Biz süt de içmezdik. Sabah akşam inekleri, koyunları sağardık kap kap. Küleklerle sütümüz olurdu; ocakta kaynatır, aşağı alırdık. Bir bardak doldurup da içmezdik. Ben yirmi sekiz yaşıma kadar memleketteydim ve hiç süt içmedim. Zaten kahvaltı nedir bilmezdik ki sofraya süt getirelim. Biz sabah, öğle, akşam, her öğün yemek yerdik. Sadece biz değil, Surp Kevork’taki, Karabudak Çayı’nın ağzındaki, Fırat’ın kenarındaki mağaralarda yaşayan çoban Kürtler de, sürülerinde beş altı yüzden fazla keçi olmasına rağmen, süt içmezlerdi. Biri hastalandığında, aylarca yattığında süt verilmezdi. Ben bir aydan fazla sıtmadan yatmıştım, ne benim ne evdekilerin aklından geçmedi süt. Sf. 198
Alıntı; Turna Nereden Gelirsin? – Hagop Mıntzuri, (Aras Yayınları 2. Baskı, 2012 – Sf. 198) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın