Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  2 Ekim 1339 (1923) tarihinde İçtima: 30, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey

Men’i Şekâvet, (Eşkıyalığı Yasaklama), Kanunu;

İdare-i Örfiye (Keyfi İdare, Sıkıyönetim) Teklifi;

           TBMM Riyaset-i Celile’sine;

Asayişin pek muhtel (bozuk) bir şekil aldığı Aydın Livasıyla, Ödemiş, Denizli ve Burdur, Dinar, Çivril, Sandıklı ve Isparta’nın Eğirdir, Uluborlu kazalarında şekâvet (eşkıyalık) hadisatına (olaylarına) münhasır olmak (sınırlı olmak) ve jandarma ve ordu kuvvetlerinin temerküz (toplanma) ve teksifi (yönlendirilmesi) suretiyle ve müddetle mukayyet (zamanla sınırlı) olmak üzere İdare-i Örfiye ilanının Dâhiliye Vekâletinin ol baptaki (bu konudaki) teklifi üzere İcra Vekilleri Heyeti’nin hükmetin) 5.9.1339 tarihli içtimasında takarrur eylediği (toplantısında kararlaştırdığı) berayı malûmat maruzdur (bilgilerinize arz olunur) Efendim. (1)

            İcra Vekilleri Heyeti Reisi Ali Fethi.”  Sf. 438 

Dâhiliye Encümeni Mazbatası; (Kanun-u Esasi’nin (1876 tarihli Anayasa) 113. maddesine göre Örfi İdare ilanı için ya ihtilâl olmalı ya da Vali, Vilayette bir ihtilal çıkacağının emarelerini görürse teklif edebilir. Şekâvet (eşkıyalık) için örfi idare ilânı yasa dışıdır diyor. Şekâvet için askeri güçler gerekiyorsa Vali bunu talep edebilir, bu yetkisi var. Hatta civar vilayetlerden dahi asker çağırma yetkisi var. Buna göre İzale-i Şekâvet (eşkıyalığı giderme) Kanunu’nu acilen görüşüp çıkartalım diyor.)

Dâhiliye Encümeni Âzâsı Ali Şuurî (Karesi); “-Heyet-i Vekile (Hükümet); Aydın, Denizli ve Burdur .. kazalarında idare-i örfiye ilân etmiş, yani balta ile tırnak kesmeye kalkışmıştır. .. İdare-i Örfiye Fransa’dan bize gelmiş. Fakat Fransız ihtilal hükümetlerinde hiç kullanılmamıştır. Sonradan bunu icat etmişler ama ilanını kuvve-i teşriiyeye (yasama kuvvetine, Meclise) bırakmışlar. Sonra Fransız hükümetleri Meclis’in bu hakkını elinden alıp kullanmış. İdare-i Örfiye kelimesi biraz tuhaf Fransızlar bunun ismini (elaj de siege) yani muhasara hâli. Malûmuâliniz örf kelimesi âdet, teamül manasına geldiği gibi örfî kelimesi de keyfi manasına geliyor. (Ve Kanunu-u Esasi’nin 113. maddesini okuyor. Vilayet Kanununun 27. Maddesinde Valinin Kolordu Kumandanına emir verebileceğini gösteriyor ve konuşmaya devam ediyor;)

 “1-  İdare-i Örfiye ilan edilmesiyle Kanun-u Esasi ve Nizamat-ı Askeriyeden (Askeri Yönetmeliklerden) muhalif olanları tâdil olunur (karşı olanları değiştirilir) ve hükümet-i mülkiye (siyasi iktidar), hükümet-i askeriyeye tebeddül eder (askeri iktidara dönüşür).” Ne olursa olsun biz isteriz ki ordunun toplarının ağızları memlekete değil, memleketin haricine baksın...  

2- Devletin dâhili ve hârici emniyetini ihlâl edecek bilcümle cünha (bütün yaralama) ve cinayetin asıl failleri ve zimethal olanlar (müdahalesi olanlar, katılanlar) ne sıfat ve haysiyette bulunursa bulunsun, divan-ı harb huzurunda mahkeme edilir.”.. Müdafaa Vekili (avukat) bile kabul edilmeyen mahkemelere (Divanı Harplere) bir milyon halkın sevki bilmem adaletle ne dereceye kadar muvafık (uygun) olur. 

3- Hükümet-i askeriye (askeri bürokrasi) lüzum görülen eşhasın hanelerini (kişilerin evlerini) leylen (gece) ve nehâren (gündüz) taharri edebilir (arayabilir).”

Efendiler! Hukukun en mühimmi, .. masuniyet-i mesâkindir. (Meskenin dokunulmazlığıdır) .. 

Dördüncüsü, “şüpheli ve sabıkalı olanlarla ikâmetgâhı olmayanlar teb’id edileceklerdir (sürgün edileceklerdir)

Beşincisi “Hükümet-i askeriye ahalinin silahlarını da toplamaya mecburdur.”  İdare-i Örfiye kalksın!”  Sf.441 

(Başbakan Fethi Bey, Aydın yöresinde efelik ve zeybeklik bir anane olmuş, Ali Şuuri Bey evham (kuşku) ve hissiyat üzerine konuştu diyor. Basın ve kişi haklarına hiçbir zarar gelmeyecek hüsnüniyetteyiz (iyi niyetteyiz) diyor. Ve Ali Şuurî cevabını veriyor:)

Ali Şuurî Bey (Karesi); “-..Hüsnüniyet (iyi niyet) merkezden muhite (çevreye) kadar aynı saffet (temizlik) ve samimiyetle intikal eden (taşınan) birşey midir?” 

Mazhar Müfit Bey (Denizli); “-İdare-i Vilayet Kanunu’nun 25, 26, 27 maddeleri Valilere, 41. Maddesi Mutasarrıflara, 53. maddesi de Kaymakamlara şekavet (eşkıyalık) halinde askeriyeden yardım alma yetkisi veriyor ama hangi askeri birlik bu talebi karşılar? Eğer oradaki Aydın Mutasarrıfı (şehrin mülki amiri) yanındaki kıtaatı askeriye kumandanına, şimdi kıtanı istiyorum eşkıyayı yok edeceğim diye emir verseydi dinlenir miydi? Dinlenmezdi Beyefendiler!” 

(Dersim Mebus’u Feridun Fikri Bey, bir takrir vererek, Kanunu Esasi’deki ihtilal kelimesinin ne anlama geldiği tefsir edilsin, örfi idare hakkı Meclisindir diyor ama Meclis örtbas etmek istiyor. Feridun Fikri Bey ise takriri reddedilirse, örfi idare ilan etme hakkı hükümete kalır diye takririni geri çekiyor.) Sf. 454

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 31 (9.09.1923 / 21.10.1923)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 1, İçtima; 30, Celse: 1, – Sf. 438 ile 454 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Hükümet Sıkıyönetimi ilan etmiş, sonra da işi Meclis’e taşıyor. Ali Şuurî bilgili ve önemli bir hukukçu.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın