(12 Nisan 1920 tarihli gizli celsede mali durum ve Tekalif görüşülüyor. Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.)
Cemil Bey (Kütahya): “Müskirat (alkollü içecekler) Kanununun tatbikinden sonra 80 ila 150 kuruşa satılan içki, 400-700 kuruşa kadar satıldı ve içildi ve bundan yine çoğunluğu Pontus’çu, Yunancı ve gayrimüslimler yararlandı. Biz bunun imalini yasaklayacağımıza tüketimini yasaklayıp kilosundan 2 ila 2,5 lira vergi alırdık. 7-8 milyon lira gelir getirmez miydi?”
Besim Atalay Bey (Kütahya); “ … Enver Paşa seferberliğinde (Birinci dünya savaşında) halkı soydu, namusunu da bitirdi. Fakat hiç olmazsa cebine beş-on banknot (kâğıt para) sokuldu. Fakat biz bugün onları da emdik, o zamandan sağ kalan gençleri erittik.” …
Yahya Galip Bey (Kırşehir): “.. Tekâlif-i Milliye’ye Meclisiniz karar vermemiştir. (Başkumandan vermiştir sadaları) .. Efendiler tüccardan 40 paralık mal aldınız 40 kuruş zam etti. … Bizim teşrii (yasama) hakkımız keenlemyekûndur (yoktur) hiçbir vakit bunu icra ettiğimizi bilmiyorum.” …
Ali Şükrü Bey (Trabzon): “Tekâlif-i Milliye tatbikatı (uygulaması) rica ederim caiz midir (doğru mudur)? Bir kadının donunun alınması, kaşıkla yağ alınması.. Sorarım size efendiler, rica ederim, bu tarzda muamele (işlem) yapılırsa bu halktan gömleğini sonra nasıl isteyebilirsiniz.”
İsmail Suphi Bey (Burdur); “Lenin üç yıl sonra diyor ki; biz Bolşevizm’i üç sebepten dolayı uygulayamadık. Birincisi her şeyi yaparız demekliğimiz, ikincisi bilgisizlik üçüncüsü suiistimaldir. (yolsuzluktur.)” … (1)
Mazhar Müfit (Kansu) Bey (Kırşehir): “..Var mıdır efendiler, Tekâlifi Milliye emrinde bir köyün evine girip bir kalıp sabun almak?…. Poyraz Köyünden bir kadın ağlayarak anlatıyor. Kadının ayağındaki donunu alıyorlar ve kadın ağlayarak işte donum yok dedi. Kırk harami bir çıplağı soyamaz.”
Mazhar Müfit Bey (Kırşehir): “.. Ayağınız sürçtü mü Kayseri’ye gidemezsiniz, gidemeyiz. ..keserler bizi bunu iyi biliniz (doğru sesleri) .. Köylü eğleniyor bizimle bugün. Diyor ki; Köylü Milletin efendisidir diyorsunuz, biz böyle şeylere kanar mıyız? Ulan diyor bana, biz efendi isek jandarma gelip arabamı sopa ile almaz.” (2)
Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 219 ile 240 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): İsmail Suphi bey bilgili ve sosyalist bir mebus.
BAKKAL’IN YORUMU (2) (1995): Köylünün, halkın bu isyancılara bakış açısını gösteriyor.
BAKKAL’IN NOTU; Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Başkumandanlık emri ile halktan Tekâlifi Milliye alındı ama iade edilmedi.
Yorum bırakın