Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

25 Ocak 1339 (1923) tarihinde İçtima: 180, Celse:1,  Reisisani Ali Fuat Paşa  

Kürt Mebusların Lord Curzon’a Cevabı:

Lord Gurzon Lozan Konferansı sırasında, Meclisteki Kürt Mebuslarının câhil olduklarını ve onları Kürt halkının değil de Kemal Paşa’nın seçtiğini söylemiş.

Yusuf Ziya Bey (Bitlis); “-Lozan Sulh Konferansında esnayı müzakeratta (görüşmeler sırasında) İngilizlerin baş murahhası (delegesi) Lord Curzon bizlere, evet Kürt arkadaşlarınıza tecavüz, taarruz, hakaret ediyor… ve buna mateessüf murahhaslarımız (üzülerek söylüyorum ki delegelerimiz) layığı veçhile (hak ettiği gibi) cevap verememişler. Müsaade-i âlinizle (yüce izinnizle) bu kürsüden Lord Curzon’a cevap vermek istiyorum. (Hepimiz iştirâk ediyoruz sesleri) Arkadaşlar Lord Curzon Kürdistan’dan gelen Mebusların Mustafa Kemal Paşa tarafından tayin edildiğini söylüyor… Kürt arkadaşlarınız için cahil ve Kürtleri temsil etmiyor diyor. .. Cehâletin mânâsı eğer İngiliz siyasetine uymamak ise, biz itiraf ederiz ki; Cahiliz!  (Bravo sesleri) Cehâlet, İngilizlerin senelerden beri ilkaat (zararlı sözlerle şaşırtmalarına) ve ifsadatına (fesatlıklarına) kapılmamak demekse biz itiraf ederiz ki; biz cahiliz. Arkadaşlar Mebuslar tayin değil intihâb eder (seçilirler). (hay hay sesleri) Bir millet mebuslarını kendi seçer….”

Hacı Şükrü Efendi (Diyarbakır); “-Halt etmiş!”

Yusuf Ziya Bey (Bitlis); “- .. burada Millet Meclisi’nde Mustafa Kemal Paşa’nın tayin ettiği mebuslar, uşaklar yoktur. (bravo sesleri, alkışlar) .. burada büyük bir milletin vekilleri vardır. .. hâlâ bu milleti Mustafa Kemal Paşalarla tanıyorlarsa pek ziyâde aldanıyor. (bravo sesleri)”

Dursun Bey (Çorum); “-Mevzu güzel, devam.”

Yusuf Ziya Bey (Bitlis); “-İşte Meclis’in açıldığı günlerde, Kürtler serbest sahada ve hiçbir (baskı) altında olmayarak bir intihaba (seçimlere) iştirâk ettiler (katıldılar). Eğer Kürtler ayrılık gayrılık gütseydiler bu intihaba iştirâk etmez, bu intihâba arkasını döner fikrini terviç (kendi fikirlerini gerçekleştirmek) için çalışırlardı.   .. Arkadaşlar İngilizler bütün milyonları ile altınlarıyla çalıştıkları halde Kürtler bu intihaba iştirak ettiler. Kürt vatandaşlar bütün kanaatlerini bir umde (ilke) etrafında toplandılar o umde, o gaye ise Türklerle tevhid-i mukadderât (kader birliği). Lord Curzon’a bağırıyoruz ki; Biz Kürdistan’ın hakiki vekilleriyiz. Senden ve senin siyasetinden Musul’u istiyoruz ve alacağız. (Bravo Sesleri, alkışlar) Petrol kuyularındaki İngiliz siyasetinin yanı başında kanlı kuyular hazırlayacak yine o Kürtlerdir. (bravo sesleri, alkışlar)”

Mazhar Müfit Bey (Hakkâri); “-Ben de bir Kürt mebusuyum. Lord Curzon’un tahrikâtı (tahrikleri) karşısında Kürt mebusları sükût edemez. Söyliyeceğiz.   .. Acaba bu Lord Curzon denen zat Kürdistan’ın hükümdârı İdris-i Bitlisi’nin Yavuz Sultan Selim’e tav’an (isteyerek uyarak) mutavaat ettiğini (muti olduğunu, bağlandığını) bilmiyor mu? (alkışlar) Yine Lord Curzon Selahattin-i Eyyubi’nin Kürt olduğunu bilmiyor mu? Ve yine Kürdün Turaniyulasıl (turan kökenli) olduğunu ve Türklerin amcazadesi olduğunu (alkışlar) .. bu memleketin bütün felâketlerine iştirâk ettiğini bilmiyor mu? .. Bu Meclis-i Âli’nin teşekkülünden (kuruluşundan) çok evvel ben Bitlis’te bulunduğum zaman İngiltere’den mülhem olan (ilham alan) Ferit (lanetlisinin)ajanslarda Kürdistan’ı Ermenistan’a peşkeş çektiği zaman, Kürtler Kürdistan’da memleket için harekât-ı vatanperverâneye derhal başlamışlardı.   .. Basra’da bir şiir güftelenmiş;

  “Türkler Basra’dan gideli ben” 

  “Oğlu Şatt’a düşmüş garip bir ana gibiyim.” 

  “Ey Şatt yine onlar bize gelmezse.” 

  “Bizi onlara götür.”  “İmşi Basra”  diyor. Sf. 506, 508 

Ben Kürt olmadığım halde muhterem Hakkâri ahalisinin eser-i teveccühü (layık görmesi sonucu) olarak mebus intihâb edilerek (seçilerek) İstanbul’a gönderilmiştim. Bu da Kürtlerin nazarında Kürt ve Türklerin bir olduğunu ayrı olmadığını gösterir. Kürtlerin Türklerden ayrılmak imkânı yoktur.” 

Hüseyin Avni Bey; “-.. Lord Curzon cenapları sarf ettiği bu münasebetsiz sözle yalnız Kürtleri değil, .. Türkiye mebuslarına da dolayısıyla zımnen (üstü kapalı olarak) hakaret etmiştir.”

Mehmet Salih Efendi; “- .. Hasmının sitemin anlamamak, hasma sitemdir.”  

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 26 (23.12.1922 / 25.01.1923) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 180, Celse: 1, – Sf. 505 ile 508 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın