Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • (1924 CHP Gurup toplantısındaki konuşmalar, Kâzım Paşa günlüklerine yazmış:)  Karabekir; “…hayatımın, bütün hesaplarını, günü gününe, hatta saati saatine verebilirim. Sf. 30  Dr. Hilmi Oytaç (Malatya) (1); “..Benim bildiğim İnönü…Stalinkâri kafaları koparmasını bilen bir adamdır.” Karabekir; “Vicdanınıza, milli vicdana soruyorum; İstiklâl Savaşının Kolordu Komutanları nerede? (Sf. 53) Siyasi ya da herhangi bir hadisenin tarihinde hatıramızı yazıp…

  • (Karabekir anlatıyor:) “14 Kasım akşamüstü, Gazi, Fevzi Paşalarla ben trenle Ankara’dan İzmit’e hareket ettik. Gazi pek asabi idi; “Muhaliflerden Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey Ankara’ya matbaa makinesi getirtmiş. Tan adında bir gazete çıkartacakmış. Siz hala uyuyor musunuz?” diyerek, yaveri Cevat Abbas Bey’e iyice veriştirdi ve “Yakın! Yıkın!” diye de çıkıştı.” Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet…

  • (Kâzım Paşa’nın Trabzon Mebusu Hilmi Bey hakkında yazısı:)           “Erkânı Harbi Umumi Riyasetine (Genelkurmay Başkanlığı’na) Kars 23.11.1337             .. Hilmi Bey hakkında hiçbir fena muamele yapılmadığı halde, bir takım iftira ve yalanları havi (içeren, ihtiva eden) telgraf keşidesi ile memlekete bir fesat tohumu saçmaya başlamış ve bilhassa ordu hakkında, aleti şer (kötülük aleti) tabirini…

  • 24.10.1921’de Matbuat ve İstihbarat Müdürü Umumisi Muhittin Bey’in bana Tiflis’ten gönderdiği mektup; “..Son defa Ankara’da Matbuat ve İstihbarat Müdürü, ondan evvel Mebus, Vatan’ın Başmuharriri idim, şimdi ise bir serseri!  …Ankara’nın havası ile bir türlü imtizaç edememiş (uyum sağlayamamış), .. çünki bugünkü Ankara, ..asap ve ahlaki çürümeye mahsus bir cehennem halini almıştır.    .. memleketin bu…

  • (Kâzım Paşa Celalettin Arif ve Hüseyin Avni’nin Erzurum’a gelişinden işkillenmiş, İsmet Paşa’ya mektup yazarak bunun Mustafa Kemal ile bir alakası var mı diye soruyor, İsmet Paşa ona cevap veriyor:) “30 Eylül 1336 (1920) Kemal Paşa’ya gelen telgraf pek muzır (zararlı) idi. … Celalettin Bey’in entrika ile hareket ettiği ve ihtirasat (hırslarına) ve intikamatına (intikam duygularına)…

  • Yapılan propagandanın en zehirlisi “İstanbul’da öldürülen zabitler kabuklu, sünnetsizmiş.” cümlesi idi. Bu cümle harekât sırasında benim de işime yaradı. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset 1982 Baskısı – Sf. 449) kitabından birebir alınmıştır. BAKAL’IN YORUMU (1996): Bu cümle hâlen de işe yarıyor. Ve daha…

  • Murat Bey Mizan’da 4 Ağustos 1908’de “-Şimdiki gibi hafi ve başsız ve vücutsuz bir ejderanı hası ümmeti tahrişe bir müddet daha devam edecek olursa, halkı gidene rahmet okumaktan men edememek mesuliyeti önünde kalır.”  (Murat Bey 26 Eylülde tevkif olunur, 27’sinden sonra artık Mizan Gazetesi çıkartılmıyor.) Şubat 1325’da (1909) tekrar çıkmaya başlıyor.   Dün gece köprüde öldürülen…

  • “31 Mart günü ağızdan ağıza işitiliyor ki Unkapanı köprüsü yıkılmış, ahali birbirini kırıyormuş. .. Eminönü sağ taraftaki kulübe önünde çizmeli meyhanede bir zabit ölüsü yatıyor. Zabitleri vuruyorlar. Asker şeriat isteriz diye isyan etmiş.  2 Nisan’da Tevfik Paşa Kabinesi kuruldu.” Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday…

  • Nişantaşı ve Beşiktaş taraflarında şunun bunun konağına veya şahsiyetine tecavüzler de başladı.   İzmir Fırkası kumandanı Ferik Tevfik’in milletin gözü önünde rütbesinin söküldüğü ve askerlikten tard edildiği (çıkartıldığı)…  Dr. Nazım Bey tarafından tutuklu bulunduğu odaya üç zabit ile girip kordon ve nişanlarını sökmüştür. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? –…

  • Talat Bey’e mecbur edilmedikçe münferit (tekli, bireysel) suikastlar yapılması hakkındaki kararımızı hatırlattım. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kâzım Karabekir, İstanbul’da görevlendirilmesi ile ilgili olarak konuşuyor:) Talat; eğer İstanbul’da teşkilatı yapmaya muvaffak olursan sana üç arkadaş tanıştırayım, Avukat Baha, Muharrir Mahmut Sadık, Mühendis Salim nafıa nezaretinde mühendistir. Bunlardan başka iki değerli zat daha var ama ben ikna edemedim. Biri Merca İdâdi’si Müdürü Hüseyin Cahit (Yalçın). Bizim ilk istediğimiz İstanbul merkezini teşkil etmeniz ve…

  • Enver; “-Kâzım! … Sultan Hamit ölmezse öldürürüz.”    Manastır merkezi Enver, ben, Hüseyin Bey’den ibaret olmak üzere üç kişi olacaktık. Hüseyin Bey Kolonya eşrafından sivil bir zattı.    Tarihin Rusçuk Yâreni gibi, az zamanda bir Manastır Yâreni kurmak ve her ne olursa olsun milli bir Hürriyet Ordusu ile harekete geçmek çok kolaydır. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti…

  • (Yakup Kadri, Mustafa Kemal için böyle söylüyor;) Büyük Ressucteur (ölüye can veren) Alıntı: Atatürk – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Remzi Kitabevi 1946 Baskısı – Sf.32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sofrada Mustafa Kemal’e “-Sen beni buradan kaldıramazsın, çünkü bu saray ve bu masa milletin malıdır!” diyen Reşit Galip’e 3-4 ay sonra Dolmabahçe’de sofrada yer gösterip oturttuktan beş-on dakika sonra, dışarıdan iki nöbetçi neferi çağırdı; “-Şu efendiyi oturduğu yerden kaldırınız!” dedi ve bu iki kuvvetli Anadolu çocuğu bir hamlede Reşit Galip’i kucaklayıp havaya kaldırdılar.  Mustafa Kemal…

  • (Şubat 1931 İnönü hakkında)   1925’te Fethi Bey’in düşmesi, Takriri Sükûn kanununun çıkması ve İstiklâl Mahkemelerinin kurulması, diktatörlük lehinde kararı temsil etmektedir.  Hükümet, tasarladığı planları uygularken şiddet metotları kullanmakta haklı idi. .. verilen emirleri körü körüne yerine getiren, fakat bir dalkavuktan başka bir şey olmayan bu insan tipinin hükümet çevrelerine sokulması kaçınılmaz sonuçtu. Alıntı: Atatürk…

  • 27 Ocak 1931 Gazi, Anadolu ve Trakya’da büyük bir inceleme gezisi yaptı, bu sırada İzmir’e gelmeyi de tasarlamıştı. Aynı anda Halk partisi baştan ayağa yeniden örgütlenme yoluna gitti. Eğer yanlış düşünmüyorsam, bu yeniden örgütlenme, Halk Partisini faşist prensipleri üzerine kurulu bir politika ve eğitim organizması durumuna getirecek; faşizm Türkçeye çevrilince yeni bir Kemalizm’e eşit olacak.  …

  • 8 Eylül 1928 Milletvekillerinden bir kısmı yeni harflerin kullanılmasına itiraz etmişlerdi. Gazi, Dolmabahçe Sarayı’nda 300 kişilik bir toplantı düzenledi; karşı çıkan Milletvekillerini kürsüye çıkarttı, itirazlarını açıklattı, sonra da İsmet Paşa aracılığı ile kendilerine haber salarak, itiraz sevdasından vazgeçerlerse kendileri için daha iyi olacağını söyledi. Böylece karşı koyma daha doğarken bastırıldı, yeniden gözden geçirilmiş Türk dili…

  • 8 Mayıs 1928; 1- Genel Müfettiş İbrahim Tali Bey’in yönetimi altında bulunan bazı doğu illerinin, baharda, yollar geçilebilir duruma gelince derhal geliş – gidişe açılacağı resmen bildirildiği halde bu söz gerçekleştirilemedi. Bu bölgeler eskisi gibi yine sımsıkı kapalı tutuluyor.  2- Diyarbakır’da oturan birisinin İngiltere Konsolosu Alexander Waugh’a anlattığına ve onun da bana aktardığına göre; Doğu…

  • 20 Temmuz 1928 Akşam yemeğine oturmadan az önce Ruşen Eşref Bey’i telefona çağırdılar. Gazi, kendisinin hemen gelmesini istemiş. … Başka hiçbir ülkede görülmeyen bu şekildeki keyfi davranışlar karşısında ne düşündüğümüzü karımla birlikte kendisine söyledik…. dedi ki; “Türkiye bir avuç insanca yönetilmektedir., kendisi de bunlardan biridir. Gazi sabahları çok geç kalkmakta ve genellikle geceleri çalışmak istemektedir.…

  • (1 Ekim 1927;) Pek doğal olarak Cumhurbaşkanı bir diktatör olmak zorunda kalmış. .. Türkler henüz kendi kendilerini yönetecek duruma gelmemişler; bir diktatörlük olmasa ülke parçalanabilir. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi…