Kelley, Almanları açıklamak için tekrar sosyoloji, tarih ve Korzybski semantiğine döndü. “Delilik, Nazilerin durumunu açıklamıyor,” diye yazdı. “Her insan gibi onlar da kendi çevrelerinden etkilenmişlerdi. Birçok insandan daha büyük ölçüde, kendi çevrelerini de etkilemişlerdi.” Üçüncü Reich’ın yükselişini merak eden birçok insan gibi Kelley, Nazi ideolojisinin büyümesi ve Alman kültüründeki uzun soluklu zulüm eğilimi ve tarafgirlik arasında ilişkiler gördü. On dokuzuncu yüzyıl sonlarından Birinci Dünya Savaşına, Alman liderler düşmanları katletmenin gerekliliğine yönelik vaazlar vermişler, Almanları komşu ülkelerden daha üst bir konuma yerleştirmişler ve diğerlerini fethetmenin kaderleri olduğunu söylemişlerdi. Nazilerin, Führer ilkesi kavramlarını; ulusu kurtaracak bir halk kahramanı ve herkese rehberlik edecek bir elitin varlığını icat etmelerine gerek yoktu. Ulusal atmosferde zaten olan bir noktaya parmak bastılar. “Duygusal (talamik) beyin merkezleriyle düşünen birinin, zihinsel (kortikal) açıdan düşünemediği, bilimsel bir gerçektir,” dedi Kelley, genel semantiğe kulak vererek. “Hitler’in halkı, tamamen talamusuyla düşünüyordu. Durum böyle olunca, Goebbels’in, Streicher’in, Ley’in ve diğer propagandacıların tuzağına kolaylıkla düştüler.” Kültüre zaten içkin olan bu fikirleri, sırf liderlik becerileriyle birlikte kullanmak için olağanüstü niteliklere sahip olmak gerekmiyordu.
Nazilerin ortak faktörü delilik değildiyse neydi? Kelley, Nürnberg sanıklarında ortak olan sadece iki özellik bulabilmişti. İşlerine muazzam enerji sarf etmeleriydi; Göring ve meslektaşları A sınıfı işkoliklerdi. “Hepsi akıl almaz derecede uzun saatler boyunca çalışmış, çok az uyumuş ve tüm hayatlarını dünyayı Nazileştirme meselesine adamışlardı,” diye gözlemledi. “Köle gibi ve fanatikçe çalıştılar. Yazık ki,” diye ekledi Kelley kederle, “demokrasinin işlemesi için bu kadar çaba sarf etmiyoruz.” Ayrıca Kelley, Nazilerin emeklerinin sonucuna odaklandıklarını ve bunların gerçekleşme aşamasıyla ilgilenmediklerini fark etti. Bu sonuçlar, Naziden Naziye çeşitlilik gösteriyordu ve Nazizm’i yaymaktan kişisel güç ve zafer kazanmaya kadar değişkenlik gösteriyordu. Sf. 191, 192
Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai, Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 191, 192) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın