Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

25 Kasım 1341 (1925) tarihinde İçtima: 14, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

Şapka Kanununa Muhalefet Var; Nurettin Paşa’nın Takriri Okunuyor (1) 

Refik Bey (Konya); “Bunu milletin başından alacak el hangi el ise millet onu daima kıracaktır.”

  Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celile’sine

  1. Mebusini Muhteremden (saygıdeğer mebuslardan) bazı zevat (kişiler) taraflarından şapka iktisası (kullanılması) hakkında bu teklifi kanuni yapılırken vatanda bu hususta bir muamele (işlem) mesbuk değilmiş (geride kalmamış) gibi re’sen (doğrudan) bir teklifte bulunulmaktadır. Halbuki İcra Vekilleri Heyeti (hükümet) 2 Eylül 1341 (1925) tarihli ve 2413 numaralı bir kararname tanzim (düzenlemiş) ve bunda memurine şapka iktisası hakkında kanun mahiyetinde mukarrerat ittihaz (kararlar oluşturulmuş) ve neşir (yayımlanmış) ve tatbik etmiş (uygulanmış) ve ahaliye (halklara, halka) de teşmiline (yaygınlaştırılmasına) çalışmakta bulunmuştur…. 

  2. Mezkûr (söz konusu) teklifi kanunide (yasa teklifinde) Mebusini kiram hakkında kayıt vaz olunuyor (mebuslar da kayıt altına alınıyor). Malumuâlileridir ki, mebuslar memur değil doğrudan doğruya efradı halktandırlar. Hukuku tabiiyei ammeden (tabii halk hukukundan) fazla masuniyeti teşriiye (yasama dokunulmazlığı) ile de haizi tamamii hürriyet (tam bir hürriyete sahip) bulunmaktadırlar. Binaenaleyh (bundan dolayı) sıfatı vekâlete (mebusluk sıfatına) ve vaziyeti teşriiyeye (yasama durumuna) tevafuk etmeyen (uygun olmayan) ve mileli saire (diğer milletlerin) parlâmentolarında da mevcut bulunmayan böyle bir kaydın şayanı kabul (kabule değer) ve varit (söz konusu) olamayacağı tabiidir.

  3. Teşkilâtı Esasiye Kanununun (anayasanın) yüz üçüncü maddesi ‘Hiç bir kanun Teşkilâtı Esasiye Kanununa münafi (aykırı) olamaz’  diyor. Hâlbuki işbu teklifi kanuni (yasa teklifi) heyeti umumiyesiyle (bütünü ile) Teşkilâtı Esasiye Kanununa münafidir (aykırıdır). Zira: Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun (anayasanın) üçüncü maddesinde ‘hâkimiyet (egemenlik) bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) milletindir’. Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun altmış sekizinci maddesinde ‘Her Türk hür doğar, hür yaşar’ Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun yetmişinci maddesinde ‘şahsi masuniyet (kişisel dokunulmazlık), vicdan, tefekkür (fikir üretme faaliyeti), kelâm (konuşma), amel (çalışma), temenni ve tasarruf ilah., hak ve hürriyetleri Türklerin tabii hukukundandır’ Teşkilâtı Esasiye Kanununun yetmiş birinci maddesinde ‘ona, mal. İlâh.. Taarruzdan masundur’ Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun yetmiş üçüncü maddesinde ‘işkence, eziyet, müsadere (devletin mala el koyması)  memnudur (yasaktır). Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun yetmiş dördüncü maddesinde ‘hiç bir kimse hiç bir fedakârlığa icbar edilemez (zorlanamaz)’ Denilmektedir ki, âmmenin (kamunun) bu maddelerle müemmen (sağlam) olan hukuku tabiiyesi hilâfına (doğal hukukuna aykırı) hiç bir takyidat vaz edilemez (sınırlama getirilemez). Hürriyet ve serbestii fiil ve amelin kasır (kesilmesi) ve takyidini mutazammın (sınırlanmasını icap ettiren) olan böyle bir kanun lâyihasının (önerisinin) Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun ruhuna mugayir (aykırı) olarak nazarı dikkate (göz önüne) alınması en vasi (geniş) ve mütekâmil hürriyeti idareyi mütekeffil (gelişmiş idari hürriyete kefil olmuş olan) olan Cumhuriyet Mefhumu ile bilhassa, tezat teşkil eder (karşıtlık oluşturur).

  4. Esbabı maruzaya binaen (bu gerekçelere dayanarak):

  a. Teşkilâtı Esasiye Kanunu’na münafi (aykırı) olmasından dolayı işbu kanun lâyihasının red edilmesini,

  b. İcra Vekilleri Heyetinin (hükümetin) salâhiyeti kanuniyeleri (yetki kanunları) haricinde (dışında) ve Teşkilâtı Esasiye Kanunu’na münafi nas (doğuştan aykırı) ve ahkâmı muhtevi (hükümleri içermekte) olup Takriri Sükûn Kanunu’na istinadı da gayrı mümkün olan (Takriri Sükûn Kanununa da dayanağı olmayan) 2 Eylül 1341 tarihli ve 2413 numaralı kararnamenin keenlemyekün addedilmesini (yok sayılması).

  c. Hukuku Esasiye (esas hukuka) ve Hâkimiyeti Milliye (milli egemenliğe) ve masuniyeti şahsiye (kişi dokunulmazlığına) hilâfında (aykırı olan) muamelenin (işlemin) halka âdemi tatbikinim temin (uygulanmamasının sağlanması) ve teyit buyurulmasını arz ve teklif ederim efendim.

                                Bursa Mebusu Nurettin” Sf. 222 

Refik Bey (Konya); “.. Necip milletimiz, bütün medenî milletlerin giymekte olduğu şapkayı da kendi serpuşu olmak üzere kabul etmiş ve temsil etmiş olduğumuz bu necip millet, herkese takaddüm etmek (herkesin önüne geçmek) şartıyla inkılâbın (devrimin) en şerefli ve en kuvvetli adımını bir defa daha atmıştır. (Bravo sesleri).  Arkadaşlar, bendeniz burada Nurettin Paşa’nın takririni (önergesini) dinlerken hayatı teşriiyeye (yasama hayatına) henüz dâhil olan Paşa’nın bu hususta da çok acemi olduğunu derhal anladım. Müsaadenizle izah edeceğim. Paşa; buraya toplanan heyeti muhtereme (saygıdeğer heyet), milletin arzu ve kanatlarının en şamil (kapsamlı) manasıyla tercümanı olmak üzere toplanmıştır. Eğer siz milleti ruhen ve vicdanen manen ve maddeten temsil ediyorsanız böyle bir takriri vermekte tereddüt edecek idiniz ve vermeyecektiniz.  Paşa, milletin, Bursa halkının bu necip ve yüksek duygularından olsun ilham almak insafını niçin göstermiyorsun?” Sf. 223    

  Refik Bey (Konya); “Esasen millet asrî (çağdaş) ve medenî hayatın icabâtından (gereklerinden) olan şapkayı da hiç bir telkine tabi olmayarak giymiş hırzıcan etmiştir. Artık onu milletin başından alacak hiç bir el kalmamıştır ve bunu milletin başından alacak el hangi el ise millet onu daima kıracaktır .” (Alkışlar)

Nurettin Paşa (Bursa); (Nureddin İbrahim Konyar veya “Sakallı” Nurettin Paşa, Ali Kemal Bey’i linç ettiren Paşa); “Muhterem arkadaşım Refik Beyin şahsım hakkında söylediği sözlerin hiçbirisine cevap verecek değilim (Niçin sesleri). Çünkü çoğu hissidir (duygusaldır). Takririm dikkatle okunursa sırf kanuni bir maksatla yazılmış olduğu görülür. Ben vicdanen bu teklifi kanuninin (yasa teklifinin) Teşkilâtı Esasiye Kanunu’na tearuz eden (karşıt olan) noktalarını gördüğüm için vazifemi ifa etmiş (görevimi yapmış) oldum. Beni dünyada vazifemi ifadan men edecek hiç bir kuvvet tasavvur edemiyorum (hayal edemiyorum).”

  Refik Bey (Konya); “Vardır, o da millettir.”

  Nurettin Paşa (Devamla); “Evet vardır, o da Allah’tır. Bendeniz meselenin esası hakkında maruzatta (sunumda) bulunmuyorum. İş bir kanun meselesidir. İçinizde bu kadar hukukşinaslar (hukukçular) vardır. Bunu ciddi bir vukufla (bilgili olarak) tahlil ve tetkik edebilirler (onlar bir şey söylemiyorlar ki sesleri). Bu meseleyi hukukşinaslara bırakalım bu hususta söyleyecek başka sözüm yoktur.” Sf. 223 

  Adliye Vekili Mahmut Esat Bey (İzmir); “…Hür ve Medenî Milletlerin kisvesini (kıyafetlerini) almak hürriyetsizlik midir? Sonra ‘Mal ve can mahfuzdur (korunmuştur). İşkence ve eziyet yoktur. Hiç bir kimse hiç bir fedakârlığa icbar edilemez’ diyorlar. Evet, efendiler, hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir. Buna hiç şüphe yoktur. Bu kanunu Heyeti Celile’nizin kabul etmesi bu maddenin teyidinden (onaylanmasından) başka bir mana ifade etmez (anlam taşımaz). Milletin hâkimiyetini burada Heyeti Celile’niz temsil eder. Evet, efendiler, tekrar ediyorum, her Türk hür doğar ve hür yaşar. Fakat medeni milletlerin kisvesini (kıyafetini) almak Türk milletini esarete mi sevk etmek demektir ve sonra ikinci derecede hürriyet namütenahi, hudutsuz bir şey midir? Nihayet onun hudutları bu Türkün ve Türk milletinin yüksek menfaatleridir. Türkün ve Türk memleketlerinin yüksek menfaatleri neyi istilzam ederse (gerektirirse) o yapılır ve en muvafık tarzı hareket (en uygun hareket tarzı) o olur.”  

  Şükrü Kaya Bey (Menteşe); ..”Türk milleti badema (bundan böyle) kendi mukadderatını (geleceğini) altıncı, yedinci asrın köhne fikirlerine rapt edemez (bağlayamaz). (Alkışlar.) Sf. 227 Bugün bütün medenî milletlerin kıyafeti yeknesaktır  (tek tiptir). Bir Alman genciyle bir İngiliz ve ona karşı çarpışan bir Fransız’ı kıyafeti hariciye (dış kıyafeti) ile ayıramazsınız. Hepsi silindirli, smokinli, şapkalı, şöyle ve böyle hep aynı kıyafettedir. Fakat her birinin, kalbinde hissiyatı millîye en derin bir surette temerküz etmiştir (birikmiştir). Efendiler, biz de Türk milletini böyle görmek istiyoruz. Ve böyle yetiştireceğiz.” 

  Refik Bey (Konya); (Nurettin paşayı kastederek); “Ragıp Beyin söyledikleri gibi kafalarını bu kanuna uyduracaklardır.”

  Mustafa Necati Bey (İzmir); (Mektepler olmasaydı maarifi güzel idare ederdim. Diyen faşist.)Umumisine mutabık (çoğunluğa uygun) olan kanundur. O kanunun karşısında herkes boyun eğmeye mecburdur. Boyun eğmeyenler için yapılacak vazife, millete itaat etmeyenlere karşı yapılacak vazifedir. Hükümeti bu vazifeyi yapmaya davet ederim.” Sf. 230 (Nurettin paşadan başka hiç bir eleştiri yok; 2014)

  Şapka Kanunu; Şapka İktisası Hakkında Kanun

  Madde 1 Türkiye Büyük Millet Meclisi azaları (üyeleri) ile idarei umumiye (genel idare) ve hususiye (özel idare) ve mahalliyeye (mahalli idare) ve bilumum müessesâta (bütün kurumlara) mensup memurin (memurlar) ve müstahdemin (Kamuda çalışanlar, kamu işçileri) Türk milletinin iktisa etmiş olduğu (takip etmekte olduğu) şapkayı giymek mecburiyetindedir. Türkiye halkının da umumî serpuşu (genel başlığı) şapka olup buna münafi (aykırı) bir itiyadın (alışkanlığın) devamını hükümet men eder (yasaklar).”

  Madde 2 İşbu kanun tarihi neşrinden (yayımlanmasından)  itibaren meriyülicradır (yürürlüktedir).”

  Madde 3 İşbu kanunun icrasına (yürütülmesine) Büyük Millet meclisi ve İcra Vekilleri Heyeti (hükümet) memurdur (görevlendirilmiştir).   Sf. 231

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 49 (1.11.1925 / 30.11.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 3, İçtima; 14, Celse: 1, – Sf. 223 ile 232 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1998): Bursa Mebusu Nurettin Paşa: Nurettin Konyar, Sakallı Nurettin Paşa. Kut ül Amare kahramanı diye anılan, gazeteci Ali Kemal ve İzmir papazını linç ettiren, Koçgiri İsyanını Topal Osman ile birlikte bastıran bir paşa.

Posted in , , , , , , , ,

Yorum bırakın