20 Ocak (Kanunusani) 1920 (1337) tarihinde 135. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.
Teşkilâtı Esasiye Kanunu (1921 Anayasa’sı) Hakkında Görüşmeler:
Meclisin görev süresi ile ilgili 5 Madde tekrar encümene gitti.
Madde 6 – BMM’nin Heyeti Umumiyesi Teşrinisani (Kasım ayı) iptidasında (başlangıcında) davetsiz içtima eder (toplanır).
6. Madde Tartışmasız kabul edildi.
(Madde 7 anlaşılması zor bir madde, BMM başlangıcından üç ay sonra, seçim bölgesi adedinin iki katı kadar üye kalır gerisi evlerine gider gibi bir şey.)
Hüseyin Avni Bey; “- Meclis’te kaç kişi çalışacaksa o kadar üye seçilsin. Ne gereği var bunun. …Biz vazifemizi yaptık. Bu Hükümeti tayin edinceye kadardı vazifemiz… Bu milleti yaşatacak yine bu millettir. Sen ve ben değilim. (alkışlar)
Yedinci madde tay’ edildi yani çıkartıldı. Sf.327
(Sekizinci Madde yedinci madde oldu. Meclisin salahiyeti ile ilgili bu madde. Herkes sus pus, Hüseyin Avni Bey konuşuyor:)
7. Madde Görüşülüyor:
Hüseyin Avni Bey; ” … BMM bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) mukadderatı memlekete vaziûlyeddir (memleketin kaderine el koymuştur) Bunun icrasına (yürütülmesi için) bir takım vekiller (bakanlar) tayin eder. Bu vekillerin vazifesi takyit edilmeli (sınırlanmalı). Yoksa BMM’nin vazifesi takyit kabul etmez. O her şeye mutlak hâkimdir. … Vekillerinizin (bakanlarınızın) salahiyetini (yetkilerini) takyit edeceksiniz (sınırlayacaksınız) … Kanun amirdir. Kime? Birincisi kendisine, ikincisi, vekillerine. Evvela vekillerin kanununu yapmalı. … Sen yalnız vekillerine ne salahiyet (yetki) veriyorsun onu tespit et! O salahiyet dâhilinde hareket etmesini emret!”
Mustafa Kemal Paşa; (Paşa, Hüseyin Avni Bey’e katılmıyor. Bu madde savaş ve barış yetkisini de Meclis’e bırakıyor. Diyor ve devam ediyor:) “-Meclisi Âliniz artık bu salahiyetleri bir şahsa bırakmak istemiyor. Kendisi yapmak ve tamamen üzerine almak istiyor. Binaenaleyh bunu ifade etmek lâzımdır.” (alkışlar)
Hüseyin Avni Bey; “Paşa Hazretleri, kanunun birinci maddesinde bilâkaydüşart ifadesi var bu yeterlidir demişti. … İdam kararları neden Meclisçe tasdik olunmuyor? .. daha bu cümleden olarak, terfii rütbe var, tevcihat (rütbeler vermek) var, İcra Vekilleri intihabı (hükümet seçimi) var, ıskat ( görevden alma) var. Iskata dair henüz hiçbir şey yoktur…. Bu madde noksandır.. Padişahın hukuku Meclis’te olsun …” Sf. 332
Mustafa Kemal Paşa; “-…Biz prensip olarak Makamı Hilafet ve Saltanatı kabul ediyoruz. .. İstiyor musunuz bunları bugün konuşmaya karar verelim? (hayır sedaları)
Hüseyin Avni Bey; “-Rica ederim, Padişah’ın hukuku yoktur demiyorum. Padişahın bütün hukukunu biz yapacağız. Onu da Millet bilmelidir. Bu Meclis şudur; Kanuni Esasi yapıyoruz. Sonra hâfi (gizli) Celsede mukarrerat ittihaz ediyoruz (kararlar alıyoruz). Hayır! Bu, aleni celsede müzakere edilmeli. Acaba ne imiş? Bunu herkes bilmeli, değil mi? Nişan, rütbe ve imtiyazı kim verecektir? Meclisi Ali verecektir. Rica ederim kendi salahiyetinizi, talebinizi (Herkes bilir salahiyetini sadaları). Sf. 332
(Reis, müzakerenin kifayetine karar veriyor, Meclisin salahiyetini belirleyen bu maddeye Mustafa Kemal Paşa’nın önerisi ile Şer’i şerif de ilave oluyor, yani şeriat işleri de Meclis’in etkisi içinde olacak. Kemal Paşa Padişah’ın hukukunun Meclis’e verilmesine karşı çıkıyor, çünkü daha sonra bu yetkileri kullanacak, bunu meclisten tekrar alma mücadelesi vermek istemiyor. Hüseyin Avni Bey mücadeleye devam ediyor, bu maddenin encümene gönderilmesi yönünde bir takrir veriyor. Meclis bu takriri kabul ediyor ama tartışma hararetle devam ediyor, müthiş bir mücadele başlıyor.)
