20 Şubat 1338 (1922) tarihinde İçtima: 162. Celse:1, Birinci Reis Vekili Musa Kâzım Efendi.
2.Celse. Birinci Reis vekili Musa Kâzım Efendi.
(Hamdullah Suphi Bey bir gensorudan sonra Bakanlıktan istifa etmişti. Daha sonra Canik Mebusu Nafiz Bey Hamdullah Suphi’nin Bakanlığı döneminin araştırılmasını isteyen bir takrir vermişti. Şube, Hamdullah Suphi dönemini aklayan bir karar verdi. Kendisi de savunma yaptı, bazı kişilere sataştı.) Sf. 72, 78
4.Celse Hafidir. Birinci Reis Vekili Musa Kâzım Efendi
Müdafa-i Milliye Vekâleti Acilen Beş Milyon Avans İstiyor.
Aşağıdaki Notlar TBMM GCZ II – (Sf. 831 ile 838 arasında) kitabından birebir alınmıştır.
Hüseyin Avni Bey; (Maliye Vekili ordunun ihtiyacını karşılamak için arazi vergisini iki yıllık peşin alalım teklifi yapıyor. Ve Hüseyin Avni Bey tarihe geçecek konuşmalarından birini daha yapıyor;) “- … mirasyedi çocuklar gibi şunu da yiyelim, bunu da alayım. … Efendiler gayemizden uzaklaşıyoruz, ağlayarak söylüyorum; … ben bu Heyet-i Vekil’e ile bu kumandanlara baştan nihayete kadar, adem-i itimadımı (İtimatsızlığımı, güvensizliğimi) şimdiden beyan ediyorum. Çünki bu kürsüden defaatle iğfal ettiler (defalarca aldattılar).”
Opr. Emin Bey (Bursa); “-Daha iyi yapabilirseniz siz geçiniz.”
Hüseyin Avni; “-Efendi, Hüseyin’de o ihtisas yok, seni vicdanımla temin ederim ki öyle bir şey hatırımda yok. Hüseyin bir vatan fedaisidir, takdim ederim!”
Opr. Emin Bey; “-Ne yapalım, ne çâre var?”
Hüseyin Avni; “-Çâre vardır. .. İhtiras zillettir (aşırı hırs alçalmaktır), ben muhteris değilim. .. bundan bir ay evvel de taarruz (ordunun saldırısı) hazırlığı görülüyordu, şu encümen odasında; Müdafa-i Milliye Vekili Paşa Hazretleri ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Paşa Hazretleri buyurdular, bir ay sonra ikmâl ediyorum, taarruz edeceğiz, inanmıyorum, yapamayacaktı onları. Efendi, beş milyon diyor. Namusumuzdan başka her şeyimizi satarız on milyonu veririz. … bana bunu şu surette ihsas ettirmeli (hissettirmeli); Efendi, altmış milyon veriniz, ama dört ay sonra düşmanı atacağız derlese, ki inanmam, çünkü karşımda İngiltere var. (ve yapacağız sadaları) .. Paydos yaparız, idareye paydos yaparız, idareyi halkın eline veririz, bunu yıkarız, askeri hükümeti yıkarız. … kuvveti cepheye veririz. .. Efendi gelecek sene açlık ta var. Hükümetin mânâsı bu mu idi? Hakikat karşısında ağlayın, titreyin efendiler! Bunun âtisi (geleceği) vahimdir efendiler. Memleket hallaç pamuğu gibi atılıyor. Ben hakikati görüyorum, ben kör değilim efendiler!”
Hacı Ahmet Efendi (Muş); “-Vicdanınızdan doğan bu sözleri takdis ederiz. (Ne çare var buna sesleri)
Hüseyin Avni; “-Çâresini söylüyorum, ben burada on defa söyledim. .. Debdebe, dârât (şan), harbiye nezâretleri ve saireleri, hepsi buraya aynen geldi. .. İstikrâzın (borçlanmaların) kapıları kapalı, memlekette para yok. Bu hesapları bildiğimiz halde adam kayırdık, akın akın insanlar getirdik. .. Memur kitleleri arz eden başka bir şey değil, bunları kaldır at, hizmet etmiyorlar efendiler. Başından kaldır at, halkın idaresini kendi eline ver, idare etsin, maaş alacağınıza ordunuzu takviye edin. (pek doğru sadaları) .. irade (emir) ve tahakküm-ü askeriye (askeri baskı) ile ve bin türlü işkencelerle, ahaliye istibdat (baskı) yapmak suretiyle nefret ettirmek …. Bunun arkası kanlıdır. … mefluç (felç olmuş) bir halde iki yüz elli bin askerimiz vardır. Şark Cephesinde 25 bin asker besliyoruz. Bu mânâsızdır. … İlk başladığımız zaman ne kadar samimi ve sağlam esaslardan yürüyorduk, bugün ne olduk efendiler! (saltanat sesleri) Çok saltanatlar tesis ettik efendiler. Çingeneler bile bizimle bazı hususatta (konularda) istihza (alay) ediyorlar. … Efendiler Fevzi Paşa el’an (halen) mektepten çıkmış bir mülâzım (teğmen) hayatı yaşıyor. İşte Osmanlı kumandanı böyle olur. Yalnız şunu söyleyebiliriz ki maiyetindekiler (emrinde çalışanlar) kendisinden bin kere iyi yaşıyor. Bu suretle çok para gidiyor. .. Her şeyi asker ruhu ile görüşürseniz sonunuzu ben vahim bulurum. … Yunan ileri çıkmış bir kuştur, o ileri sürülmüş bir uçtur. Aldanmayalım.” (TBMM GCZ II – Sf. 831-834)
Vasıf Bey (Sivas); “- … ya taarruz edeceğiz ya da iflâs.”
Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi Paşa konuşmasında, Yunanın içinde isyanlar çıktı diyor. (TBMM GCZ II – Sf. 838)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 17 (18.02.1922 / 28.02.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 162, Celse: 1, – Sf. 71 ile 78 arası) Celse 4 Hafidir: TBMM GCZ II – Sf. 831 ile 838 arasında) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın