“Ziya, hiçbir zaman ciddi Durkheim’ci olmadı ve sosyolojik sayılabilecek bir çalışma yapmadı. Yükseköğrenimi olmayan, yalnızca birkaç yıl Baytar Lisesinde okumuş Ziya, … Üniversite’de Profesör oluyor. Öğrenciler bir heyet yapıp Fakülte Müdürü ve Maarif Nazır’ına Ziya’yı şikâyet ettiler. Ziya görevinden alınıp Diyarbakır’a İlköğretim müfettişi oldu. Ziya, Enver için yazdığı şiirleri Mustafa Kemal için de hemen hemen aynen tekrarladı.
Ziya Gökalp’in iki adet İstida (dilekçe, başvuru) şiiri var.
İstida (İkinci) Gazi Paşa Hazretleri’ne
Bu milletin sen tutmazsan elinden
Yanlış yola gidebilir cehlinden
Sen yalnız bir büyük insan değilsin.
Sende saklı nice meçhul kuvvetler.
Ziya, burjuva-demokrat, istenirse burjuva – diktatöryal da denilebilir, bakış açısını siyasetle birleştirdi. Samet Ağaoğlu “Babamın Arkadaşları” adlı kitabında İttihat ve Terakki’nin bir özelliğini vurguluyor. İttihat ve Terakki her sahada bir adamı dâhi, kahraman vb. sıfatlarla süsleyip öne çıkartıyor. Meselâ Talat Bey’e “Büyük Siyasi”, Abdülhak Hamit’e “Dahi Şair”, Rıza Tevfik’e “Milli Filozof”, Mehmet Emin’e “Milli Şair”, Ertuğrul Muhsin’e “Milli Artist, Milli Aktör” nişanı taktırmaya kadar götürüldü.”
Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf.583) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yalçın Hoca Durkheim’e, Marksizm’in etkisini kırmak için ortaya çıkmış son derece gerici bir adam diyor. Ziya Gökalp, cahil, çabuk dönen bir adam.
Yorum bırakın