Mustafa Kemal Paşa; “-Reis Bey! Ben de hükümet namına bir şey anlamak istiyorum. Müsaade buyurulursa; İfası (yapılması) İradei Seniye’ye (Yani Tanrı iradesinden sonraki ikinci irade yani padişah iradesine) taalluk eden (ilgili olan, ait olan) her şey Meclisi Ali’ye gelecektir buyuruluyor. Bir defa, bugünkü vaziyetimize göre hangi hususâtın (konuların) İradei Seniye’ye iktiranı (gitmesi) lâzım gelecektir ve hangisi gelmeyecektir bu, malum değildir (bilinmemektedir). İkincisi; Bugün ameliyat (yapılan işler) ve icraatı, mesul zevat (sorumlu kişiler) ifa etmektedir (yürütmektedirler). Meselâ, kaymakam tayini gibi, mutasarrıf tayini gibi, sefir (elçi) tayini gibi vs. Eğer bunları Heyeti Vekile’den (hükümetten) hemen nez hâl’ ediyorsanız (kesip alıyorsanız) evvela Heyeti Vekile noktai nazarını (Hükümetin bakış açısını) dinlemek faideli (yararlı) olacağı kanaatindeyim. Çünkü bu kayıt ve şartta ihtimal ki bu dakikadan itibaren, ben de dâhil olduğum halde Heyeti Vekile vazifesinde devam edemez. Belki Heyeti Âliye’niz içerisinde, meselâ Hüseyin Avni Bey arkadaşımız vardır ki bu kuyut (kayıtlar) ve şurut (şartlar) ile Hükümeti deruhte etmeye (sorumluluğu üzerine almaya) cesaretyâb olabilir.”
Hüseyin Avni Bey; “-Efendim! Bendeniz size şurada berat (yazılı belge) veririm ki, ne Heyeti Vekile’ye girmek istiyorum ne de hiçbir şey olmak istiyorum. İhtiras bende yoktur. Bu; bir Kanunu Esasidir.”
Mustafa Kemal Paşa; “-Mesuliyeti deruhte etme (sorumluluğu üzerine alma) meselesi.”
Hüseyin Avni Bey; “-Bu Kanunu Esasiyi (Esas kanunu, anayasayı) yaparız. O şerait (şartlar) dâhilinde kim kabul ederse o gelir. Gidenlere uğurlar olsun. (şiddetli gürültüler)”
Mustafa Kemal Paşa; “İşte! Pekâlâ, biz gideriz zatı âliniz gelirsiniz.”
(Reis değişiklik önergelerini oylayıp maddeyi encümene (komisyona) gönderdi) Sf.334
Encümen Namına Vehbi Bey (Karesi); “-Karahisarışarki Mebusları Mustafa ve Mesut Beylere ait takrirde (önergede), Kanunu Esasi (anayasa) ve kavanini sairei mevcude (diğer mevcut kanunlar) ahkâmınca (hükümlerine göre) iradei seniyeye (padişah iradesine) muhtaç olan mevaddın kâffesi (maddelerin tamamı) BMM’nin tasdiki (onayı) ile infaz olunur (uygulanır), şeklindedir. Bu durumda burada bir kaymakamın tayini bile Meclis’i meşgul eder .. biz bu kanuna bir madde ekleyerek, Heyeti Vekîle’nin vazife ve mesuliyeti (sorumluluğu) kanunu mahsus (özel kanun) ile tayin edilir, diyelim. (Kabul sesleri)
Selahattin Bey (Mersin); (Albay, Çolak Selahattin Meclis’te ilk defa konuşuyor, çok kısa.) “-…Siz zaman kazandırmak istiyorsunuz!”
(Çok tartışılan maddenin son şekli şu hale geldi:)
Madde 7- Ahkâmı Şeriye’nin tenfisi (Kanun hükmünün yönetilmesi), umum (genel) kavaninin (kanunların) vaz’ı (yapılması), tadili (değiştirilmesi), feshi ve muahede (anlaşma) ve sulh akdi (barış anlaşması yapılması), ve vatan müdafaası ilanı gibi hukuku esasiye BMM’ne aittir. Kavanin (kanunlar) ve nizamat (düzenlemeler, yönetmelikler) tanziminde (düzenlenmesinde) muamelatı nasa erfak (insanların işlemlerinde eşlik eden), ihtiyacatı zamana evfak (zamanın ihtiyacına daha uygun) ahkâmı fıkhiye (dini hükümler) ve hukukiye ile adap (terbiye, edepler) ve muamelat (işleyiş) esas ittihaz alınır (öne alınır). Heyeti Vekîle’nin (hükümetin) vazife ve mesuliyeti (sorumluluğu) kanunu mahsus (özel kanun) ile tanzim edilir (düzenlenir). (1)
Madde 8- BMM Hükümetinin inkisam eylediği (böldüğü) devairi kanunu mahsus mucibince (işlerini yürütmek için çıkacak olan özel kanunu gereğince) , intihapkerderi (seçilmiş) olan vekiller vasıtasıyla idare eder. Meclis icrai hususat (yürütme konuları) için vekillere veçhe tayin eder (yön verir) ve ladelhace (hacet halinde, ihtiyaç olunca) bunları tebdil eyler (değiştirir).
Madde 8 tartışmasız kabul edildi.
Madde 9- BMM Heyeti Umumiyesi tarafından intihap olunan (seçilen) reis, bir intihap (seçim) devresi zarfında BMM’nin Reisidir. Bu sıfatla Meclis namına imza vaz’ına ve Heyeti Vekile (hükümet) mukarreratını (kararlarını) tasdike (onaylamaya) salâhiyettardır (yetkilidir). İcra Vekilleri Heyeti içlerinden birini kendilerine reis intihap ederler. Ancak BMM Reisi Heyeti Vekîle’nin de Reisi tabiisidir.
Kabul edildi. (Meclis’ten çıt çıkmadı.)
(Geçici Madde; Mevcut Meclisin gayesine ulaşmasından sonra seçimle ilgili hükümler devreye girecektir. . Bu da kabul edildi.) Sf.337
Madde 5 – BMM’nin iki yılda bir seçileceğini bir yıl da temdit edileceğini (süresini uzatabileceğini) kararlaştırıyor. Sf.338
Ragıp Bey (Kütahya); “-…Biz vazifei tarihiyemiz (tarihi vazifemiz) hitam bulduğu (son bulduğu) zaman bu dakikadan itibaren şanımızla şerefimizle memlekete ettiğimiz hidemat (iyi hizmet) ile gönlümüz iftiharla dolu olduğu halde işin başında kolaylıkla çekilme yollarını aramaklığımız lâzım gelirken, kendimizi böyle demir kazıklarla çakmamız her halde vazifei tarihiyemize şimdiden isyan demektir. (gürültüler, patırtılar, alkışlar)”
Teşkilâtı Esasiye Kanun’u 1921 Anayasa’sı Tamamıyla Kabul Edildi Sf.339
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 7 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 135, Celse: 1, – Sf. 330 ile 339 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Mustafa Kemal de bu sırada Meclis’te bulunuyor, sert çıkışından sonra itirazlar ortadan kalktı, askeri bir disiplin ile maddeler geçmeye başladı.
Yorum bırakın