7 Eylül 1920 tarihinde 61. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey:
Firariler Hakkındaki Kanun İle İlgili Müdafai Umumiye Encümeni Mazbatası; Hükümetin hazırladığı kanundan çok daha acımasız:
(Şiddetini tezyit etmek (arttırmak) için; Birinci madde… hane, emlak, akar (gelirleri), emval ve mevaişi müsadere ile birlikte ikamet eden aileyi efradı tebid (aile fertleri sürgün) olunur. 3. Maddeyi de idam olunur diye değiştiriyorlar. Daha da rezil bir fikir var: mahalleyi ve köyü de cezalandırmak. Firari askerlerin götürdükleri silah ve cephane nasıl geri alınacak diye çözüm bulunuyor;)
.. Bu eşyanın esmanını (bedelini) firarinin mensup olduğu mahalle veya karye (köy) ahalisine tahmil eylemeyi (yüklemeyi) muvafık (uygun) görerek..
(Encümen ayrıca İstiklâl mahkemesini de öneriyor..)
Hamdullah Suphi Bey (Antalya); Arkadaşlar; İlahi ve arzî (dünyevi) hiçbir kanun tahattur edemiyorum ki bir mücrimi değil mücrimi (cürüm işlemiş olanı, suçluyu) yakalayamadık diye evlatlarını, çocuklarını, karısını öldürsün, kurban etsin. … acaba muhacerata sevk ettiğimiz, tarlasından, ineğinden koyunundan uzaklaştırdığımız kadınlar ve çocuklar gittikleri yerde yaşayabilecekler mi? … Bir adam ki, izzeti nefsi yoktur… düşmanın elinden kaçıyor, kendi canını kurtarmak istiyor, o evini karısını, çocuğunu ihmal edebilir. Bu itibarla ne olacak? Köyünde yakalanmak ihtimaline karşı doğruca dağa çıkacak ve bu suretle Anadolu’nun her tarafını eşkıya ile dolduracağız. Esasen biraz havada muallâk (havada, boşlukta) bir vaziyette bulunuyoruz ve esasen halk bizden bir şey anlamamıştır. (Şiirle memleket idare edilir mi sesleri) ve bu suretle büsbütün içinde bulunduğumuz çukuru kazacağız. (şiddetli Alkışlar) Sf.28
2.Celse İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey
Firariler Hakkındaki Kanunun görüşülmesine devam ediliyor.
Dr. Tevfik Rüştü Bey (Menteşe): (Mazbata encümeninin insanlık dışı kararlarına katılıyor. Hamdullah Suphi’nin söylediklerine güzel bir şiir diyor. Firarların üç nedenini açıklıyor, doğru bir analiz yapıyor. Amacımızı iyi anlatamadık diyor. Askerlik şubelerine parayı bastıran askerlikten yırtıyor bu da fakir köylü çocuklarını isyan ettiriyor diyor. Üçüncüsü de askerin geride bıraktığı ailesinin durumu diyor. Doktor, encümene, müsadere (devlet adına vatandaşın malına el koyma) fikrinden dolayı teşekkür ediyor.) Sf.29
Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); (1) “-… cezanın şiddeti hiçbir zaman hadisenin önüne geçemez…. ..Öyle mecnunane (delice) bir hareket yapıldı ki; askerden firar etmiş eşkıyalar affedildi.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 04 (7.09.1920 / 6.10.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 61, Celse:2, – Sf. 28 ile 30 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Mehmet Şükrü Bey: Kanunun lehinde ancak ailece cezalandırmaya karşı bunu söylemek üzere iken susturuluyor. Aleyhte kimseyi konuşturmadılar ve kanun kabul edildi maddelere geçildi.
Yorum bırakın