1 Mart 1921 (1337) tarihinde 1. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa Hazretleri
Birinci Devrenin İkinci Yılının Açılış Nutku;
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “- .. Demircili Mehmet Efe ve Ethem ile kardeşlerinin hıyanetlerine şahit olduk. .. (Anadolu hocalarının fetvalarına özel teşekkür ediyor.) Şarkta Ermenistan muzafferiyetini kazandık ve garpta Yunanlıları mağlup ettik (alkışlar) (Şehitlere Fatiha okuyalım diyor ve okunuyor.) … bir milletin serkârı idaresinde (işinin başında) bulunan müdirânın da (idarecilerin de) ihtirasat (hırslar) ve münakaşatı şahsiye (kişisel tartışmalar), vazifei milliye ve vataniyenin (milli ve vatani görevin) müstelzem olduğu (gerektirdiği) hissiyatı âliyeye (yüce hislere) galebe (üstün gelme) derecesini bulduğu memleketlerde, inhilal (küçülme ) ve inkıraz (çöküş) gayri kabili itirazdır (itiraz kabul etmez).”
Tunalı Hilmi Bey; “-Paşa! Paşa! Senin tebrik ettiğin millet namına (adına) ben de seni, senin ululuğunu tebrik ediyorum“.. (alkışlar) (1)
İstiklal Marşı’nın Kabulü Hakkında Görüşmeler;
Hamdullah Suphi Bey (Antalya); “-…Birçok şiirler geldi. Arada yedi tanesi en fazla evsafı haiz (vasıflı) olarak görülmüş ve ayırılmıştır. .. Yalnız vekâlet yapmış olduğu tetkikatta (araştırmada) fevkalade bir şiir aramak lüzumu hissettiği için ben şahsen Mehmet Akif Beyefendiye müracaat ettim ve kendilerinin de bir şiir yazmalarını rica ettim. Kendileri çok asil bir endişe ile tereddüt gösterdiler. Bilirsiniz ki bu şiirler için bir ikramiye vaat edilmiştir. .. bundan çekindiklerini izhar ettiler (belirttiler, açık ettiler) . … Bu şartla büyük dini şairimiz bize fevkalade nefis bir şiir gönderdiler .. intihabı size aittir. “
(İstiklâl Marşı Şiirin on kıtası da alkışlarla okundu. Sürekli alkışlar.)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene;2, İçtima; 1, Celse: 1, – Sf. 4 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Mazhar Müfit Bey, İnönü kahramanı İsmet’e Meclis adına teşekkür ediyor. İsmet’te ordusunu övücü bir konuşma yapıyor. Sf.8
BAKKAL’IN YORUMU (2009): Ödülü kabul etmeyen Mehmet Akif Ersoy’a Türkiye ne yapmış acaba? Bakalım; Çetin Altan’dan bir anı; 1970’li yıllarda Milliyet gazetesindeki odasına perişan kılıklı bir insan girer, Sekreteri Emin Ersoy olduğunu söylediği için onu ağırlıyor, buyur ediyor, Emin ise ondan parasal yardım isteyince, Altan cüzdanını ona veriyor. Çetin Altan, Akif’in şiirlerine konu olan oğlunun bu durumundan çok etkileniyor, günlerce üzüntü yaşıyor. Bir kaç ay sonra Milliyet Gazetesinde bir haber okuyor, Emin Ersoy isminde kimsesiz birisi Beyoğlu’nun sokaklarından birinde soğuktan ölmüş vaziyette bulunmuş ve belediyenin çöp kamyonunun arakasında götürülüyor. Akif, Anadolu’ya geçtiği zaman ailesini Kayseri’ye yerleştirmiş. Oğlu Emin annesinin itirazına rağmen Ankara’ya gelmiş babası ile cephede bulunmuştur. Baytar yani veteriner hekim olan Mehmet Akif Bey savaştan Cumhuriyetin ilanından sonra bazı insanlar gibi yeni düzenden korkarak yurtdışına, Mısır’a kaçmış. Oğlu Emin ise Askeri okul öğrencisi iken arkadaşlarına Kur’an okuduğu için hem okuldan atılmış hem de mahkûm olmuş. Bir arkadaşının yardımıyla cezaevinden kaçarak yurtdışına çıkmış. Sonra af nedeni ile Türkiye’ye dönmüş ancak, hem iş bulamamış hem de derbeder bir hayat sürmüştür. Bu konu da incelenmelidir.)
Yorum bırakın