Şükrü Kaya, Nâzım Hikmet’e uyarıda bulundu:
“Türkiye büyük bir hızla Mareşal Fevzi Çakmak inisiyatifiyle faşizme doğru kaymaktadır. Ben bütün gücümle bunu önlemeye çalışıyorum. Fakat buna gücüm yetmiyor. Beni devirdikleri anda Türkiye faşizmin kucağına düşecektir. Faşizm geldiği an, benden evvel siz tasfiyeye uğrarsınız. Bu itibarla sosyalistlik-komünistlik propagandasını bırakın.Faşizme karşı mücadelede bana yardımcı olun.” (Abidin Nesimi, Yılların İçinden, 1977, s. 146) Sf. 381
Sonra ne oldu?
İsmet İnönü-Fevzi Çakmak ittifakı, Türkiye’nin tanık olacağı en büyük “senaryolarından” birini hayata geçirdi: “Bir komünist isyan nasıl önlenir” oyunu sahneye kondu.
Nâzım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı, Kemal Tahir, Kerim Korcan, A. Kadir (Abdülkadir Meriçboyu) ve arkadaşları “orduyu ve donanmayı isyana teşvik” suçuyla 29 Ağustos 1938’de hapse atıldılar!
Olayı o kadar büyüttüler ki, “komünistler her an darbe yapabilir” diye duruşmaları Erkin gemisine taşıdılar!
Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (2019); Ve bununla birlikte, mevcut durumdan daha faşist bir yönetim modeli oturtuldu. 15 Temmuz 2016 olayına benzer bir sebep-sonuç ilişkisi vardı.
Yorum bırakın