Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
“Mustafa Kemal İzmir’de bir nutuk vermiş. Diyor ki; “Hedefimize varmak için kanunlarımız müsait (uygun) değilse tadil eder (değiştirir) yeniden yaparız. En sonunda gerek ve mecburiyeti görürler. Bu yolda her şeyin üzerine çıkarız!” Menemen’de 3-4 Nisan’da 28 kişiyi asıyorlar, 6 Nisan’da seçim yapıyorlar!” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1677)…
-
“1. Dünya Harbinde İstanbul’da adeta çarşaflı kadın kalmadı. Zaten Anadolu köylüsünde tesettür yoktur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1447) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Sivas’ta Erzurum’da, ötede beride, halk şapka aleyhine ayaklandı. Mustafa Kemal derhal Kel Ali’nin (Ali Çetinkaya) Başkanlığı altında bir İstiklâl Mahkemesi dolaştırdı. Epeyce adam astılar. Sayısını bilmiyoruz. Halk yıldı. İş bitti. Asılan bir hocaya pek acırım. (İskilipli Atıf Hoca) Şapka kanunundan önce, şapka aleyhinde bir yazı yayınlamış, hem de bunu Maarif Bakanlığı’nın (Milli Eğitim) izniyle yayınlamış.…
-
“Zamanında, Şeyhülislam Vani Efendi zamanında, Türkler, Hıristiyan kızları ile Müslüman etmeksizin evlenirlermiş. Rum Patriği görmüş ki Rumlar bitiyor, Vani Efendiye rüşvet vermiş, ondan şöyle bir fetva almış; “…Bu kadınlar hamilelik sırasında domuz eti yiyip şarap içtiklerinden bu çocuklar Müslüman olamaz.” Bu şekilde evlenmeyi hükümet resmen yasaklamış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Petersburg İmamı Musa Carullah geldi… Kitaplarını yayınlatacağıma ve kendisini İstanbul’a alacağıma söz verdim. .. Ankara’da bu hususta çok uğraştım. Adliye Bakanı Abdullah Azmi idi, ısrar ettim; “Musa Carullah içtihat (dine yeni yorumlar getirme) kapısını açık tutan biridir. O kâfirdir, böylelerini burada hizmete alamayız.” dedi. Hayret!” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi…
-
“”Kur’an-ı tuvalet kâğıdı yapacaklar, size şapka giydirecekler.” diyorduk. Bu da pek etkili oluyordu. Şimdi tuttuğumuz siyaset, elimizdeki düstur şudur, “padişah, halife, hükmet, İstanbul’da düşmanlar elinde esirdir. Biz vekilleriyiz, onları, dini, milleti devleti kurtaracağız. Savaştan da yorulmuş bitmiş, parasız sefalette bu haldeki bir milleti kolay kolay yeni bir savaşa hazırlamak ta imkânsız. Bunun için, Rumlar ile…
-
“23 Nisan 1920 sonrası kurulan hükümette Şeyhülislam’a Umur-u Şer’iyye Vekili (Şer’i işler bakanı) denmesini teklif ettiler. Ben şu teklifte bulundum; Hepsi iyi ancak, şu vesile (sebep) ile dini devletten ayıralım, laik bir hükümet yapalım, dedim. .. Hakikatten benim dinim yok. Fakat ben din aleyhinde değilim. .. Mustafa Kemal laik tabirinden bir şey anlamıyordu. Bu görüşmelerde…
-
“Gazi, Kastamonu Müftüsü ile konuşuyor; “.. Şimdi sorarım, bizim kıyafetimiz medeni midir? Milli midir? Beynelmilel midir? (uluslararası mıdır)” Müftü; “Hayır! Asla !” Gazi; “O halde kıyafetsiz bir millet medeni olur mu?” Müftü; “Katiyen (Kesinlikle olmaz)” Gazi; “…bizim milletimize layık olan kıyafet, medeni ve beynelmilel kıyafettir öyle giydireceğiz. Ayakta iskarpin, fotin, bacakta pantolon, yelek gömlek kravat…
-
“Saltanatın kaldırılması ile ilgili Meclis görüşmeleri sırasında, Mustafa Kemal sıranın üzerine çıkmış, . “Burada toplananlar meclis ve herkes, meseleyi tabi görürse fikrimce çok iyi olur. Aksi takdirde hakikat gene lüzumu dairesinde (gerektiği gibi) ifade olunur. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.” Gazi bazı kafalar kesilecektir derken, gözleri Ankara Mebusu Hoca Mustafa Efendi’yi ezmekle kalmıyor, Gazi’nin sağ…
-
“1921 Yılı başlarında… Yönetimlerini sallanmaktan koruyabilmek için Mustafa Kemal ve arkadaşlarına bir zafer gerekli oluyor. Bulunuyor. İnönü Zaferi bulunuyor. 1930 yılı sonlarında da Mustafa Kemal ve İsmet İnönü’ye Kubilay gibi bir şehit gerekiyor. Kubilay şehit oluyor. .. Derviş Mehmet camide gösteriye başlıyor. Astsubay Kubilay’a görev veriliyor. Kubilay henüz birkaç gün önce askere alınmış olan takım…
-
“10 Temmuz 1923 günü Ankara İstasyonunda Halk Partisi Tüzüğü hazırlanırken, Kâzım Karabekir İle Mustafa Kemal yalnız hasbıhal (sohbet) ediyorlar. Mustafa Kemal; “Dini ve ahlakı olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar.” diyor ve devam ediyor; “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimseler ile memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Onun için önce namus ve din telakkisini (anlayışını)…
-
“Mustafa Kemal, Halk Partisinin ilkelerini açıklarken, 5.Maddede; “Dayanağı TBMM olan Makam-ı Hilafet (halifelik), beynelislam (müslümanlararası) bir makam-ı muallâdır. (yüce, ulu makamdır) “Mustafa Kemal Paşa, namaz, imam halife ilişkisini açıkladıktan sonra, devam ediyor; “Yeryüzünde bir hilafet makamı bulunmazsa, İslam âlemi kendisini imamesiz kalmış bir tespih gibi dağılmış, perişan gözükür. Bu ifadeden anlaşılıyor ki, mutlaka İslam ümmetinin…
-
“Nisan 1928’de, 1924 Anayasasındaki “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslam’dır” ifadesi kaldırılarak laiklik sorunu halledilmiş olur. BMM’nin yetkileri içerisinde olan “Şeriat hükümlerinin yürütülmesi” hükmü de Anayasa metninden çıkartılır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1359) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal Kastamonu’da yanında başı açık duran Müftüye kılık değiştirmesinin nedenini sorar, Müftü: “Ateşe tapan bir kimseden alınan bir inek, yeni sahibine kendini (sütünü) sağdırmazsa, yeni sahibi ateşe tapanların kılığına girebilir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1358) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Abdullah Cevdet Paşa, 1913 yılında İçtihat Dergisinde; “Pek Uyanık Bir Uyku” başlığı altında şu görüşlerini öne sürüyor: “padişah… tek bir karı edinecek, resmen cariyeler kullanmaktan vazgeçecektir. Topkapı’da oturacak, Dolmabahçe, Millet Sarayı olacak, öbür Saray ve Köşkler satılacaktır. Binicilik, yüzme, güreş kadınlar için bile teşvik edilecektir. Kadınlar diledikleri gibi giyineceklerdir. Tekke ve Zaviyeler kapatılacak, gelirleri eğitime…
-
“Aslında Şeriat Osmanlı Devleti zamanında delinmişti. 1850 yılında Fransa’dan alınan Ticaret Kanunu, 1856 yılında da yine Fransa’dan alınan Ceza Kanunu kabul edilmişti. Şer’i mahkemelerin dışında Nizamiye Mahkemeleri kurulmuştu. İttihatçılar 1.Dünya Savaşı yıllarında “Aile Hukuku Kararnamesi” çıkartmışlar ve evlenme, boşanma, birlikte yaşama işlerini din adamlarının elinden alıp yargıçlara vermişlerdi. Bu Kararname kadın’ı koruyan, boşanmasını kolaylaştıran, çok…
-
“3 Mart 1924’de Hilafet kaldırılır. Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin birleştirilmesi) Kanunu çıkartılır. Şer’iye Vekili (Din İşleri Bakanı) Hoca Rifat Efendi, Kur’an Kurslarının Bakanlığına bağlı olmasını hatta sayılarının arttırılmasını sağlar. Ayrıca, İmam Hatip Okulları ile İlahiyat Fakültesi kurulur.“ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1340) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal 1923 kışında savaş oyunları bahanesi ile bütün komutanları İzmir’e toplar. Ordunun Hilafete karşı olduğunu görüp Ankara’ya döner. .. Hoca Rasih (Kaplan)Efendi Mustafa Kemal’in Halife olmasını önerir, Mustafa Kemal reddeder. Hilafetin kaldırılması gereğini hep din adamlarına söyletir. Din İşleri (Şer’iye Bakanı) Hoca Rifat (Börekçi) Efendiye danışmadan hiç bir şey yapmaz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi…
-
“Konya’da Belediye Başkanı ve bir kısım eşraf, İngiliz ve İtalyan Temsilcilerine başvururlar. Altı subayın 24 saat içerisinde Konya’dan çıkartılmalarını aksi halde büyük fenalıklar (kötülükler) çıkacağını bildirirler. Kolordu Komutanı Sait Paşa’ya da uğrar aynı isteklerini tekrarlarlar. İngiliz istihbarat subayı olan Teğmen’in de içinde bulunduğu bu altı subay Konya dışına çıkartılır. Bunlardan birisi de Kolordunun eski komutanı…
-
“Ankara’da Ekim 1919’da bir milli Alay’ın kuruluşu Haber alma komisyonu imzası ile şöyle duyuruluyor: “… Müftü Efendi hazretlerinin aracılığı ve uyarısı ile bir Milli Alay’ın kuruluşuna gidilmiştir… Müftü Efendi Alay’a er olarak yazılmak istemiştir. Alayın onursal Komutanlığını ve Sancaktarlığını (Sancak, Cumhurbaşkanlığı ve Tüm askeri birliklerde Bayrak ile birlikte ve ondan daha büyük bir özenle taşınan…