14 Kanunuevvel (Aralık) 1337 (1921) tarihinde Hafi İçtima: 128. Celse:1 Hafidir (gizlidir): İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi
Ordunun Durumu Hakkında İstizaha (gensoruya) Devam; Gizli İçtima
(Aşağıdaki notlar TBMM GCZ II – Sf. 488 ile 491 arasından alınmıştır)
Mustafa Durak Bey (Erzurum): “-Efendiler Afyon Harbini unutmayınız. O harpten önce yine hükümet adına bu yüce kürsüden Fevzi Paşa Hazretleri: Ordumuz demir gibi duruyor, biz bekliyoruz, eyvah niçin gelmiyorlar, biz hazırız, kafalarını parçalayacağız, diyordu… Biraz sonra da; Efendiler vaktimiz kalmadı, kaçınız, burada ancak sekiz gün durabileceğiz, dedi. .. Efendiler… elde mevcut hesaplara göre bir ceket, bir pantolon, bir kaput, bir çift potin, olmak üzere bir asker takımını 225 kuruşa alıyorlar. Bizim aşağı-yukarı 150 bin mevcudumuz olsun, .. 150 bin takım elbise 900.000 lira eder. Hâlbuki biz efendiler elli milyon lira vermişiz, asker hala çıplaktır. Yazıktır, günahtır, artık bu milletin verecek ne malı nede canı vardır.”…
Bir Mebus: “-Memleketin zenginleri de vardır.”
Mustafa Durak (Erzurum); “-Zenginleri de yoktur. .. İstanbul’a kaçıyorlar yavaş yavaş. Orada askerlik de yoktur. … efendiler size gayet gizli bir gerçek ifşa edeceğim (açıklayacağım): Bizi ne kadar uyutuyorlar efendiler! Bize silah, cephane lâzım mıdır? ..İlkbaharda İtalyan Hükümetinden 40.000 tüfek ve bin mitralyöz (makineli tüfek) ve yeteri kadar fişenk (mermi) alınmıştır. Şimdilik parasız, belki sonra parası verilecektir. Bunlar Pula limanından trene konulmuş ve Triyeste’ye kadar gelmiştir… İtalya’daki temsilcimiz Cami Bey tarafından bir vapur hazırlanmış ve vapura da bir milyon küsur mark verilmiş cephane vapura konulmuş. O sırada Söke ile Kuşadası arasında bir Yunan uçağı düşmüştü. Bu uçağı almak için memurlarımız uğraştılar, alamadılar. O zaman güney cephesinde bulunan Refet Paşa İtalyanlara bir ültimatom verdi ve dedi ki: “Bu uçağı bize vermezseniz, ben bunu savaş sebebi kabul ederim.” Ve İtalyanlar vapurdaki silah ve cephaneyi boşaltıyorlar. Biz köylüden bir tüfenk almak için adam asmaya kadar yürüdük fakat oradan gelen 40.000 tüfenk, top, vs. bir ültimatom keyfine gitti ve bundan kimsenin haberi de yoktur. Bizi uyutuyorlar. …. Ordudaki yolsuzlukların kontrolü size aittir. (Mustafa Kemal’e diyor). Hükûmet üyeleri bunu son derece de dikkate alsın, memlekette de askeri baskısını kessin, herkes görevini yapsın. .. Dünyada, Kürrei arzda (dünyada) böyle millet yoktur, bu millettir ki bizim zulmümüze tahammül ediyor (dayanıyor).”
Fevzi Paşa savunma yapıyor, Mebusları korkutucu tablo çiziyor.
Hüseyin Avni; “-Paşa’m bu da morfin olmasın?”
Fevzi Paşa (Başbakan ve Savunma Bakanı) “-.. bugün taarruz (saldırı) harbi için cephanemiz ikmal olmamıştır (tamamlanmamıştır). (On yıllık cephanemiz var demişti. Çok önemli şeyler söylüyor;) Her gün ortalama on’u silahlı 106 neferimiz firar etmiştir. (Ordu için gelen 15 bin Selanik fanilasının askere verilmeyip subaylar tarafından satıldığı dedikodusunu soruyorlar. Sf. 496) ..inkılap yapanlar daima müvesvis (vesveseli) oluyorlar ve her gün memlekette ihtilal çıkarıyorlar. .. zanneder misiniz ki elimizdeki toplar, tüfekler hep Rusya’dan gelmiştir. Hayır! Kısmi küllisi bizimdir. Muharebe yapan (savaşan) toplar Osmanlı toplarıdır.“
Hüseyin Avni; “-Bundan sonra bütün gelecek muhaberattan (haberleşmelerden), müzakerattan (görüşmelerden) haberdar etsinler.” (TBMM GCZ II – Sf. 508)
(Meclis Hükümeti sıkıştırıyor. İcrai sorumluluğu eline alıyor. Heyetler oluşturuyor, çok sayıda takrirler var. Komutanlar köşeye sıkışmış vaziyette.)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 15 (3.12.1921 / 5.01.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi İçtima; 128, Celse: 1 Hafidir, – (TBMM GCZ II – Sf. 488 ile 508 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın