Akçam’ın tespitine göre, Dr. Sevag Çilingiryan’la birlikte Vahan Kehyayan, Artin Bogosyan, Taniyel Çıbukyaryan ve Onnik Magazacıyan adlı sürgünler de öldürülmüştü. Cinayeti İttihat Terakkinin Çankırı Kâtibi Mesulü olan Cemal Oğuz’un azmettirdiği Kürt Alo Çetesi’nin işlediği anlaşılmıştı. Bu kişiler hakkında soruşturma yapılmış ancak yargılamaya gerek duyulmamıştı. Sf. 250
1918 Mondros Mütarekesi’nden sonra İtilaf Devletleri’nin zorlamasıyla kurulan ve 1919-1921 tarihleri arasında faaliyet gösteren İstanbul Divan-ı Örfi’de yapılan yargılamalar arasında, Cemal Oğuz davası da vardı. 27 Ekim 1919’da, ‘Kâtibi Mesuller Davası’ ile birleştirilen dosyada, Cemal Oğuz’a yöneltilen en büyük suçlama Dr. Çilingiryan ve dört arkadaşının öldürülmesini organize etmekti. Tanıklar olayı doğruladılar. Sf. 251
Cemal Oğuz, 8 Şubat 1920’de “Çilingiryan cinayetini azmettirmek” suçundan beş sene sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı. Cemal Oğuz davayı temyiz etti ve beklenen karar çıktı: Temyiz Mahkemesi’ne göre Cemal Oğuz olay tarihi olan 1915’te yargılandığı için bir daha yargılanamazdı! Dolayısıyla Divan-ı Örfi’de verilen hapis cezası geçersizdi! Sf. 251
Hâlbuki 1915’te bir yargılama yapılmamıştı. Nitekim Talât Paşa’nın “mahrem” kaydıyla Ankara Vilayetine gönderdiği 13 Mayıs 1916 tarihli telgrafta Kürt Alo Çetesi mensuplarının hapisten çıkarılmasını istediği görülüyordu. 1918 yılına ait bir başka telgrafta ise Kürt Alo Çetesi’nin Suriye cephesinde ‘istihdam’ edildiği anlaşılıyordu. Cemal Oğuz 5 Ekim 1920’de İngilizler tarafından Malta’ya götürüldü. 1921 yılının Kasım ayında Kastamonu üzerinden Ankara’ya geldi ve Mustafa Kemal’in ekibine katıldı. Böylece, Dr. Çilingiryan ve arkadaşlarının kanı Cumhuriyetin harcına bulaşmış oldu… Sf. 252 (Taner Akçam, “Dr. Rupen Sevag Çilingiryan Cinayeti”)
Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 250 ile 252 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın