Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

14 Nisan 1341 (1925) tarihinde İçtima: 104, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bey İtalyan Mebus’un Sözlerini Telin Ediyor Yani Lânetliyor

                                “Riyaseti Celile’ye

Efendim! Geçen gün İtalya parlamentosunda Türkiye’ye karşı hasmane telâkki olunabilecek (düşmanca olarak algılanabilecek) bir hadise vuku bulmuştur. Mösyö «Pedarci» namında bir mebus müzakere (görüşmeler) esnasında (sırasında) Küçük Asya yani Anadolu meselesini ortaya atmış ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin vaz ettiği (uyguladığı) yeni gümrük rüsumunun (gümrük vergisinin), Anadolu ile Avrupa arasındaki münasebatı iktisadiyeyi (ekonomik ilişkileri)  ihlâl ettiğini (zarar verdiğini) ve Avrupa ticaretine karşı bütün Anadolu kapılarının kapanmış olduğunu söylemiştir ve bu beyanatına ilâveten demiştir ki, “Bu vaziyet yalnız bizi müşkülâta (zorluğa) sokmuyor, bütün Anadolu’yu inhitat ve izmihlale (çöküşe ve aşağıya düşmeye) sürüklüyor. Kendi menabii (kaynakları) ve kendi vesaiti (araçları) ile yaşamak daiyesinde  (iddiasında) bulunan bu devlet ancak beş altı milyon nüfusa maliktir (sahiptir). Hâlbuki Küçük Asya elli milyondan fazla nüfusu ihtiva edebilecek vasi (bulundurabilecek genişlikte) bir ülkedir ve vaziyeti coğrafiyesi itibariyle (coğrafi durumu açısından) Asya’dan ziyade Bahrisefide (daha çok Akdeniz’e) aittir. Binaenaleyh İtalya bir Bahrisefid devleti olmak dolayısıyla bundan fevkalâde müteessir olmaktadır (üzüntü duymaktadır). Türk Hükümetinin bu ecanibgiriz (yabancı düşmanlığı) siyasetine bir hatime (son) vermek ve kendisine bizim iktisadî ve ihsaî (istatistikî) muavenetimize (yardımlarımıza) ne kadar muhtaç olduğunu bildirmemiz lâzımdır. Günden güne fakru sefalete, harabiyet ve izmihlale (yıkıma ve yokluğa) düşürülen bu Akdeniz havalisinin, tahlisi vazifesi (kurtarılması görevi) her Avrupalı devletten ziyade (çok) bize düşüyor.” Mebus Pedarci’nin bu beyanatı üzerine müzakere (görüşmelerde) hazır bulunan Başvekil Mösyö Mussolini şu yolda mukabelede (karşılıkta) bulunmuştur. “Beyanatınızı kemali dikkat ve ehemmiyetle (tam bir dikkatle ve önem vererek) dinledim” mürettep (düzenlenmiş) bir sahne mahiyetini (içeriğini) haiz bulunan (kapsayan) bu müzakere hakkında Hariciye Vekilimiz Beyefendinin ne düşündüğünü öğrenmek isterim ve Vekil Beyin bu hususta Meclis huzurunda lâzım gelen izahatı vermesini rica ederim efendim.

                                                     Mardin Yakup Kadri”   

Muhtar Bey (Trabzon); “Tenevvür (aydınlanmak) için bir kandil lâzım.”

Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Bey (İzmir); “Vekâletin bu müzakereye vakıf olduğunu arz ettim ve zannederim kâfi derecede malûmat arz etmiş oldum. Sf. 87, 88

Sanayii Teşvik Kanunu Kabul Edildi  

Ceza Kanunu Kabul Edildi (1)

Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 48 (14.04.1925 / 22.04.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 3, İçtima; 96, Celse: 1, – Sf. 73 ile 105 arası) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN YORUMU (1) (1998): Bir İtalyan Mebusun Türkiye hakkındaki değerlendirmesinden rahatsızlık duyuluyor ama Faşist İtalyan yönetiminin ceza kanunu neredeyse tartışmasız bir şekilde kabul ediliyor.

Posted in , , , , , , , , , ,

Yorum bırakın