Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

1 Teşrinisani (Kasım) 1338 (1922) tarihinde İçtima: 130. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

Rıza Nur’un Saltanatın İlgası İle İlgili Takririnin (kanun teklifinin) Altıncı Maddesi Genişletiliyor;

            “TBMM Riyâset-i Celile’sine;

30. Teşrinievvel (Ekim) 1338 tarihli takririn altıncı maddesinin berveçhiati (aşağıdaki gibi) tadilini (değiştirilmesini) teklif eyleriz.

Madde 6- Hilafet, Türklere, Hanedan-ı Âli Osman’a aittir. Türkiye Devleti Makam-ı Hilâfetin istinatgâhıdır (Hilafet makamının dayanağıdır). Halifeliğe TBMM tarafından, bu Hânedânın ilmen ve ahlâken eslah ve erşed olanı intihâb olunur(iyi, elverişli ve reşit olanı, dinin kurallarına uyan ve yerliliğini ispatlamış olan seçilir). TBMM Hükümeti hakk-ı meşrû (yasal hakkı) olan makam-ı Hiâfeti (Hilafet makamını) esir bulunduğu ecnebiler elinden kurtarır.” Sf. 304  

Saltanatın İlgası (kaldırılması) İle İlgili Kanun Hakkında Bir Tadil Takriri (değişiklik teklifi) de Hüseyin Avni Bey ve Arkadaşları Tarafından Verildi.  

“Riyâset-i Celile’ye Yüce Meclis başkanlığına); Esbab-ı mûcibesi (gerekçesi) şifahen (sözlü olarak) arz edilecek olan mevadd-ı âtiyenin (aşağıdaki maddenin) kabulünü Teklif ederiz;

  1- Teşkilâtı Esasiye Kanunu’yla (1921 Anayasasıyla) Türkiye Halkı, hukuk-u hâkimiyet ve hükümrânisi (egemenlik ve hükümranlık hukuku) mümessil-i hakikisi (gerçek temsilcisi) olan TBMM’nin şahsiyet-i mâneviyesinde (manevi kişiliğinde), gayr-ı kabil-i terk ve ferâğ olmak (terk edilmemek ve vaz geçilmemek) üzere temsil ve bilfiil istimâle (temsil edilme ve bizzat kullanılmaya) ve irade-i milliyeye (milli iradeye) istinat etmeyen (dayanmayan) hiçbir kuvvet ve heyeti tanımamaya karar verdiği cihetle (bakımından), Misâk-ı Milli hudutları dâhilinde TBMM hükümetinden başka şekli hükümet tanımaz.  16 Mart 1336 1920 (Meclisi Mebusan’ın kapandığı gün) tarihinden itibaren, hâkimiyet-i şahsiyeye (kişisel egemenliğe) müstenit olan (dayanan) İstanbul’daki şekli Hükümeti (hükümet şeklini) tarihe müntakil addetmiştir. (tarihe naklolmuş kabul etmiştir.) 

  2- Hilâfet, Türkiye Devletine ve Hânedan-ı Âli Osman’a (Osmanlı ailesinden gelenlere) ait olup, Halifeliğe TBMM tarafından bilahare evlâdiyet usulüyle intikâl etmek üzere (babadan oğula geçmek üzere), bu Hânedânın ilmen ve ahlâken erşed ve aslah olanı (dinin kurallarına uyan ve yeterliliğini ispatlamış olanı) nisab-ı müzakerenin (görüşme yeter sayısının) sülüsan-ı ekseriyet-i ârâsıyla (üçte birinin çoğunluğu ile) intihâb olunur (seçilir). Makam-ı Hilâfetin istinatgâhı (dayanağı) ancak Türkiye Devletidir.  (İmzalar) Hüseyin Avni, Selahattin, Hakkı Hâmi, Süleyman Necati (Erzurum), Nâdir (Isparta), Vasıf (Sivas), Sıtkı (Malatya), Hüseyin (Erzincan), Besim (Kastamonu), Sırrı (Siverek), Hacı Gâlip (Malatya), Bahri (Yozgat), Yusuf Ziya (Mersin), Mehmet Şükrü, Mustafa (Dersim), Sırrı (Ergani), Şükrü (Canik), Atıf (Bayezit), Sırrı (İzmit), Sıddık (Çorum), İsmail (Erzurum), Ömer Lütfü (Karahisarısahip), Osman (Lazistan), Sf.305 

Rıza Nur’un Saltanatın İlgası İle İlgili Takririnin Altıncı Maddesi Genişletiliyor;

(Hüseyin Avni takririmi izah edeyim derken Reis kürsüsüne Mustafa Kemal Paşa geçti;) 

Reis Gâzi Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “- ..Türk milletinin cedd-i âlâsı (yüce atası) olan Türk nâmındaki (adındaki) insan, ikinci ebülbeşer (insanoğlunun ikinci atası olan) Nuh Aleyhisselâmın oğlu Yafes’in oğlu olan zattır. .. Mazhar-ı Nübüvvet ve Risâlet olan (Peygamberliği açık olan) Fahr-i âlem efendimiz bu kütle-i Arap içinde Mekke’de dünyaya gelmiş bir vücûd-u mübarek (kutsal bir vücut) idi.  Ey Arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür …. Cenabı Peygamber, hatem-ül enbiya (son nebi) olmuştur ve kitabı, kitab-ı ekmeldir (tamamlanmıştır). Son peygamberimiz olan Muhammet Mustafa sallallahu aleyhi vesellem 1394 sene evvel Rumi Nisan içinde, Rebiyülevvel ayının 12. pazartesi gecesi sabaha doğru, tanyeri doğdu, gün doğmadan ..  bugün o gündür. İnşallah bu hayırlı tesadüftür. .. Yüzü nûranî, sözü ruhani, reşid ve rüyette bi bedel (görüşte eşsiz), sözünde sadık ve hâkim ve mürüvvetçe (insanlık, iyilik yardımseverlik olarak) saire fâik (herkesten üstün) olan Muhammet Mustafa, evvelâ bu evsaf-ı mahsusa (özel vasıflar) ve mütemeyyizesiyle (sivrilmesi ile) kabilesi içinde Muhammed-ül emin oldu. Zât-ı Risâletpenâhî, yarıgârı olan Hazret-i Ebubekir’den şahsen çok hoşlanırdı. .. Hakikaten emr-i hilâfet, milel-i İslamiyece (halifelik, İslam milletlerince) en büyük bir maslahattır (iştir). Çünkü efendiler Hilafet-i Nebeviye (peygamber halifeliği) ehl-i İslam (İslam halkları) arasında râbıta (bağ) olan bir emânettir ve ehl-i İslâm’ın kelime-i vahide üzere içtimalarını (tek kelime ile toplanmalarını) temin eden bir emânettir. (Devamla, İslam devleti genişledikçe halifelik işlevi yetersiz kaldı. Hazret-i Ömer’in bir koyun çalınsa korkarım ki benden sorulur konusunu da anlatıyor. Ve adeta hutbe okuyor: ) .. Evet Hazret-i Ömer Radiyallahûanh (Allah ondan razı olsun) artık Hilafet unvanı altında tarz-ı emânetin (bu halifelik emanetinin) bir devlet idaresine nakâfi (yetersiz) olduğunu .. bütün mânâyı şamiliyle (kapsadığı bütün anlamı ile) idrak eylemişti. .. Ömer, emânet, devlet ve millet işini meşverete (danışmaya) havale etti. .. (Hazret-i Osman acze düştü. Onun etrafını sardılar eşinin önünde şehit ettiler diyor. Devam ediyor..)  Hazret-i Ali kerremullahü veçhehu (Allah yüzünü ak etsin) makam-ı hilafete getirildi. Muaviye Hazret-i Ali (kerremullahü veçhehu) nun hilafetini tanımıyor ve bilakis onu hun-u Osman (Osman’ın kanlısı olmakla) ile itham ediyordu (suçluyordu). .. Merkez-i faaliyeti Irak’ta bulunan Hilâfet-i Abbasiye’nin (Abbasi halifelerinin) mevcudiyetine rağmen Endülüs’te dahi halife-i Resulüllah ve emirül müminin (Resulün halifesi ve Müslümanların emiri) unvanlarıyla asırlarca saltanat sürmüş hükümdarlar mevcuttu. .. Makam-ı Hilâfet mahfuz (saklanmış, korunmuş) olarak onun yanına hâkimiyet (egemenlik) ve saltanat-ı milliye makamı ki Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Elbette yan yana durur.  (Osmanlının sonlarına doğru geliyor.) ..  bu tekmeyi vurdurmak için bir hâin, bişuur (şuursuz), biidrâk (idraksiz) bir hain lâzımdı. .. O kim olabilirdi? .. Türkiye Devleti’nin istiklâline hâtime (nihayet, son) veren, Türkiye halkının hayatını, nâmusunu, şerefini imha eden Türkiye’nin idam kararını ayağa kalkarak bütün endâmıyla (vücuduyla) kabul etmek istidadında (yeteneğinde) kim olabilirdi? (Vahidettin, Vahidettin sedaları) .. Maatteessüf (üzülerek söyleyeyim ki) bu milletin hükümdar diye sultan diye, padişah diye Halife diye, başında bulundurduğu Vahideddin. (Allah kahretsin sadaları) .. Hilâfet makamının asırlarca müddet, saltanat makamıyla yan yana fakat ayrı ayrı bulunduğunu gördük. Bugün dahi saltanat ve Hilâfetin yan yana bulunabilmesi en tabii halattandır (durumlardandır). .. bikudret (kudretsiz, güçsüz) veya mülteci (yabancı ülkeye sığınmış) bir şahıs-ı aciz değil, istinatgâhı (dayanağı) Türkiye Devleti olan bir şahsı âli (yüce kişi) oturacaktır.”

Rıza Nur’un Saltanatın İlgası İle İlgili Takririnin Altıncı Maddesi Genişletiliyor;

(Hüseyin Avni takririmi izah edeyim derken Reis kürsüsüne Mustafa Kemal Paşa geçti.  Ve nutuk vermeye devam ediyor)

Reis Gâzi Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Bundan sonra makam-ı Hilâfeti dahi (hilafet makamı bile) Türkiye Devleti için ve bütün âlem-i İslam için ne kadar feyz-i bâr (ilim yükü) olacağını da istikbal bütün vuzuhuyla (açıklığıyla) gösterecektir.”

(Paşa, bu iki üç takriri bir an evvel karara bağlayın diye konuşmasını bitiriyor. Ve takrirleri müzâkereye açmadan Hüseyin Avni Bey’in takririni encümene gönderelim diyor. Ziya Hurşit bir kişinin kararıyla olmaz bunu görüşelim diyor. Hüseyin Avni’nin bir takriri daha var bunları üçünü de Kanunu Esasi Encümenine gönderelim diyor. Gürültüler çıkınca celseye ara veriliyor.)

2. Celse: Birinci Reis Vekili Dr. Adnan Beyefendi

Saltanatın İlgası Yani Kaldırılması Müzâkeresine Devam Ediliyor:

Muhalefet dinlenilmeden Saltanat Kaldıran Kanun’un Maddeleri Kabul Edildi, Şimdi Tamamı Oya Sunulacak:

(Reis Dr. Adnan Bey de “usul yoktur” diyor ve usul hakkında konuşmak isteyenlere söz hakkı vermiyor. Ve alelacele Encümenden gelen mazbatayı okuyor.) 

            “Riyaset-i Celile’ye;

  Türk Milleti saray ve Babıali’nin hıyanetini gördüğü zaman Teşkilat-ı Esasiye Kanun’u (1921 Anayasa’sını) ısdar ederek (ortaya getirerek) onun birinci maddesiyle hakimiyet-i Padişahiyi Padişah egemenliğini) alıp bizzat millete .. vermiştir. Sf.313  ..o zamandan beri Osmanlı İmparatorluğu tarihe intikâl edip (nakil olup) … yerine asıl halk kütlesinin ve köylünün hukukunu himaye saadetini tekeffül eden (korunması ve mutluluğunun kefili olan) bir halk Hükümeti idaresi tesis ve vaz’ edilmiştir (kurulmuş ve açıklanmıştır).” (Her iki takriri birleştirip bir bütün hâline getirdik diyor.)  Reis; (Kırşehir) Müfit, Mazbata Muharriri; Yunus Nâdi, Kâtip; (Biga) Hamit, Ragıp (Kütahya), Adliye Encümeni (Isparta) Tahsin, (Diyarbekir) Hamdi, Adliye Encümeni Mehmet Şükrü, Ali (İçel), Celal Nuri (Gelibolu), Refik (Konya), Sabit (Kayseri), Ali Süruri (Karahisarı şarki), Nusret Efendi (Erzurum), Sf.314  

(Mustafa Kemal, Tayin-i Esami (isim okunarak oylama yapılmasını) istiyorlar,  diyor. Buna gerek yoktu, ben herkesin bu kanunu kabul edeceğine inanıyorum diyor.) 

Hüseyin Avni; “-.. Biz koyun sürüsü değiliz. Bizi çobanların taksimatı gibi memleketimizi taksim ettirmeye, iradelerle (buyruklarla) insanları öteye beriye sürüklemeye, bunlara nihâyet verdik. Harbi de bu dimağ (bilinç) yapacak, sulhu de bu dimağ (bilinç) yapacak, ipi de bu dimağ çekecektir. (Bravo sadaları)” 

(Saltanatı ilga eden yani ortadan kaldıran kanun kabul edildi. Ziya Hurşit muhalifim diye bağırdığı halde söz hakkı verilmedi. Rauf Bey o gece ve yarının bayram ilan edilmesini söylüyor.) Sf.316

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 24 (18.10.1922 / 18.11.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 130, Celse: 1, – Sf. 304 ile 316 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın