1 Mart 1341 (1925) tarihinde İçtima: 67, Celse:1, Reis Kâzım Paşa
Yüzellilikler İçerisinde Kitap Yazmış Olanların Kitapları Neşredilmesin (Yayımlanmasın) Diye Recep Zühtü Takrir Vermiş;
Naim Hazım Efendi (Konya); “Efendim! Teb’it olunan (terbiye edilen, cezalandırmak maksadı ile sürgün edilen) eşhasın (kişilerin) tebidinden (sürgünlerinden) evvel neşredilen asarı (eserleri) buna dâhil midir? Maddelerin tarz ve tertibi heyeti mecmuası (genel durumu) onu gösteriyor. Vaktiyle meselâ: Rıza Tevfik’in neşredilmiş asarı (eserleri) vardır. Felsefe lügati (sözlüğü) vardır, şiirleri vardır. Bu asar da (eserler de) neşredilirse (yayımlanırsa) mucibi tecziye olacak mıdır (cezalandırılacak mıdır?)
Adliye Encümeni Mazbata Muharriri Münir Bey (Çorum); “Kanunlar makabline şâmil (kanunlar; geriye doğru yayılan, işleyen) değildir. (Kürsüye sesleri.) Kanunların makabline şümulü yoktur. Memnu (yasak) olan şeyi neşirdir (yayımlanmasıdır). Bundan sonra neşrolunur ise (yayımlanır ise) tabiî cürümdür (suçtur). Tabedenler (basanlar), satanlar, tevzi edenler (dağıtanlar) bu kanun mucibince (gereğince) ceza görürler. (Okuyanlar ne olur sesleri.) (Handeler.) Kanunda okuyanlar için bir şey yoktur.” Sf.56…
Fuat Bey (Konya); “Bendeniz bundan sonraki neşriyat için söyleyeceğim. Fikre ilânı harp etmek caiz midir (Fikre savaş açmak uygun mudur)? Mesela: Fransızlarla hali harpte (savaş durumunda) bulunduğumuz zaman mütemadiyen (sürekli) onların fikirlerinden istifade ettik (yararlandık). Rıza Tevfik, Kamusu Felsefe (felsefe sözlüğü) isminde bir şey yazmıştır. Bundan Türk gençleri fevkalâde istifade etmektedir.” …
Doktor Mustafa Bey (Çorum); “Zannediyorum ki sizin bundan maksadınız, bu eşhasın gerek siyaset, gerek idare ve eşhasa müteallik neşriyatı (kişileri ilgilendiren yayınları) vardır. Meselâ: Rıza Tevfik’in ilmî bir Kamusu Felsefesi (1) vardır. Birinci cildi bitmek üzeredir. Bendeniz de böyle bir Kamusu Felsefe elde etmek isterim. Yani ilmî, fennî asar müstesna (eserler bu yasağın dışında) olmasın mı? En mühim mesele budur ve bunun yerine ikame edecek bir eserimiz var mıdır?”
Teklif Tekrar İncelenmek Üzere Encümene Gitti Sf. 66, 67
Ali Bey (Rize); Efendim! Mesele gayet mühimdir. Bu adamları biz memleketten çıkardık. Bunların eserlerinin hâlâ intişarına (yayımlanmasına) müsaade veriyoruz. Refik (Refik Halit Karay’dan söz ediliyor) herhalde bir cinayet yapmamıştır. Fakat cinayeti kalemi ile yapmıştır. Bugün hâlâ kalemi ile memlekette cinayet yapması doğru değildir. Binaenaleyh Müşterek Encümen bunu selim bir zamanda tanzim ederek (düzenleyerek) getirmelidir. Bunu teklif ediyorum. (Bravo sesleri, alkışlar.)
Ziraat Encümeninin; Bazı Mevad Üzerine İstihlâk Resmi Vaz’ı (tüketim vergisi konulması) ve Bazılarının Nispetlerinin Tezyidi (oranlarının arttırılması) Hakkında Numaralı Teklifi Kanunisi Ve Mazbatası İle Muvazenei Maliye (bütçe) Encümeni Mazbatası;
Zekî Bey (Gümüşhane) – Arkadaşlar! Hükümet aşarın ilgasından (kaldırılmasından) dolayı bütçesinde açık kalan parayı yine aynı vaziyet dâhilinde halkın sırtına yüklüyor… “
2. Celse: Kâzım Paşa
Bir Deyim; Mecellenin bir kuralı, hukuki deyim: (Marazı (sergi, ortaya çıkma) hacette sükût ikrardan gelir. İhtiyaç ortaya çıkınca sükût kabul anlamına gelir.)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 45 (27.02.1925 / 17.03.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 67, Celse: 1, – Sf. 45 ile 68 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2014): Halen Felsefe Sözlüğü konusunda başvuru kitabıdır.
Yorum bırakın