(1.12.1920 günü aynı oturumda devamla…)
“Jean Jaques Rousseau’yu baştan sona okuyunuz. Ben bunu okuduğum zaman, gerçek olduğuna aklımın yattığı ve bu kitap sahibinde iki esas gördüm. Birisi, bu ıstırap (derin acı çekme), diğeri bir cinnettir (deliliktir). Merak ettim, özel durumunu araştırdım, anladım ki gerçekten bu adam deliydi ve deli halindeyken bu eserini yazmıştır. Binaenaleyh (dolayısıyla) çok ve çok dayandığımız bu nazariye (kuvvetler ayrılığı görüşü) böyle bir dimağın (aklın) ürünüdür.”
Alıntı: Atatürk’ün TBMM Konuşmaları II – Kâzım Öztürk (Kültür Bak. Yay. 1. Baskı 1981- Sf.691) kitabından birebir alıntıdır.
BAKKAL’IN NOTU (1994): Meydan Larousse Ansiklopedisi, cilt 17’de Rousseau hakkında “toplum sözleşmesi ve zorunlu insan eşitliğini savunmakta… İnsan Hakları Beyannamesine ilham kaynağı oldu” denilmektedir. Alıngan ve ruhsal problemleri olan, ama deli denilemeyecek olan, insanlık için önemli bir filozoftur.
Yorum bırakın