“.. bir balo ve dans devridir açıldı.. Mustafa Kemal geliyor zil-zurna oluyor, kadınlara tasallut ediyor(sarkıntılık ediyor). Bir keresinde dans ederken Fransız Büyükelçisinin kızının göğsünü sıkmış., kız kaçmış, babasıyla beraber balodan gitmişler. Bir defa Mustafa Kemal kadın yerine tüysüz bir subay ile dans etmiş, çocuğu öpmüş. Kadınlardan bir kaçı Gazi’ye: “Biz burada iken bu olmaz.” demişler. Herif keyiflenmiş. Bir adam karısını yani Mübarek Bey’in kızını onlarla dans ettirmek istemediğinden, Salih (Bozok) ve avanesi (yandaşları) adamcağızı öyle dövmüşler ki, zavallı sedye ile hastaneye götürülmüş. .. Mustafa Kemal bu rezaleti çok ileri götürmüş. Bir baloda, herkesin içinde İsmet Paşa’nın karısını da öpmüş. İsmet de orada imiş. Hiç bir şey dememiş. Namuslu bir erkek olsaydı, derhal Mustafa Kemal’i vururdu. Bunun diğer ayrıntısını Robert Kolejdeki Hüseyin’in karısı Mihre’den dinledik… Mevhibe (İsmet Paşa’nın eşi) namuslu ve dindardır… Derhal ağlaya ağlaya eve gitmiş. Mihre onlarda misafir imiş, ağlayarak ona anlatmış. Arkasından İsmet gelmiş, karısına “Ne ağlıyorsunuz? Bir şey değil ki. Hem o senin kardeşin.” demiş.”
Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.162, 1363) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
Yorum bırakın