Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“27.12.1919 Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Çok Mahrem (gizlidir):

“Rawlinson geldi görüştük. Görünürde 15. ve 13. Kolordularda Ateşkes şartları oluşturulmuş mu araştırması. Fakat asıl görevi, gayri resmi olarak haricin ve dâhilin, hatta hükümetimizin dikkatini çekmeksizin benimle görüştükten sonra sizinle görüşmektir. Lord Gurzon (İngiltere Başbakanı) demiş ki: ‘Türkiye’de şimdiye kadar kuvvetli bir hükümet göremediğimizden, barış mümkün olmadı. Mevcut hükümette (İstanbul’daki hükümet) bile bir kuvvet görmüyoruz. Milletin güvenine mazhar (layık) olan Mustafa Kemal Paşa’nın da Barış Konferansında bulunmasını veya barış kararlarına mutabık (kabul etme) kalmasını gerekli görüyoruz.” (1) ….Milet Meclisimizin toplanmasına bir şey kalmadı. Millet ve buna dayanan bir Hükümeti yakın zamanda karşınızda bulacaksınız dedim.  Rawlinson dedi ki: “Bugün İngiltere’deki pek güçlü partiler Türkiye’nin varlığına ve bağımsızlığına çok taraftardırlar. Asya sömürgelerimizin huzurunun ancak bu şekilde mümkün olacağını İngiltere Hükümeti de kabul etmiştir. (2) Diğer devletlerin Türkiye’yi taksim etme (kısımlara ayırma) arzusuna rağmen bu, olmayacaktır. İngiltere Türkiye’nin varlık ve istiklâlini temin ve ekonomik gelişmesine çalışacaktır. Yalnız, endişe edilen nokta, birçok fedakârlık yapıldıktan sonra Türkiye’nin yine bir gün İngiltere’nin düşmanları tarafına geçivermesidir. İşte bu endişe dolayısıyla İngiltere, Türkiye dâhilinde hakiki dostu olacak simalarla (yüzlerle, kişilerle) anlaşmak istiyor. Bunların da tabii Türk milletine nüfuzu (etki gücü) olan kişiler olması lâzımdır

Ben dedim ki “Türkiye’yi kazanırsanız bizim birkaç subay ve ulemamızdan (okumuşlarımızdan) oluşan bir heyetimiz, sizin yüz bin kişinizin söz dinletemediği yerlerde sükûnet yapar. (3) Tabii aksi de aynı kuvvette. Endişenize gelince, iyi biliniz ki… bugün milletimizin idrak eden veya etmeyen her ferdi, İngiliz dostluğu tarafındadır.” (4) Rawlinson dedi ki:” Biz de bunu anladık, şimdi sizin özel fikrinizi soracağım. Meselâ Cumhuriyet mi iyidir yoksa padişahlık mı? Meselâ ben Cumhuriyet taraftarıyım. Krallık, imparatorluk modası geçti. .. Millet kendi işini kendi görür. (5) 

Cevaben dedim ki: ” … bize Cumhuriyet olmaz, çünkü geleneksel padişahlığa karşı saygı ve sevgi çoktur. Sonra, biz henüz on yıllık bir meşrutiyete sahibiz… Avrupalılar gibi pek ileri düşünemeyiz.” (6) İstanbul’un durumu, başkentin neresi olacağı konusunu Rawlinson gündeme getiriyor ve İstanbul dışında bir başkent istiyor. (7)

Dedi ki: “… siyasi açıdan meselâ Bursa’da olacak bir hükümet her şeyden serbesttir.”  Ben dedim ki: “İstanbul’da hükümetimizi serbest bulundurmayacak olanlar Bursa’yı da uzak görmezler. İstanbul aslında bizim geleneksel ve tek yerimizdir.” O dedi ki: “Demek Padişah yine hükümete karışacak, meselâ, halife olarak siyasete karışmasın nerede oturursa otursun tarzını düşünmüyorsunuz. Yani, hükümet eskisi gibi kalacak.”   Ben dedim ki: “Bu bizim Kanun-i Esasimizdir (Esas Kanunumuz yani Anayasamızdı) Bunun da kaldırılması bir sebep altında, ancak millete giderek olur.” Bu görüşmede bu bahsi kapatmak için “Ben bu gibi şeyleri şimdiye kadar hiç düşünmemiştim.” dedim. .. Ben “Kafkas hükümetleri ne olacak?” diye sordum. Dedi ki: “Çeşitli milletler Batum için birbirine girecekler.”  Ben dedim ki: “Ya İzmir, Antalya, Adana ne olacak? Ermeni Hükümeti kurulabilecek mi? Özellikle Rusların Kafkasya’ya gelmesi durumunu göz önüne alınarak..” O dedi ki: “En önemli konu İzmir’dir. Antalya ve Adana bunun yanında hiçtir. İzmir’in boşaltılması ile beraber oraları da kesinlikle ve suhuletle (barış içerisinde) boşaltılır. İzmir için ısrar edenler çoksa da Yunanlıların ne parası ne adamı vardır. Biz de bütün güçlerimizi artık çektik. Bununla beraber İngiltere kamuoyu Yunanlıların aleyhine dönmüştür. Nasıl olsa İzmir’den çıkartılacaklardır. Ermenilere gelince değil sizin tarafa geçmek daha öbür tarafta bile tutunamıyorlar.” … Rawlinson ”Kesin olarak söylerim ki Pontus filan yoktur. Rumların ne şarlatan bir millet olduklarını bilirsiniz. … Endişelerimizi de söyledim. Güçlü şahsiyetlerle çalışmak istiyoruz. .. İstanbul’da iken işittim ki Müdafai Hukuk’ (8) muhalif güçler varmış siz biliyor musunuz?” Ben dedim ki muhalif güç yoktur. Fakat Rum ve Ermeni tohumu bir kaç kişi ve bir kaç gazetenin büyük paralar karşılığı yaygarası vardır ki tabii söz konusu etmeye değmez.”

Alıntı: İstiklâl Harbimiz – Kâzım Karabekir (Yüce Yayınları, 1990 – Sf. 384 ile 386 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (2007) Ülkenin bir Hükümeti var, Mustafa Kemal’i hangi sıfatla Barış Konferansına çağıracaklar?

BAKKAL’IN YORUMU (2) (2007) Rusya’daki ihtilalden sonra İngiltere’nin bu stratejisi doğrudur. BAKKAL’IN YORUMU (3) (2007): Yani bizim halkımız sürüdür diyor.

BAKKAL’IN YORUMU (4) (2007): Yazıklar olsun, bu, politik veya diplomatik bir konuşma değil. BAKKAL’IN YORUMU (5) (2007): Yani diyor ki, sen, devletine ihanet etmeye, var mısın?

BAKKAL’IN YORUMU (6) (1993): İngiltere’nin de idaresi meşrutiyetti. Kâzım Paşa isterim ama milletimiz kabul etmez diyor.

BAKKAL’IN YORUMU (7) (1993): Rawlinson İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Gurzon’un kardeşi. Osmanlı Devletinin yıkılıp yerine başka bir devletin kurulacağı kesinmiş gibi diğer konular görüşülüyor.

BAKKAL’IN YORUMU (8) (2007): Müdafai Hukuk: Dünya Savaşından sonra Osmanlının istihbarat örgütü olan Teşkilat-ı Mahsus tarafından düşman işgaline karşı kurulmuş direniş örgütü.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın