(Aşağıda alıntılar: 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilen belgelerden alınmıştır:)
“Uzun dönemde Kürtlerle bölge hükümetleri arasında daha ciddi çatışma olasılığı iki etkene bağlıdır; Gelecekteki olaylar hükümetlerin Kürt Bölgesini kontrol etme güçlerini o denli zayıflatabilir ki Kürtler bulundukları bölgelerde kendi kaderlerini belirleme hakkını ele geçirebilmek için daha fazla bastırabilirler ve 1975 Martından önce İran’ın Irak’taki Kürtlere yaptığı türden dış yardımı bölgedeki Kürt topluluklarında herhangi bir daha elde edebilirler.”
“Bölgede yaşayan Kürtlerin sayısına ilişkin kestirimler 9,65 milyon ile 12,4 milyon arasında değişmektedir. Bunun 4 ila 6 milyonu Türkiye’de, 2,8 milyonu İran’da, 2,5 milyonu Irak’ta 350 ile 360 bini Suriye’de 400 bini de SSCB’de yaşamaktadır.”
“Şah’ın devrilmesinden sonra Kürtler İran’da Kürtçeyi resmi dil ilan ettiler ve gelen haberlere göre Sanandaj ve Kermanşah gibi kentlerde Kürtçe, okullarda öğretilmeye başlamıştır.”
“Kürtçe Hint – Avrupa dillerinin İran’ca dalı içinde yer alır ve Farsça, Belucu ve Puştu dilleriyle ilişkilidir.”
“İran’da Şah’ın toprak reformu Kürt varlıklı sınıflarının elindeki mülklerin çoğunu dağıtmış ve böylece çoğu İranlı Kürt Reislerinin ve Hanlarının etkisini yıkmıştır. Irak’taki Kürt İsyanının sona ermesinden sonra Hükûmet Kürtleri dağlık bölgedeki evlerinden alıp elektrik, su, eğitim ve sağlık hizmetlerinin sunulduğu Model Köylere nakletmiştir.”
“İran Hükûmeti tarafından Farsça Kürtlere zorunlu dil olarak kabul ettirilmek istenmiş ve geleneksel giysilerin batı giysileriyle değiştirilmesi zorlanmıştır.” (1)
“Irak’ta 1919’da Süleymaniye bölgesinde Şeyh Mahmut’un isyanı İngilizler tarafından bastırıldı. İngiliz dış politikası, bağımsız bir Kürdistan fikrine olumsuz olarak bakmakta… Kerkük yakınlarında 1927 yılında Amerikan ve Avrupa şirketleri tarafından petrol bulunması, Batının bağımsız Kürt hareketine karşı duyduğu ilgiyi yitirmesine yetti.” (2)
“1923 İsyanında Irak .. kuzey bölgelerde daha sıkı bir denetim sağlayabilmek için yeni eylemlere girişti ve Molla Mustafa Barzani’nin ayaklanmasına neden oldu. 1923’teki Irak’ın bağımsızlığından sonra da Iraktaki varlığını sürdüren İngilizlerin hava hücumları, Molla Mustafa Barzani’yi ve taraftarlarını Türkiye’ye kaçmaya zorladı.”
“1941’de İran Sovyetler ve İngilizler tarafından işgal edildi. 1945’te Azeriler İran Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetini ve Kürtler de Mahabad Kürt Cumhuriyetini kurdular. Başkan Kadı Muhammed 1946’da idam edildi. Silahlı Kuvvetlerin başı olan Barzani de Sovyetlere sığındı.”
“1960’a kadar tüm Kürt bölgesi sakin. Bu göreceli sakin dönem 1960 yıllarında Türkiye’de Hükûmetin ordu tarafından devrilmesinden sonra siyasi karışıklıktan yararlanmak isteyen Kürtlerin ayaklanmalarına, baskıcı hükûmet politikalarına dikkat çekmek için ayaklanmalara kadar sürdü. Ordu tereddüt etmeden bu olayı bastırdı. Aynı zamanda (1979) İran’daki Kürt Muhalefet hareketi Türkiye’de de Kürt milliyetçi duygularının ve eylemlerinin artmasına neden oldu. 1979 ortalarında Irak’ın Kürt bölgelerinde de muhalefet hareketinde artış görüldü. 1940 ve 1978 arasında Şah, Kürt bölgelerinde ekonomik gelişme ve eğitim programlarını arttırarak, görece sakin tutmayı başarmıştır.” (3)
“Irak’ta 1968’de Saddam iktidar oldu. Kürt umutlarının gerçekleşmeye en çok yaklaştığı nokta, Saddam Hüseyin’in önderliğindeki Baas’cı Hükümetin, Kürtlerin Ulusal haklarını tanıyan ve Bölgesel özerklik tanıyan antlaşmayı Molla Mustafa Barzani ile 1970 yılında imzalamasıdır. Kürtçe, Kürt Özerk bölgesinde ve Kürt eğitim kurumlarının resmi dili olacaktı ve Süleymaniye’de bir üniversite de dâhil olmak üzere Kürt eğitim kurumları kurulacaktı. Kürtler genel nüfus içerisindeki ağırlıklarına göre orduda, emniyet güçlerinde ve üniversitelerde istihdam edileceklerdi. Henüz iki yıldır iktidarda olan Baas Hükûmeti iç güvenliği ve düzeni sağlayamadıkları için Kürtlerin beklentileri yönünde büyük tavizler vermişti. Kürtçe bir radyo istasyonu ve gazete yayını başlamış, buna karşın, izleyen dört yıl boyunca Baasçılar iktidara yerleştikçe ve Kürtler de daha fazla toprak ve petrol gelirlerinden pay yönünde taleplerini arttırdıkça .. ilişkiler bozuldu.. Ve 1975 yılında Cezayir’de İran ve Irak arasında imzalanan antlaşma, Kürtlerin direne gücünü yok etti. Bağdat 11 tümenlik ordusunu beşinci Kuzey Vilâyetlerinde tuttuğu gibi 50 bin polis, sınır devriyeleri ve yedek tümen bulundurmaktadır. 1977 de Kürtlere yönelik bir af ve 1979 da yoğun bir ekonomik kaynak aktarımı …”
“Türkiye; İşsizlik oranı ülke geneli olan yüzde 20’nin üzerinde, Kürtler arasında Türkçe okur – yazarlık oranı ise yüzde 20’nin altındadır. Eğitimlerinden sonra Türkler, “dost olmayan” kırsal topraklarda görev almaya yanaşmamaktadırlar.”
“… Ordu çoğu kez Kürtler tarafından bir “sömürge” ordusu olarak algılanmıştır. 1972’de hükûmet kuvvetlerince öldürülen ve Türk solunun başta gelen şehidi Mahir Çayan da bir Kürt’tü. … Tüm Kürtlerin hemen yarısı Kurmançi lehçesini kullanırken, Türkiye’de Kürtlerin yalnız Hakkâri Vilâyetinde olanları bu lehçeyi kullanır.”
“Suriye’de azınlıklar rahat. Esad da alevi azınlıktan. Kürtler Suriye Komünist partisinin potasındalar. SSCB, üçüncü taraflar yoluyla Kürtlere silah satıyorlar.”
“1960’ların başında Moskova Irak’ta bir Kürt özerkliğini hararetle destekledi. Kürtlerle Baascı rejim arasındaki görüşmelerin 1974 yılında kesilmesi ve çarpışmaların başlaması üzerine Sovyetler tüm desteklerini Baas Hükümetine vermeye başladılar. 1975 Martında Cezayir’de yapılan Kürt – Irak antlaşmasından sonra Irak Sovyetleri bırakıp Batıya yöneldi. 1978 ortalarından beri Iraktaki Kürt unsurlarla Sovyetler arasında bir ilişki olduğuna ilişkin bir bilgi yoktur. Bu, Kürt hareketi ile Sovyetlerin doğrudan ilgileri Ankara ile iyi ilişkilerini bozmak istememeleri nedeniyle sınırlıdır. Yılın başında Kürt Şii davasının bir temsilcisinin destek arama çabaları Sovyet ve Bulgar elçilikleri tarafından geri çevrilmiştir.”
“Bununla birlikte Türk Hükûmeti memurları Sovyetlerin Kürt muhaliflere silah, askeri eğitim ve mali yardım sağladığına inanmaktadır. SSCB de Kürt köylerindeki okullarda Kürtçe öğretilmektedir. Ermenistan’ın başkenti Erivan’da yayınlanan Re’ya Taz adında Kürtçe bir gazete ve Kürtçe bazı radyo programları vardır. Erivan’daki Kürt Araştırma Merkezi SSCB de tektir. Ermeniler Kürtlerin de rol oynadıkları Türk Katliamını unutacağa benzemiyorlar.”
“Olası Gelişmeler;”
“Şah rejiminin çöküşü ve Kürtlerin İran’da çoğunlukta oldukları bölgelerin büyük bir bölümünde yönetimi fiilen ele geçirmiş olmaları sadece İran’daki değil, aynı zamanda Türkiye ve Irak’taki Kürtler arasında da daha geniş özerklik yönündeki beklentileri yükselmiştir. ..yakın gelecekte İran Devrim Hükûmeti ile Kürtler arasında topyekûn bir savaş olasılığı yüksek değildir.”
“Türkiye’de Hükûmet Kürt azınlığın daha geniş özerk kazanımları elde etme çabalarına sert biçimde karşı koyacaktır ama isteksizce de olsa Kürtlere kültürel miraslarını değerlendirme ödününü verebilir. Ankara, Kürtleri Türk toplumu içerisinde eritemezse ayrılıkçı ve pankürt eğilimler varlıklarını sürdürecektir. İran’daki Kürtler daha geniş bir özerkliğe kavuşurlarsa ya da Ankara, Türkiye’nin aksayan ve sorunları artan ekonomi ve siyasetini toparlamakta başarısız kalırsa Türkiye’deki Kürtler Ankara’yı tanımamaya teşvik edilebilir. Sovyetler Birliği; İran, Türkiye ve Irak’a olan ilgilerini zedelemek istemediği için Kürt azınlıkları doğrudan desteklemekten kaçınacaktır.”
“Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Dairesi Gizli Mayıs 1979”
(Aşağıdaki bilgiler aynı kaynaktan özet olarak alındı)
“Sovyetlerin eskiden Kürtlere bazı zamanlarda yardım verdikleri bilinmektedir ama şu anda o yönde bir faaliyet içinde olduklarının bir işareti görülmemektedir. Hatta Moskova şu sıralarda görülmekte olan Kürt kıpırdanmalarından uzak durmak için elinden geleni yapmaktadır. Zaten Sovyetlerin 1970’ten beri politikaları bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini her zaman Kürtlerin istek ve çıkarlarının üstünde tutmak yönünde olmuştur. İran’daki son karışıklıklar dikkatleri yeniden Kürtlere çevirmiş. Yıkıcı biçimde bağımsız ruhlu bu aşiret insanlarının çoğunluğu küçük köylerde yaşarlar. 1930’larda ve 1940’larda etkili Barzani Aşireti Irak Hükümetine karşı ayaklandı, Bağdat, İngiliz desteği ile bunu bastırdı.”
“Kasım’ın (O zamanın Irak Kralı) Kürtlerle baş edememesi 1963’teki devrilişinin nedenleri arasındadır. Yeni Baas Hükûmeti Kürtlere, daha geniş otonomi vaat etti ve Kürtlerin, Kürt Devlet başkanı yardımcısı, Kürt genelkurmay Başkanı Yardımcısı ve bakanlardan üçte birinin Kürt olmasının anayasanın hükmü olması yönündeki taleplerini kabul edebileceğinin işaretlerini bile verdi. 1968 de Arif devrildi ve Baasçılar yeniden iktidara geldiler. Celal Talabani’ye hoş görünerek Kürtleri bölmeyi denediler. 1975’te merkezi hükûmet 15 maddelik bir plan öne sürdü.. Irak’ın kuzeyinde aşiretlere otonomi teklif etti. Bağdat bu planı inkâr etti. Irak İran ile anlaştı, yardımı kesti ve Kürtleri bastırdı. 1979 başında 30 yıldır Kürtler için umut kaynağı olan Molla Mustafa Barzani, Washington’da sürgünde öldü. Türkiye’nin, İran Kürtlerine havadan Sovyet silah yardımı yapıldığına ilişkin basınında çıkan iddialara karşın, şu anda Sovyetlerin herhangi bir yerde bir Kürt hareketine yardım etmekte olduklarının kanıtı yoktur. Moskova kendisini Kürt ayrılıkçı hareketinden uzak tutmaya özen göstermektedir. Sovyetlerin SSCB dışındaki Kürtlere ilişkin dikkatinin altında, kaçınılmaz olarak Orta Asya’daki kendi azınlıklarının oluşturduğu potansiyel sorun yatmaktadır.”
Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 332 ile 338 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): İlginç, bizim Kılık Kıyafet Devrimimizin de Kürtlere yönelik olması ihtimali çok yüksek. bu işin İran’daki uygulamadan sonra olması da ilginç.
BAKKAL’IN YORUMU (2) (1996): 1920’de Sevr ile bağımsız bir Kürdistan dayatan İngilizler bir yıl önce Şeyh Mahmut’un isyanını bastırıyor. Şeyh Mahmut 1923’te tekrar isyan ediyor ve Musul görüşmelerinde Cemiyeti Akvam tarafından, biraz da bu isyan sonucu, kütçe eğitim hakkı tanınıyor. 1923 İsyanında Şeyh Mahmut kendisini Güney Kürdistan Kralı ilan etmişti.
BAKKAL’IN NOTU (3) 1996): İran Şahı Toprak reformu ile gelişmişlik farkını azaltmış.
Yorum bırakın