18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 1. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey
(Menteşe Mebusu Dr. Tevfik Rüştü Bey Moskova’ya sefir yaveri olarak görevli gidecek. Meclisten izin almadan hükümet gönderiyor.) Sf.406
Teşkilâtı Esasiye Kanunu (Anayasa) Görüşmeleri:
(Halkçılık Programı adı altında Hükümetin Özel Encümene gönderdiği bu tasarı görüşülüyor. İsmail Suphi Soysallı bu tarihi bir gündür diyor. Tarihi bir özetleme yapıyor.)
Encümeni Mahsus (Özel Komisyon) Mazbata (Teklif) Muharriri İsmail Suphi Soysallı (Burdur); Sf.407 “-… memurin sınıfı bu memlekette yeni esaslar dairesinde teşekkül ederek, zaten aristokrasi ve demokrasi esasları ayrı ayrı bir şekilde olmayan, heyeti mecmuasıyla (bütün heyeti ile) sade demokrat olan bu memlekette bir de memurin sınıfı ihdas oldu (oluşturuldu). Bu memurin sınıfı halk ile katiyen temas etmiyorlar. Halkın bâlâyı serinde (başının üstünde) idaresinde, amiri müvekkel (vekil olmuş bir amir) olarak halkı kendi diledikleri gibi idare ediyorlardı. … Türkiye köylüsü meşrutiyetten evvel ne ise yine o halde kalmıştır. Yine Türkiye köylüsünün başında Jandarma, yine Türkiye köylüsünün başında bitmez tükenmez harpler, vergiler başlamış ve devam etmiştir.… Ben diyemem ki biz hiçbir taraftan mülhem olmadık (ilham almadık). Belki şarkta, Rusya’da patlayan inkılabın (devrimin, Sovyet Sosyalist devriminin) bizim üzerimizde tesiri (etkisi) olmuştur. (Yeni Anayasadaki seçim sisteminden bahsederek devam ediyor:) … şimdiye kadar bu memlekette teşekkül eden meclisler daima güzideler (seçkinler) sınıfından teşekkül etmiş meclislerdir. Tek dereceli seçimde, ekalliyetlerin (azınlıkların) Meclis’e girmesi ihtimali var ve bu da sakıncalıdır. .. Bir dereceli ve temsil-i mesleki (siyasi yol, mesleklerin, siyasi görüşlerin temsili) sistemi kabul ettik …. BMM Reisi ayrı, Heyeti Vekile Reisi (hükümet başkanı yani başbakan) ayrı olacaktır. … Şimdiye kadar memurin idaresinden çektiğimiz fenalıklar yüzünden encümen, memurin şekli idarei hazırasına (mevcut memurların yani bürokratların idare ettiği bu şekle) resmen ilanı harp etmiş (savaş ilan etmiş), vilâyetlerde dahi memurin teselsülünü (sorumluluğunu) ve memurin şebekesini kırmağa ahdetmiştir. … Encümen, Vilâyetlerde memurinin mahallerince (yerinde), halk tarafından intihap edilmesini (seçilmesini) ve bu suretle halkın doğrudan doğruya kendi işini kendi görmesi esasını kabul etmiştir. … bazılarımızın zannettiği gibi, halkımız da henüz bu seviye hasıl olmamışsa, halkımız bunu tecrübe sahasında öğrenecektir. Bundan başka çaresi yoktur. Ne vakit başlamış olsak geç başlamış olacağız. Vilâyetlerde bir Heyeti İcraiye (yürütme heyeti, yerel hükümet) teşekkül edecek. Yani vilâyetlerde bir hükümet olacak, memleket genelini ilgilendiren işler hariç diğer işleri bu hükümet görecek. … Nahiye (köyden büyük kasabadan küçük bir idari birim) Meclisleri bundan sonra halk tarafından intihap edilecektir (seçilecektir). .. Bugün oraya gönderdiğimiz sekiz yüz- bin kuruş maaşla bir nahiye müdürü, zaten orada erbabı nüfuzun (etkili kişilerin) elinde adi bir aletten başka bir şey değildir. Binaenaleyh, Efendiler, halkın idaresini, mahalline bırakmaktan başka çare yoktur!” Sf.412
(Soysallı devam ediyor ve çok ilginç örnekler veriyor:)
“Adapazarı Türk ve Yunan askerleri arasında gidip gelmiş… nihayet kendisini idareye karar vermiştir ve bugün pek güzel idare ediyor. … Balıkesir de geçen sene mahalli idare tatbik etmiştir. İstanbul’dan gönderilen Mutasarrıf Şimendifere irkap edilerek (geri konularak) geriye gönderilmiş ve Balıkesir kendisini gayet güzel idare etmiştir. … Binaenaleyh Efendiler, bu milletin kendisini idare etmesi vakti pekâlâ gelmiştir ve kendisini idare edecektir. (alkışlar) ….zaten biz idare etmiyoruz, zaten ekseriyetle kötü memurlarımızın elinde zebun olmaktan ise (alçalmasındansa), kendi kendilerini idareleri bin kerre müreccahtır (üstündür, tercih edilir).” (Bravo sesleri)
(Müfettişlikler kuruluyor, bölge merkezi hükümetinin müfettişlerce denetlenmesi düşünülüyor. Soysallı devam ediyor:) Sf.413
“……halkçılık Programı ariz (yatay) ve amik (dikey) mütalaa ve tetkik edildi (incelendi ve araştırıldı). …. Her Vilâyette mahalli vezaifi (yerel görevleri), merkezden gönderilmiş memurlar değil, Vilâyet Meclisinin intihap ve tefrik edeceği (seçip ayıracağı) zevat (kişiler) tedvir eyleyecektir (yürüteceklerdir). …. Her Nahiye hususi (özel) hayatında muhtariyeti haiz (özerkliğe sahip) manevi bir şahsiyettir. Nahiye Müdürü Nahiye meclisince intihap olunur (seçilir). … Müfettişlerin, devletin umumi vezaifiyle (genel görevleriyle), mahalli vezaîfin (yerel görevlerin) cereyan (işleyiş) ve tatbikatını murakabe etmeleri (denetlemeleri) ve böylece vasi (geniş, yaygın) bir âdemi merkeziyetle (yerinden yönetimle, merkezden yönetilmemek şeklinde) idare olunan memleket aksamının, merkeze sıkı bir suretle irtibatı (bağlantısı) ile devlet ve hükümet makinesinin muntazaman (düzgün) işlemesi teemmül edilmiştir (emel edilmiştir, hedeflenmiştir).” 21 Teşrinievvel 1336
Encümeni Mahsusa Reisi İzmir Mebusu Yunus Nadi
Mazbata Muharriri Burdur Mebusu İsmail Suphi Soysallı. Sf.413,414
Büyük Millet Meclisi Beyannamesi;
” … Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli hudutlar dâhilinde hayat ve istiklâlini (bağımsızlığını) temin ve hilafet ve saltanat makamını tahlis ahdiyle teşekkül etmiştir (kurtarılması sözü ile kurulmuştur). .. Türkiye halkını Emperyalist ve kapitalistlerin tahakküm (baskısı) ve zulmünden kurtarmak, irade ve hâkimiyetinin sahibi kılmakla gayesine vasıl olacağı (ulaşacağı) kanaatindedir. .. Emperyalist ve kapitalist düşmanların tecavüzâtına karşı… müesses (kurulu) bir orduya sahiptir. Emir ve kumanda salahiyeti BMM’nin şahsiyeti maneviyesindedir (manevi kişiliğindedir, tüzel kişiliğine bağlıdır)... ve minallahı tevfik. (Allah’ın yardımı ile) 21 Teşrinievvel. 1336 (21 Ekim 1920)” (1)
Teşkilâtı Esasiye Kanunu Layihası (Anayasa kanun teklifi);
“Madde 1- Hâkimiyet bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) milletindir. İdare usulü (yönetim şekli); halkın mukadderatını (geleceğini, kaderini) bizzat (kendisi) ve bilfiil (fiili olarak) idare etmesi esasına müstenittir (dayalıdır). …
Madde 3- Türkiye halkı Hükümeti BMM tarafından idare olunur ve… (Bu madde değişiyor)
Madde 3 – Türkiye Devleti BMM tarafından idare olunur ve Hükümeti “TBMM Hükümeti” unvanını taşır. Sf.418
Madde 4- BMM Vilâyetler halkınca meslekler erbabı (meslek sahipleri) temsil edilmek üzere doğrudan doğruya müntehap (seçilmiş) azadan (üyelerden) mürekkeptir (oluşmuştur).
Madde 5- Seçim iki senede bir olur, seçim yapılamazsa bir yıl uzatılır. BMM azasının her biri kendisini intihap eden (seçen) vilâyet ve meslekin ayrıca vekili olmayıp, umum (bütün) milletin vekilidir. …
Madde 10- BMM Reisi bir içtima (toplanma) senesi zarfında (içerisinde) Reistir.
İdare;
Madde 11- İdare, Vilâyet, Kaza ve Nahiye şeklinde teşekkül edecektir…
Vilayet;
Madde 12- Vilâyet, mahalli umurda (yerel işlerde), manevi şahsiyeti (tüzel kişilik) ve tam muhtariyeti (özerkliğe) haizdir (sahiptir). Hâriciye, dâhili siyaset, Adli ve askeri umur (işler), beynelmilel (uluslararası) iktisadi münasebet (ilişkiler) ve Hükümetin umumi tekâlifi (genel vergisi) ile menafii birden fazla vilâyete şamil hususat müstesna (birden fazla vilayetlerin menfaatini içine alan konular hariç) olmak üzere, BMM’ince vazedilecek kavanin (kanunlar) mucibince (icabınca, gereğince) maarif, sıhhiye (sağlık), iktisat (ekonomi), nafıa (bayındırlık işleri) ve muaveneti içtimaiye (sosyal yardım) işlerinin tanzim (düzenlenmesi) ve idaresi Vilâyet Meclislerinin salahiyeti (yetkileri) dâhilindedir.
Madde 13- Vilâyet Meclislerinde meslekler temsil edilecek, iki yıllık olan Meclis sadece 2 ay toplanacaktır.
Madde 14- (Vilâyet Meclisi’ne bir İcra Heyeti (yürütme kurulu, hükümet) bir de Reis seçiliyor.)
Madde 15- Vilâyette BMM’nin vekili ve mümessili (temsilcisi) olmak üzere Vali bulunur. (Vali, devletin genel işleri ile mahalli işlerin birbirinin alanına girmesi halinde müdahale eder.)
Kaza:
(Kaza, vilâyet merkezinin idari ismidir. Yani şimdiki Büyükşehir Belediyelerine bağlı ilçe belediyeleri gibi veya İçel Vilâyetinin merkezi olan Mersin şehri gibi.)
Madde 16- Kaza yalnız idari ve inzibati (güvenlikle ilgili) bir cüz’ü (bölümü, kısmı) olup, manevi şahsiyeti (tüzel kişiliğe) haiz (sahip) değildir. …
Nahiye;
(Şimdiki kaza ile köy arasında bir idari bölüm. Seksenli yıllarda kalktı, yerine belde dediğimiz Belediyelikler geldi. O zaman ise, vilâyet ile köy arasında bir idari bölüm olarak düşünülmüş.)
Madde 17 – Nahiye, hususi (özel) muhtariyeti (özerkliğe) haiz (sahip) bir manevi şahsiyettir (tüzel kişiliktir).
Madde 18 – Bir meclisi, bir idare hayati ve bir müdürü vardır.
Madde 19 – Meclisi, halk tarafından doğrudan doğruya seçilir. .
Madde 20 – İdare Heyeti ve Nahiye Müdürü, Nahiye Meclisi tarafından seçilir.
Madde 21- Nahiye meclisi kazai (yargılama), iktisadi (ekonomi) ve mali salahiyete haizdir (yetkiye sahiptir)…
Umumi Müfettişlik;
(Eyalet anlayışı gibi. 1995)
Madde 23 – Vilâyetler birleşerek Umumi Müfettişlik kıtalarını vücuda getirirler.
(Not; Geçici maddede ilk Meclis amacına ulaşıncaya kadar görevine devam eder diyor. 21.Teşrinievvel. 1336″
İmzalar;
Encümeni Mahsus Reisi (Özel Komisyon Başkanı); İzmir Mebusu Yunus Nadi.
Encümeni Mahsusa Mazbata (tutanak) Muharriri (yazıcısı) Burdur Mebusu İsmail Suphi Soysallı
Kâtip; Karahisarısahip Mebusu Mehmet Şükrü Bey.
Aza (üye): Çorum Mebusu Fuat.
Aza; Saruhan Mebusu İbrahim Süreyya.
Aza Karesi Mebusu Mehmet Vehbi. Sf.416
Hasan Basri Bey (Karesi); “-..milli hudutlardan maksat ne ise zapta geçmek için izahat versinler (açıklama yapsınlar).
İsmail Suphi Bey (Burdur); “… maksat, İstanbul’daki Meclisi Mebusan’ca kabul edilen Şubat 1920 tarihli Misakı Millinin çizdiği hudutlardan…”
Hasan Basri Bey (Karesi); “… emperyalizm ve kapitalizm zulmünden maksat, harici emperyalizm ve kapitalizm midir yoksa dâhili de bunun içinde mündemiç (kapsamında mıdır) midir?”
İsmail Suphi Bey; “Kendimiz emperyalist değiliz ve emperyalistlerin aleti de olamayız. Kapitalizm meselesine gelince; kapitalizmin zulmü nerede cari olursa olsun aleyhindeyiz. (doğru sadaları)
Kanunun giriş beyannamesi aynen kabul edildi. Sf.417
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 99, Celse: 1, – Sf. 422 ile 438 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Bu beyanname ile Rusya’ya bir göz kırpılyor.
Yorum bırakın