Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

16 Şubat 1338 (1922) tarihinde Hafi (Gizli) İçtima: 160. Celse:3 Gizlidir; Birinci Reis Vekili Musa Kâzım Efendi.

3.Celse Hafidir (Gizlidir) Birinci Reis vekili Musa Kâzım Efendi.

1337 Bütçe Görüşmeleri Gizli İçtima, Gizli Celse 3

Aşağıdaki Notlar; TBMM GCZ II- (Sf. 816 ile 821 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Hasan Bey (Maliye Vekili) (Trabzon); (Tekâlif-i milliye emri gereği her kazada, her mahalde Tekâlif-i Milliye Komisyonları kuruldu diyor.) (Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var.)  “… Alabildiğim hesabatın yekûnu (hesapların toplamı) altı milyon küsur bin liraya bâliğ oluyor. Beş yüz kiloya kadar tahılı olan kişiyi Tekâlif-i Milliye’den muaf (hariç) tutmuşlar. Eğer yanlışlıkla alınmışsa bunu mubayaaya (satın almaya) çeviririz. .. İhtimâl ki suiistimalât eden (yolsuzluk yapan) vardır. .. Tekâlif-i Milliye Komisyonları aldıkları mal mukâbilinde (karşılığında) sahibine kuruşlu mazbata (fiyatlandırılmış tutanak) vermemişlerse vazifelerini suiistimal etmişlerdir (görevlerini kötüye kullanmışlardır). … Müdafa-i Milliye Vekâleti (Milli Savunma bakanlığı) aşar mültezimlerinden (mültezimler; aşar vergisini devlet adına toplayan bir çeşit müteahhitler) parası mukâbili (karşılığında) alınan zahireleri (depolanmış erzakları) de Tekâlif-i Milliye’ye dâhil hesap ettikleri için onların hesabı 12,5 milyon çıkmıştır. … henüz ihtiyaç görülmediğinden ve alınacak olursa o eşyayı muhafaza edecek yer bulunmadığından, müşkülattan (zorluklardan) dolayı sahiplerinin elinde ipka edilen (sahiplerinin elinde bekletilen) eşya da vardır.” (Bilhassa küçükbaş hayvan, canlı hayvan hakkında bu uygulanmış. Sahiplerine zimmet kayıt edilmiştir diyor.)

Hatem Bey (Çorum); “-Memurini askeriye de suiistimal etmiştir. Bunlar nereye sarf edildi?”

Hasan Bey (Maliye Vekili); (Önemli; Tekâlif-i milliye, tekâlif-i harbiye olarak düşünülmeli diyor. Yasalarda tekâlif-i harbiye var. Ona göre ordunun ihtiyacı olan mal makbuz karşılığı vatandaştan alınır, harbin bittiği yıldan sonraki yıl bu bedeller ödenir. Tekâlif-i harbiye kelimesi kötü bir tesir bırakmıştı. Bu yüzden tekâlif-i milliye oldu diyor.)” ..Zaten Meclis’ten geçmiş bir kanun değildir. Başkumandanlığa vermiş olduğunuz salahiyete istinaden (yetkiye dayanılarak) yapılmış bir şeydir. … suiistimallerinin (yolsuzluklarının) izini bile bulmak imkânı yoktur.... ” (TBMM GCZ II -Sf.816)

Şükrü Bey (Bolu); “-Yani fıkaray-ı halktan alınan dâhil değil de tüccardan alınan dâhil.”

 … Lütfü Bey (Malatya); “- … Müdafa-i Milliyeye verdiğiniz bu kadar ağnama (koyunlara) karşı halâ Müdafa-i milliye bugün et’i kontratla (ihale ile) idare ediyor.” 

…. Hüseyin Avni; “-… her halde böyle Başkumandanlık Kanunu gibi .. Tahripkâr (tahrip edici yok edici) bir karara lâkayıt (kayıtsız) kalmışsınız. (Hüseyin Avni Bey Başkumandanlık Kanunu görüşülürken ben yoktum diyor. Ama ..) Hatamı itiraf ediyorum; çırılçıplak milletin malı soyulurken burada lakayt kaldım.  … Her evden bir kat çamaşır aldınız, .. cebren gidip aldınız ve buna teberru (bağış) dediniz. .. Jandarma giriyor zorla yorganı söküp alıyordu. Buna teberru mu (bağış mı) derler?”  (TBMM GCZ – Sf. 821)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 16 (7.01.1922 / 12.02.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi İçtima; 160, Celse: 3 Hafidir (Gizlidir): (TBMM GCZ II- Sf. 816 ile 821 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , ,

Yorum bırakın