaştırdığımız cümleler öylesine farklı yorumlanmış ki, İslamiyet’in iki önemli kolu olan Ehli Sünnet ve Şia mezhepleri arasında oldukça önemli bir uygulama farklılığı yaratmıştır: Mut’a nikâhı. Ayette, “Evlenmek sûretiyle faydalanılan kadınlar” kendileriyle “müt’a” yapılan kadınlardır. “Mut’a”, zamanı ve ücreti muayyen olmak şartıyla, soy-sop, sütanne yahut herhangi bir sebeple alınması haram olmayan bir kadını…

  • Tevrat’tan: Yâr 19: 7 “Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın” dedi, Yâr 19: 8 “Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler. ”(Tevrat, Yaratılış) Mushaf’tan: Hud suresi 78. ayet: Hasan Basri Çantay Meali: (Lût’un) kavmi, kendisine doğru (soluk soluğa) koşarak yanma…

  • Bu surede Peygamberin amcası Ebu Lehep’ten bahsediliyor. Eğer doğru harekelenmiş ve doğru okunuyorsa bu anlam eleştiriye oldukça açıktır. Düşünün ki Allah sesleniyor ve Ebu Leheb’e “onun eli kurusun!” diyor. Kur’an’da “her şeye kadir olduğu” ısrarla vurgulanan Allah niye bir kulu için beddua eder? Ebu Leheb’in karısının boynunda hurma lifinden bir iple cehenneme girmesi çok etkileyici…

  • Bu konuda Taberi Tarihi’nde şu anekdot da anlatılır: Hz. Osman bu hali öğrenince mescide gelip minbere çıktı. Hutbe okuyup: “-…ayrıca da Kur’an’ı yaktığımı söylüyorlar. Şundan ötürü yaktım ki onların elindeki Kur ’an azıcıktı. Ve her kişi: -Benim Kur’an’ım sahihtir, doğrudur, derdi. Bense bunun üzerine hepsini toplattım, düzelttirdim. Halkın eline doğrusunu verdim. Ellerindeki yanlış olanları yaktım.”…