Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

    31 Mart 1341 (1925) tarihinde İçtima: 90, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

Divanı Harp Kararlarının Uygulanması Hakkında Kanun

Harp ve İsyan sahalarındaki idarei örfiye mıntıkalarında (sıkıyönetim bölgelerinde) müteşekkil umum divanı harplerden (kurulmuş olan bütün Divanı Harplerden) verilecek idam kararlarının sureti icrasına (yerine getirilmesine) dair Kanun.      

Madde 1. Hali harpte (savaş zamanı) yahut müsellehan ve müçtemian İsyan vukuunda (silahlı veya toplu isyan olması halinde) sahayı harekât (askeri harekât alanı) ve isyandaki idarei örfiye (sıkıyönetim) mıntıkalarında müteşekkil (oluşmuş) bilumum (bütün) divanı harplerden (savaş mahkemelerinden) sadır olan (çıkan) idam kararları ordu veya kolordu veyahut müstakil fırka veya mevkii müstahdem (yerelde görevliler) kumandanları tarafından badettasdik (onaylanmaksızın) derhal infaz olunur (derhal gerçekleştirilir).”       

Tartışma Başlıyor;

Kâzım Karabekir Paşa (İstanbul); “.. Bugün şarkta (doğuda) zuhura gelen (ortaya çıkan) hadiseyi, bizler ancak gazetelerde bir çerçeve dâhilinde okuyor ve anlıyoruz. Şu kanun bir buçuk gün fırkada (partide, Cumhuriyet Halk Fırkasında) müzakere ve münakaşa edildiği (görüşüldüğü ve tartışıldığı) halde, burada yarım saat zarfında iki hatip (hitap eden, konuşmacı) arkadaşımızın münakaşasına (tartışmasına) tahammül gösterememek çok insafsızlık olur. Bugün en şedit (şiddetli) kanunu, hükümetimiz eline alınca bütün matbuat (basın) susmuştur, her şey susmuştur, herkes tamamıyla susmuştur. Şu halde hür olarak milletvekillerinin fikrini beyan edeceği ancak bu mukaddes (kutsal) kürsü kalmıştır. Bunu da, burada Müdafai Milliye Vekâletini işgal eden Recep Beyefendinin, gayet şedit (şiddetli) beyanatı (açıklaması) ile ve hatiplere karşı şahsi tecavüzatıyla (kişisel saldırıları ile) tesir (etki) yaparak takyit etmesi (sınırlaması), zannederim ki, hayırlı bir iş olmaz…. Efendiler! Bu hadise yeni bir hadise değildir, inşallah yakında mesele bitecektir. Bittikten sonra daha iyi teşrih olunur (açılır, açıklanır, anlaşılır). O vakit bendenizin de söyleyecek sözlerim vardır. Bu hadise, çok evvelden beri madum olan (yok olmuş) hadise idi. Fakat bunu hükümet belki çıkarttırmayabilirdi.” (Gürültüler) Sf. 309       

Müdafaai Milliye Vekili Recep Bey (Kütahya); (Karabekir Paşaya uzun uzun saldırdıktan sonra devam ediyor;) “…   Efendiler! Türkiye’de hürriyet vardır. Türkiye’de namus borcunu anlamış olanlar için hürriyet ebediyen nâmahduttur (hudutsuzdur, sınırsızdır). (Bravo sesleri) Fakat namus ve namuslarının müttekâsı (dayanağı) olan devlet bünyesini kökünden kal’ etmek (sökmek) üzere harici düşmanlara karşı zayıf bir zemin ihdas etmek (yaratmak) tarikine (yoluna) gidenlere karşı hürriyet değil, hayat yolu kapanmalıdır.Sf. 311 

Refik Bey (Konya); “Efendim! Bütün ekseriyetin (çoğunluğun) mevcudiyetine (varlığına), bütün teşkilâta (örgüte, Cumhuriyet Halk Fırkasına) tecavüz ettiği (saldırdığı) halde onun sözünü kestik mi? İcap ederse onu kaldırırız, kürsüden atarız. Bütün ekseriyetin mevcudiyetine (varlığına), mukaddesatına (kutsallarına) Kâzım Karabekir Paşa tecavüz etmiştir, bu tecavüz karşısında: ne yaptık? Hâlâ mı tecavüzden bahsediyorlar? (Kanun var sesleri)”

Muhtar Bey (Trabzon); “Bu kürsüden atmak serbest midir?”

Refik Bey (Konya); “Memleketin hayatı mevzubahis (söz konusu) olduğu vakit, meclislerde onlar dahi olmuştur.”

Muhtar Bey (Trabzon); “Olamaz efendim, olamaz! 

Kanun 20 red oyuna karşı 123 kabul oyu ile geçti.

(Reddedenler; Bursa; Necati Bey, Nurettin Paşa, Osman Nuri Bey, Dersim; Feridun Fikri Bey. Edirne; Cafer Tayyar Paşa. Ergani; İhsan Bey Erzurum; Câzim Efendi, Münir Hüsrev Bey, Rüştü Paşa. Eskişehir; Arif Bey. İstanbul; Kâzım Karabekir Paşa. İzmit; Ahmet Şükrü Bey, Mustafa Bey. Kastamonu; Halit Bey. Mersin; Besim Bey. Ordu; Faik Bey. Saruhan; Abidin Bey. Sivas; Halis Turgut Bey. Trabzon; Ahmet Muhtar Bey, Rahmi Bey.)  Sf. 317

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 46 (18.03.1925 / 31.03.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 3, İçtima; 90, Celse: 1, – Sf. 294 ile 319 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  

Posted in , , , , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın