(1) .. Bu sırada Kozan Mebusu Ali Saip Bey .. Basına gem vurulmasını sağlayacak bir yasa tasarısını teklif etti. Hüseyin Cahit’in Tanin’deki tepkisi; “-Şu sırada kamuoyu, iki partinin programını inceleme ve karşılaştırmak ile meşgul olduğu bir zamanda, Halk Partisi tarafından böyle hürriyetperverlikle değil, sıradan bir muhafazakârlıkla bile açıklanamayan gerici ve baskıcı bir kanun tasarısının ortaya çıkarılması herkesin gözünü dört açmasına sebep olmuştur. Kozan Mebusunun girişimi, basın hürriyetini ortadan kaldırmaktan başka bir şeye yaramaz.”
Ali Saip teklif ettiği bu kanunla memlekette gazeteci ve gazete bırakmayacağı hakkındaki itirazlara; kalmazsa kalmasın. Bu kadar Harbiye (Harp okulu) mezunu vardır, pekâlâ muhabirlik yaparlar. Esasen memleketi idare eden askerler değil mi? basın da askeri idarenin eline geçsin. Ben de yazarım, pekâlâ hitabetim de vardır. … cevabını veriyor.
Alıntı: Siyasi Dargınlıklar III – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Terakkiperver Fırka’nın gelişmesinde rahatsızlık duyan CHP’liler, susturma kararları diyebileceğimiz Takriri Sükûn Kanunu hazırlıyorlar. Kozan Mebusu Ali Saip, İstiklâl Mahkemelerinin üç Ali’sinden biri. Ali Saip, aleyhinde bir yazı yazan Vakit Gazetesi muhabirini Meclis koridorlarında tokatlıyor. Bu sırada gazetenin sahibi Hakkı Tarık Bey’den de bir tokat yiyor. Kılıç Ali’nin de desteği ile ortalığı birbirine katıyorlardı.
Yorum bırakın