Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

İsmet Paşa’nın ilk işi alelacele hazırlattığı Takriri Sükûn Kanunu’nu (susturma kararları kanunu) BMM’ne vermek oldu. Bu kanun üç maddeden ibaretti. Kanunun amacını belirten birinci madde şöyleydi;

“-Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini, huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini bozmaya sebep bütün örgüt, tahrikçi, teşvik eden, teşebbüsat (yeltenen) ve yayını, hükümet, Cumhurbaşkanının onayı ile doğrudan doğruya ve idarece yasaklamaya izinlidir. İşbu suçları işleyenleri hükûmet İstiklâl Mahkemesine tevdi edebilir.”

Bu kanun yayınlanmasından itibaren iki yıl yürürlükte kalacaktı. 

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adına Dersim Mebusu Feridun Fikri Bey;

Dış ve iç güvenliğimizi ihlale kalkışacakların mahkeme edilmesi için elimizde kanunlar varken, bu yeni teklife ne gerek vardı. Bu kanunla bütün insan hakları Hükûmetin takdirine bırakılıyor. .. Bu kanun, anayasayı Hükûmetin murakabesine (denetimine) bırakmak gibi bir durum yaratıyor.  Teklif olunan bu kanun maddesindeki bütün tabirler müphemdir (belirsizdir). Hiç birisinin kat’i bir çember içerisinde düşünülmesine imkân yoktur. Bu demokraside, vatandaşların bütün faaliyetlerini, hareketlerini boğar.” dedi.

Kâzım Karabekir ise şöyle konuştu, “-Bu açık olmayan ve elastik kanun kabul edilir ve buna dayanarak, Teşkilatı Esasiyemiz’den doğan siyasi unsurların faaliyeti sınırlanır ve basın kayıt altına alınırsa, halk hâkimiyetinin anlamı kalmaz. Bu kanunun kabulü Cumhuriyet tarihi için bir onur olmayacaktır. İstiklâl Mahkemelerini artık tarihe bırakmak, yüksek Meclis için bir onur olacaktır. İsmet Paşa Hazretleri, İstiklâl Mahkemelerini ıslahat (iyileştirme) aleti zannediyorsa, pek çok aldanıyor.”

Alıntı: Siyasi Dargınlıklar III – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 74 ile 75 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın