Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in yolsuzluğunu tespit etmişler, sorgulanması için rapor vermişlerdi. Bu heyettekilerden biri de ..Celal (Bayar) idi. …  Biz Lozan’da idik, Celal araştırmayı yapmış Lozan’a gelmiş “Açık bir şekilde yolsuzluktur!” demişti. Bu sefer Bakanlar Kurulunda bu işi Kâzım’a sordum. Kâzım “Bütün heyetin raporları Safvet’in soruşturmaya alınmasında karar birliği etmişlerdir.” dedi. “O halde neden yapmıyorsunuz?” dedim. Sustu önüne baktı. Zorladım.. susuyor.?! …. Bir gün Mustafa Kemal hasta imiş. Latife Hanım beni çağırdı, gittim. Yatak odasına aldılar, baktım Safvet, Nuri, Mustafa Kemal’in yanında… Nuri Selaniklidir, oradan Mustafa Kemal’in ahbabıdır, en sadık adamıdır. Dünyanın en et kafalısı da bir adamıdır. O’na (Mustafa Kemal’e) kadın bulur, para ve rüşvet dalaveresine aracılık eder.  Meğerse Kâzım’ın söyleyememesi Mustafa Kemal korkusu imiş. Kâzım; İttihatçıların Serez komitesi üyelerinden ve cinayetleri olan 1.Dünya Harbinde yaptığı yolsuzluk dosyaları “İrtikap (rüşvet, aşırılmış) Araştırma Komisyonu’nda yığılı, sarhoş, luti (oğlancı anlamında olmalı) kısacası tam bir ittir. Kâzım, Çerkez Ethem olayında ona ihanet ve Mustafa Kemal’e casusluk ettiğinden Milli Savunma Bakanlığı’na kadar yükselmiştir. Şükrü, Sarı Edip Efe  (İzmir suikastında asıldılar), onun Serez komitesi arkadaşlarıdır. Bir söylentiye göre, İzmir’de yapılan suikastı bunlar Kâzım’a söylemişler, beraber imişler.

 Kâzım, olayı Mustafa Kemal’e haber vermiş. O da terör yapmak için bilinen asıp kesmeleri yapmıştır. … Sonra araştırmam gösterdi ki, Mustafa Kemal bunların (Safvet ve Nuri’nin) mahkeme belgelerini Savunma Bakanlığı’ndan almış ve işin durdurulmasını Kâzım’a emretmiş imiş. …Mustafa Kemal yamandır. Sistemi budur; namuslu adam istemez. Hep böyle bir cinayeti, bir yolsuzluğu, bir yüzkarası olanları çeker, yanına alır, en önemli işlerini onlara gördürür. Çünkü elinde tehdit silahı vardır. …Nitekim İttihatçı Talat Paşa da böyle yapardı.”

Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1185) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (2013): Kâzım Fikri Dirik, Orgeneral, Makedonya Köprülü de 1882’de doğdu. Doğu cephesinde görev yaptı, 1923 – 1924’de Müdafai Milliye vekilliği, ve TBMM Başkanlıkları yaptı.

Posted in , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın