Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

    15 Temmuz 1338 (1922) tarihinde İçtima: 74. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

Adliye Celalettin Arif Bey Roma’dan gelinceye kadar yerine bir vekilin seçilmesi hakkında takrir var.  

2.Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi

İcra Vekilleri Heyetinin Vazife ve Mesuliyetine Dair Kanun Teklifinin Görüşülmesi: (Hükümetin görev ve sorumluluklarına dair kanun teklifi)

.. Hüseyin Avni Bey; “-Efendiler, bu lâyiha (kanun teklifi) tarihten, ihtiyaçtan alınmıştır. J.J. Rousseau’nun ilmine bütün cihan hürmet ederken, biz de ona hürmete mecburuz. (Bravo sadaları) Her halde J.J. Rousseau’yu tebcil etmek (yüceltmek, ululamak) vazifemizdir. (Bravo sedaları) 

Bir Mebus; “-J.J. Rousseau’ya deli diyenler var.”

Hüseyin Avni; “-Ona mecnun diyenlerin, o söz kendilerinde kalır (1) .. gözümü açtığım zaman cihan-ı medeniyetle aramızda asırları görüyorum. .. Hâkim ancak millettir.

Ali Rıza Efendi (Amasya); “-Hâkim şeriattır, şeriat!”

Hüseyin Avni; “-Şeriat perdesi altında nice komedyalar oynatılmıştır. Tarihi görmüyor musunuz? Şahıslara artık ser füru etmiyoruz (baş eğmiyoruz) milletin kudretkâr vekilleri artık her şeye hâkim olacaktır. .. Hilâfet, ehli olan bir zâta tevdi olunacaktır (verilecektir). Fakat makâm-ı hilâfetin ordusuna bizzat kendisi veyahut ikinci bir adam âmil (yapan, eden) ve kumandan olmayacak, BMM âmil olacaktır. Onun İcra Hükümeti vasıtası yegâne (sadece) BMM’dir. Ahkâm-ı kanuniye (kanun hükümlerinin), ahkâm-ı şer’iye (şeriat hükümlerinin) icrasının (yürütülmesinin) kararları buradan çıkar. Kendisi de bir taraftan ahkâm-ı şer’iyeye itaate mecburdur. Onu (halifeyi) semâvî bir kudret, ruhâni bir kisve ile insanların başına musallat olmuş bir belâ şeklinde şeriat getirmemiştir. (Bravo sesleri) … Kime üç buçuk salahiyet verirseniz artık elinden alma imkânı olmuyor.    … Şahısların hâkim olmasının ne kadar büyük bir belâ olduğunu tarihin önünde sinema gibi gözünün önünde tecessüm ettirin (cisimlendirin, şekillendirin), anlatın size irtibatını takviye ettirin. Siz de yine bir sahne oyuncağı gibi o şekilleri, o sahneleri göstermeye âlet mi oluyorsunuz? .. Deniyor ki; acaba memleket içerisinde dedikodu olmaz mı ki? Padişahın elinden salâhiyeti (yetkiyi) almışlar diye, hayır efendiler, ona kim vermiştir ki salahiyeti, alındığında gücensin? Bahusus millet kendisi alıyor. .. Efendiler eğer millete mefkûrevî (fikrî, düşünsel) ruh vermezseniz olacağı budur. Bugün niye ezildiğinin manasını biçâre bilmiyor. (Amasya Mebusu Ali Rıza Efendi ile Genç Mebusu Hamdi Efendiler anlayamadık diyorlar.)  Efendiler! Haddi var mıdır ki, bizi arkasından sürükleyen kim ise çıksın! Önde Ben! Kaleler, ordular her ne belâ gelirse işte ben!”  Sf. 400-404 

(Hüseyin Avni Bey; bu kanunla, halifenin durumunu belirleyelim, saltanatı elinden alalım ve bunu da halkımıza anlatalım, bir fikrî inkılâp yapalım diyor.)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 21 (24.06.1922 / 26.07.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 74, Celse: 1, – Sf. 400 ile 404 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (1996): Jean Jacques Russo’ya deli sözünü Meclis Genel Kurulu’nda Mustafa Kemal Paşa söylemişti.

Posted in , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın