Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”

Küçük Asya (1) bölgesi bu dönemde ekonomik kriz yaşıyor, ülkenin sivil yönetimi, özellikle de adlî yapı çok kötü durumda bulunuyordu. Konsoloslar, adlî müesseselerin prestijinin bu kadar düştüğü ve adlî personelin de bu kadar ahlaksız ve satılık olduğu başka bir dönemin muhtemelen olmadığını kaydetmektedirler: “Rüşvet alımı, açık olarak en aşağı seviyedeki memurdan en yüksek seviyedeki yöneticiye kadar yayılmış bulunmaktadır. Fakirlerin de zenginlerin de işleri çok yavaş görülmektedir. Birini hapsetme veya hapis cezasının kaldırılması konusu, birçok bölgede ticarete dönüşmüştür. Tutuklanmış hırsızlar mahkeme üyelerinin himayesi altına giriyor ve üyeler, hırsızların ganimetlerine ortak oluyorlar. Suçsuz birinin aylarca hapiste kalması için sıradan bir emir çıkarmak yeterlidir. Suçlular ise cezasız bırakılıyor…”

Kadıların düşük maaşları, görev sürelerinin (2 yıl) çok kısa olması ve bu görevi elde etme şekli, onları rüşvet almaya mecbur kılmaktadır. Bu görevi satın aldıkları için masrafları çıkarmalı ve daha sonra görevleri bittiğinde de yeni bir görev satın almaları için yeterince para biriktirmeliydiler. Vakanın ispatlanması için mahkemede iki şahidin ifadesi yeterlidir. Küçük Asya’da şahit bulmak, sorun teşkil etmiyor. Her şehirde hamam ve kahvehaneler mevcuttur ki, buralarda hangi şartlarda olursa olsun yemin etmeye hazır olan yalancı tanıklar bulunuyordu. Bu insanlar, aslında mahkeme üyeleri de dâhil olmak üzere herkes tarafından tanınan insanlardır. (2)

 Ancak bu husus, mahkeme üyelerinin bunların ifadelerini büyük bir kibirle dinlemelerine ve onların ifadelerine göre karar almalarına engel teşkil etmemektedir.

Küçük Asya’daki İngiliz konsolosları tarafından adlî sisteme dair kaleme alınan bu ve buna benzer notlar, herkesi dehşete düşürebilecektir. Sf. 54

Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1); Küçük Asya; Anadolu

BAKKAL’IN YORUMU (2) (2015); 60’lı yıllarda bile adliye binalarına yakın yerlerde, yalancı şahitlerin bulunduğu kahvehâneler olurdu. Yalancı şahide ihtiyacı olanlar bu kahvehânelerden temin ederlerdi. O dönemlerde, isim değişiklikleri, tapu anlaşmazlıkları gibi konularda yalancı şahitler kullanılırdı, mahkemeler de onlara küçük bir şahitlik ücreti öderdi. bu işin bir de fıkrası vardı; Yalancılar kahvesine giren birisine, yalancı şahit gelip soruyor; “Beyim konu nedir yardımcı olayım.” Adam; “Alacak verecek meselesi” diyor. Yalancı Şahit “O p…k senin paranı vermedi mi hâlâ.” Diyor. Adam; “Kardeş yanlış anladın borçlu olan ve vermek istemeyen benim.” Deyince, bu sefer de; “Abi verdin daha, kaç kere vereceksin.” Diyor.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın