Halkı laisize etmek kolay değildir; benim, önceki çalışmalarımda ısrarla tekrarladığım gibi, hareketin felsefî temellerinin olması zorunludur, Kemalist laisizmin hiçbir felsefesi ve geniş anlamda politik, tabanı bulunmuyordu. Pratikti ve bu nedenle geçici kalmaya mahkûmdu; Lord Kinross, Osmanlı döneminde, devletin dinin bir departmanı iken Kemalist dönemde dinin devletin bir dairesi hâline getirilmesine işaret ediyor ki, bu da, yapılan işin devletin politika araçlarının kullanımıyla ilgili pratik ve güncel bir adım olarak kaldığını göstermektedir.
Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın