(Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;)
11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor. Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor. Sf.161
… Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162 … Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … Suikastla ilgili veya ilgisiz 322 kişi sürgüne gönderildi. Beyazıt Meydanı’nda 12 kişi idam edildi.
(164. Sayfada Dipnot: Sürgüne gönderilenlerin hepsi İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne muhalefet edenlerdi. Bunların arasında Mustafa Suphi (TKP’nin ilk lideri) gibi gazeteciler de vardı.)
… Sadrazamlığa Said Halim Paşa getirildi. … Partiyi hiçe sayıp kendi kafasına göre hareket eden Talat Bey’e dersini vermek istiyorduk. … Talat Bey değişmişti. Şimdi diktatör gibi hareket ediyordu. Sf.165
… 30. Haziran.1913. Sırtımızda üniformamız yoktu ama biz fedailer, gönüllü birliklerimizle ordumuzun önündeydik. 15 Temmuzda Keşan’ı, 17 Temmuzda İpsala’yı, 18 Temmuzda Uzunköprü’yü, 21 Temmuzda Edirne’yi geri aldık. (1) … Enver Bey “Edirne’nin ikinci fatihi” olmuştu. Sf. 169,170
Süleyman Askeri, Yüzbaşı Çerkez Reşid, Kuşçubaşı Eşref ve kardeşi Sami, Sapancalı Hakkı, Yüzbaşı Fehmi Bey gibi arkadaşların komutasında gönüllü askerlerimizle Meriç’i geçip Batı Trakya’ya daldık. Avrupa ayağa kalkmıştı. Babıâli bizim için Avrupa ülkelerine diyordu ki: “Bunların bizim ordumuzla hiçbir ilgisi yok, bunlar o bölgenin insanları, milis kuvvetler!” Düveli Muazzama’nın baskısını azaltmak için bağımsız “Garbı Trakya Muvakkat Hükümetini kurduk. (2)
Bu bir “cumhuriyet” hükümetiydi.
Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 161 ile 172 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (2009); Birinci Balkan Savaşında, mevcut hükümeti düşürmek için gönülsüz savaşan İttihatçı subaylar, Selanik ve Edirne’yi verdiler, sonra bu İkinci Balkan Savaşında Edirne’yi alarak Enver’i kahraman yaptılar.
BAKKAL’IN YORUMU (2) (2009); Vahdettin de bunu yapmak istedi ama yanlış adamı seçti, aldandı, Osmanlı devletini yıktırmış oldu.
Yorum bırakın