14 Ekim 1338 (1922) tarihinde İçtima: 119, Celse:1, Reisisâni Dr. Adnan Beyefendi
Ermeni Tehciri Nedeni İle İdam Edilen Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey’in Ailesine Maaş Bağlanması Hakkındaki Kanun Kabul Edildi. Sf.405
Meclis Tehciri Takdis Ediyor;
“Madde 1– Şehid-i milli (milli şehit) Boğazlayan Kaymakamı esbâkı (eski kaymakamı) Kemal Bey’in zevcesi (eşi) Hatice Hanım’la Kerimeleri (kızları) Müzehher ve Müşerref hanımlara ve mahdumu (oğlu) Adnan Bey’e Hidemat-ı Vataniye (vatana hizmet) tertibinden beşer yüz kuruş itibâriyle (olacak şekilde) şehrî (aylık) 2 bin kuruş maaş tahsis edilmiştir.” Sf.428
1908 İttihat ve Terakki İhtilâlinin Liderlerinden Atıf Bey Malta’da Vefat etmiş Onun da Ailesine Maaş Bağlandı.
(Bu kanun okunurken Hüseyin Avni Bey Protesto kabilinden bağırıyor.)
Hüseyin Avni; “-Yaşasın ittihatçılar! ” (handeler!) Sf. 408
Yahya Kaptan’ın (1) Ailesine de Maaş Bağlanması Hükümet Tarafından Teklif Ediliyor. Sf.408
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 23 (13.09.1922 / 16.10.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 119, Celse: 1, – Sf. 405 ile 408 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Eş zamanlarda yaşamış olan Yahya kaptan ve Yahya Kâhya farklı kişilerdir.
YAHYA KAPTAN (1891 – 9 Ocak 1920): Makedonya’nın Köprülü kasabasında 1891 yılında doğdu. İttihat ve Terakki’nin ünlü silahşoru Yakup Cemil ile Irak Cephesi’nden dönerken tanışan Yahya Kaptan, onun idealizminden, coşkusundan, diriliğinden oldukça etkilendi. 1916 yılında hep Yakup Cemil ile İstanbul’da yeni bir kabine kurmak için yaz aylarında başlattıkları baskın başarısız oldu. Yahya Kaptan, eski İttihatçıların kurduğu gizli bir örgüt olan Karakol Cemiyeti’nin Menzil grubuna katıldı. Daha sonra Kemal Paşa’nın Sivas Kongresindeki tüm birliklerin tek çatı altında birleşmesi kararına uyarak kendi askerî kuvvetleriyle birlikte Kuvayı Milliye’ye geçti. Bunun üzerine çok mutlu olan Atatürk, Yahya Kaptan’ı onurlandırdı ve onu halka tanıttı. O dönemde, bu olay Kuvâyı Milliye için büyük bir kazanım oldu. Bu sırada durumdan memnun olmayan İttihatçılar kendi saflarındaki bu çözülmenin önüne geçmek için İstanbul’daki dönemin gazetelerinde, “Kuvâyı Milliye’de böyle bir eşkıyanın var olmasının yanlış olduğu; bu durumun Kuvâyı Milliye için bir kara leke olduğu” gibi karalayıcı yazılar çıkardı. Bu haberlerden bir süre sonra da Yahya Kaptan, İttihatçılar tarafından ele geçirildi ve ensesinden yediği kurşunla 8 Ocak 1920’de öldürüldü.
YAHYA KÂHYA: Trabzonludur. Trabzon kayıkçılar kethüdası yani kâhyasıdır. Denizle olan bağı nedeniyle hem Yahya Kaptan hem de Yahya Kâhya olarak bilinmektedir, bunun içindir ki Yahya Kaptan ile karıştırılmaktadır. İttihat ve Terakki yanlısı olan Yahya Kâhya, Enver Paşa taraftarlığıyla bilinirdi. İttihat ve Terakki yönetimine karşı olmasıyla tanınan ve Komünist Parti taraftarı Mustafa Suphi’nin ölümünden de sorumlu olduğu söylenmektedir. Yahya Kâhya Çetesi Trabzon’da konuşlanmış ve yaklaşık 3.000 silahlı milisten oluşmaktadır. Enver Paşa’nın Anadolu’ya geçme girişimlerinde baş aktör Yahya Kâhya ve çetesidir. Yahya Kâhya düzenli orduya katılmak istememiştir. Yahya Kâhya Mustafa Suphi hadisesi nedeniyle Karabekir’in emriyle 1921’de tutuklanıp, Sivas’ta yargılanır ve beraat eder. Daha sonra Yahya Kâhya ‘Sanki ben bu işi tek başıma mı yaptım, çok üstüme varırlarsa her şeyi açıklarım’ demeye başlar… Yahya Kâhya bir yıl kadar sonra 3 Temmuz 1922’de faili meçhul bir cinayete kurban gider. Cinayeti Topal Osman’ın işlediği şayiası yayılır. Zira olay yerinde iki sabıkalı adamı görüldüğünden bu iş Osman Ağa’ya nispet edilmiştir. Laz Topal Osman ile Karadeniz’de Rumlara karşı çok katliamlar yapmış birisidir.
Yorum bırakın