14 Temmuz 1920 tarihinde 34. İçtima 2. Celse,
Memur Mebusların durumlarının tek tek görüşülmesi hakkında kabul edilen bir önergeyi hatırlatıyor. Şiddetli tepkiler var:
Mehmet Şükrü Bey; “- .. esaslı bir kaide (kural) kabul edilmeli. Memurlukla mebusluk içtima etmez (bir arada olmaz) demeli…. Sonra, tabi maaşlarını almamaları için karar vermiştik.”
Hakkı Hami Bey (Sinop); “-.. memuriyetle mebusluk içtima eder diyerek sebat edecek olursak (kararımızda direnirsek) efendiler, memleket üzerinde bir şebekei istibdat (bir baskı şebekesi, örgütü) tesis edilecek (kurulacak), onun altında millet de ve biz de ezileceğiz. … millete hürriyet vermek isterseniz memuriyetle mebusluk içtima etmez.”
(Zabitandan (subaylardan) birlik teşkili (oluşturulması) konusuna Mustafa Kemal çok kızıyor. Ali Şükrü’ye de çok kızıyor. Ali Şükrü; 14. Kolordu Kumandanı erkânı harbi (kurmayları) ile buraya gelmiş, neferi yok, siz de zabit (subay) eksiğimiz var diyorsunuz, deyince Paşa çok kızıyor. Bu arada Yunan ilerliyor. Kastamonu mebusu Rüşdü Bey Yunan Bursa’yı geçip Eskişehir’e yürüyor diyor. Mustafa Kemal Paşa, böyle bir şey yoktur diyor.) Sf. 328
35. İçtima 15.7 1920’de yemin yoklaması yapıldı.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 02 (22.05.1920 / 28.07.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 34, Celse: 2 – Sf. 305 ile 328 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın