Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

Teşkilât Esasiye Kanunu’nun Görüşülmesine Devam Ediliyor. Yani 1921 Anayasası.

İntihap (Seçim) Madde 4.

Ali Rıza Efendi (Batum); (Bu kanun uygulanamaz çünkü halk çok cahil diyor.) “-.. Bir vakit köylü bir Macar neferine sormuştum ki yazı bilir misin? Eseri gaflet ile (bilmeden) sordum, kemali istiğrapla (garip karşılayarak) cevap verdi; Dünyada yazı bilmeyen adam olur mu? dedi….” 

Encümeni Mahsusa Reisi Yunus Nadi Bey (İzmir); “-. Halkı temsil ediyorsanız, halkı cehaletle itham etmeyiniz. .. BMM belki bir mahsulü intihap (seçim ürünü) değildir, fakat BMM her halde bir milli amili inkılaptır (milli emeller devrimidir). (1) Avrupa’da intihabatın (seçimin) nazımı (düzeni) olan bu fırkalar… bizim memleketimizde yoktur. (Fırkalar (partiler) İran’da bile vardır diyor. Encümen: Avrupa’daki fırkaların faydaları olduğu gibi mahzurları da vardır, fırkalar yerine meslek sınıflarını koyalım diyor.)  Avrupa’nın yapamadığı demokrasiyi, bunu kabul etmekle Türkiye yapacaktır. Çünkü Avrupa’da bir takım fırkaların cidali (mücedelesi), diğer tarafta onun fevkinde (üzerinde) bir kapitalizm, bir sermaye tahakkümü (baskısı) vardır ki, intihabat (seçimler) yarı yarıya onun elinde bazicedir (oyuncaktır) ..” (bol miktarda alkış)        

Hasan Basri Bey (Karesi); “-…On sene gazetelerde halka karşı yazı yazdım… İdare memurlarımız halkı bir esir gibi kullanmış, halkın bir kısmı mühimminde (önemli bir kısmında) maalesef (üzüntü ile belirteyim ki) izzeti nefis (onur, haysiyet) bırakmamıştır. .. Halk bu gibi ahval (haller) karşısında mesaili umumiye (genel işler) hususatında (konularında) o derece lakayt (kayıtsız) kalmıştır ki, meselâ intihabatı ele alalım; bugün halk nazarında intihabat bir angaryadır. Artık halk intihaptan usanmıştır. (pek doğru sesleri) Halkı idare mesailinde (işlerinde) sahibi salâhiyettar (yetki sahibi) kılmak için evvel emirde halka idare salahiyetleri bahşedelim (bağışlayalım, verelim). Muhiti mahalli mesaili idariyede (yerel yönetimlerin işlerinde) halka daha vasi (geniş) salahiyetler bahşedelim. Bir kere halk mesaili idariyede sahibi salahiyet olduğunu görür ve bunun faydasını gözüyle görmek bahtiyarlığına vasıl olursa, emin olunuz, o, siyasi mesaili de yani intihabat ve saire mesailinde de bizim boğazımızı sıkarak hakkını alacaktır.” (Mesleki temsile karşı değilim ama bu, kolay tatbik edilemez diyor.)  “Tatbik edemezsek, halka karşı, kâinata karşı gülünç oluruz.” Sf.135

(Görüşmeler devam edecek..)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 130 ile 137 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKA’IN NOTU (1) (1995): Yunus Nadi çok akıllı ve bilgili bir insan. Diyor ki, iki dereceli seçim demokrasi açısından mahzurludur. Ayrıca partilerden bahsediyor.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın