Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

   12 Nisan 1338 (1922) tarihinde Hafi İçtima: 25, Bütün Celseler Hafidir (gizlidir): 1

  Aşağıdaki notlar TBMM GCZ III (Sf. 219-240) kitabından birebir alınmıştır

  Cemil Bey (Kütahya); “-Müskirat (alkollü içeceklerin yasaklanması) Kanunu’nun tatbikinden (uygulanmasından) sonra 80 ila 150 kuruşa satılan içki, 400-700 kuruşa kadar satıldı ve içildi ve bundan yine çoğunluğu Pontus’çu, Yunan’cı ve gayrimüslimler yararlandı. Biz bunun imalini (üretimini) yasaklayacağımıza tüketimini yasaklayıp kilosundan 2 ila 2,5 lira vergi alırdık. 7-8 milyon lira gelir getirmez miydi?”

Besim Atalay Bey (Kütahya); “- … Enver Paşa seferberliğinde (Birinci Dünya Savaşından söz ediyor) halkı soydu, namusunu da bitirdi. Fakat hiç olmazsa halkın cebine beş-on banknot (kâğıt para) sokuldu. Fakat biz bugün onları da emdik, o zamandan sağ kalan gençleri erittik. …”

Yahya Gâlip Bey (Kırşehir); “-..Tekâlif-i Milliye’ye (1) Meclisiniz karar vermemiştir. (Başkumandan vermiştir sadaları) .. Efendiler tüccardan 40 paralık mal aldınız 40 kuruş zam etti. … Bizim teşrii (yasama) hakkımız keenlemyekûndür (yoktur) hiçbir vakit bunu icra ettiğimizi bilmiyorum. …” 

Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-Tekâlif-i Milliye (1) tatbikatı (uygulaması) rica ederim, caiz midir (doğru mudur)? Bir kadının donunun alınması, kaşıkla yağ alınması.. sorarım size efendiler, rica ederim, bu tarzda muamele (işlem) yapılırsa bu halktan gömleğini sonra nasıl isteyebilirsiniz.” 

İsmail Suphi Bey (Burdur); “-Lenin üç yıl sonra diyor ki; biz Bolşevizm’i üç sebepten dolayı uygulayamadık. Birincisi her şeyi yaparız demekliğimiz, ikincisi bilgisizlik, üçüncüsü suiistimaldir (yolsuzluktur.)“… (2)

Mazhar Müfit (Kansu) Bey (Kırşehir); “- .. Var mıdır efendiler, Tekâlifi Milliye emrinde bir köyün evine girip bir kalıp sabun almak?…. Poyraz Köyünden bir kadın ağlayarak anlatıyor. Kadının ayağındaki donunu alıyorlar ve kadın ağlayarak işte donum yok dedi. Kırk harami bir çıplağı soyamaz.”

 …Mazhar Müfit Bey (Kırşehir); “-.. Ayağınız sürçtü mü Kayseri’ye gidemezsiniz, gidemeyiz.  ..keserler bizi, bunu iyi biliniz (doğru sesleri) .. Köylü eğleniyor bizimle bugün. Diyor ki; Köylü Milletin efendisidir diyorsunuz, biz böyle şeylere kanar mıyız? “Ulan” diyor bana, “biz efendi isek jandarma gelip arabamı sopa ile almaz.” (TBMM GCZ III Sf. 240)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 19 (6.04.1922 / 6.05.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, Hafi İçtima; 25, Celseler Hafi (TBMM GCZ III Sf. 219-240 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) Tekâlif; Osmanlı da bir tür vergi, ne amaçla alınırsa o amaca harcanma ve vatandaşa iade edilme şartı var. Başkumandanlık emri ile halktan Tekâlifi Milliye alındı ama iade edilmedi.

BAKKAL’IN YORUMU (2) (1996): İsmail Suphi Bey sosyalist ve bilgili bir kişi.

Posted in , , , , , , , , ,

Yorum bırakın